Popülerleşen yeme alışkanlıkları ve küreselleşen besinler

Temsil edilen yemek alışkanlıkları ve küreselleşen besinler iklim değişikliğiyle nasıl ilişkileniyor?
Popülerleşen yeme alışkanlıkları ve küreselleşen besinler

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Yeme alışkanlıklarına ve yemek tercihlerine uzaktan bir bakış atıldığında ve bir ilişkiler bağı olarak ele alındığında, çevresel etkilerimizin ne kadar büyük olduğunu fark etmek zor olmuyor. Oldukça basit algılanan tabaklar bile, durumun iklim kriziyle nasıl bağlantılı olduğunu gösteren birkaç öğeye sahip.

Hayvansal ürünler tüketmek: Örneğin, yumurtası alınan tavuk, beslenmek için yem tüketiyor. Bu yemlerin üretimi, taşınması ve tavuklara verilmesi sürecinde fosil yakıtların tüketilmesi gerekebiliyor. Ek olarak hayvansal ürünlerin üretimi, metan gibi sera gazı emisyonlarına neden olabiliyor. Eh, bunlar da oldukça yüksek karbon ayak izine sahip.

Lojistik: Mesela kullanmayı tercih ettiğimiz yeşil biberler nereden geliyor? Eğer bölgeden değilse taşınması için fosil yakıtlar tüketilmiş olması pek mümkün. Hatta gıda maddelerinin dünyanın bir ucundan diğer ucuna taşınması, karbon ayak izimizi büyük ölçüde artırıyor.

Tarım: Tarım esnasında kullanılan gübre ve sulama yöntemleri, su tüketimini artırabiliyor ve sera gazı emisyonlarına katkıda bulunabiliyor. Aşırı sulama da oldukça tehlikeli.

İllüstrasyon: Visual Generation


Yeme alışkanlıklarını değiştiren bireyin çözümü

Bu adımları dallandırmaya gerek olmadan gıda tercihlerinin iklim krizi üzerindeki etkisini görebiliyoruz. Bu etkiyi azaltacak seçenekler de içerik üreticileri arasında oldukça yaygın temsile sahip.

  1. Vejetaryen veya vegan diyet uygulamak: Hayvansal ürün tüketimini azaltarak veya tamamen bırakarak sera gazı emisyonlarını büyük ölçüde azaltabiliyoruz. 
  2. Yerel ürün tüketimi: Yerel olarak yetiştirilen gıdaları tercih ederek taşıma sırasında oluşan emisyonları azaltabiliyoruz.
  3. Sürdürülebilir tarım: Organik veya sürdürülebilir tarım yöntemleriyle yetiştirilen ürünleri tercih ederek doğal kaynakları koruyabiliyor ve emisyonları azaltabiliyoruz.

Ayrıca doğal olarak konu, gündelik hayat tüketimlerimizle direkt ilişikli olduğu için de, yeme bozukluklarını da kapsayan bir spektrumda türlü temsillere sahip. Yaygın akım medya, aşırı diyet temsillerini vegan beslenmenin sağlıksız oluşu iddiası için kullanırken bireysel çözüm yöntemlerini de bu gözden irdelemek gerekiyor.

Zhanna Samsonova


Aşırı diyet temsilleri 

39 yaşındaki Zhanna Samsonova, çiğ tropik meyve diyetinin faydalarını savunan ve Instagram ve TikTok’ta bu alışkanlığını sık sık paylaşan, Zhanna D’Art olarak tanınan bir influencer’dı. Altı yıldır su içmediğini, sadece meyve ve sebze suları tükettiğini ifade ediyordu. Ancak aşırı diyeti, zamanla sağlığına zarar vermeye başladı ve 21 Temmuz 2023’te Malezya’da hayatını kaybetti. 

Resmî ölüm sebebi hâlâ açıklanmasa da arkadaşları onun malnütrisyondan öldüğüne inanıyor. Bir arkadaşı, Samsonova’nın Sri Lanka’da seyahat ederken sağlık durumunun kötüleşmeye başladığını, ancak tıbbi yardım almayı reddettiğini de söylüyor. Samsonova’nın ölüm haberinin ardından, sosyal medya kullanıcıları arasında aşırı diyetinin bir yeme bozukluğu olduğu tartışmaları da tekrar konuşulmaya başlandı.

Sistemin ötesine geçen temsiller: Öte yandan, yine toplum tarafından aşırı sıfatı kullanılarak irdelenebilecek başka bir diyet temsili de Beslenme devrimi: Sömürgeleştirilmemiş bir mutfak başlıklı yazıda incelediğimiz gastronomi antropoloğu Claudia Serrato’ya ait. Araştırmacı, göçmen dedesinin yerli bir diyetten daha “modern” bir Amerikan diyetine geçtiğinde kalp sorunları ve diğer gıdalarla ilgili hastalıklardan muzdarip olduğunu görmüş; böylece yeme alışkanlıklarındaki sömürgeci zihniyeti sorgulamaya ve onları bağımsızlaştırmanın yollarını aramaya başlamış.

Bir süper gıda olarak kinoa


İklim değişikliğiyle paralel sonuçlar: Dengesiz gıda ve tarım politikaları 

Bütün bu temsillerin beslenme alışkanlıkları ötesinde sunduğu durum, sosyal bilimler bağlamında bir başka disiplinle daha birleşiyor: iklim çalışmaları. Bu noktada küreselleşen besinlerden biri olan kinoayı mercek altına alabiliriz. Besinin çağdaş yeme alışkanlıklarındaki rolünü göz önüne alınca bu mantığı incelemek kolaylaşıyor.

Tarihsel süreç: Kinoa, küreselleşmenin eşlikçisi olarak, dayanıklılığı ve besleyiciliği sayesinde Birleşmiş Milletler tarafından iklim zorlukları karşısında bir süper kahraman olarak lanse edilmesiyle ivme kazanıyor. Yıllarca Güney Amerika’nın besin savaşçısı olarak görev yapan kinoa, 1970’lerde bir grup seçkin vejetaryenin himayesinde Batı’ya sıçramış. 

Popülerliğin sonuçları: 2013’te kinoa talebinde adeta bir sıçrama yaşanıyor. Bu patlama, NASA’nın kinoayı uzaydaki astronotların diyetine dâhil etme çabalarıyla balıyor. Ancak asıl momentum, Birleşmiş Milletler’in 2013’ü "Uluslararası Kinoa Yılı" olarak ilan etmesiyle geliyor. Kinoaya olan global talebin patlaması, yerel Peru pazarında fiyatların roketleşmesiyle sonuçlanıyor. Birçok Perulu, bir zamanlar mutfaklarının anahtarı olan bu tahıla erişememeye başlıyor; yüksek fiyatlara rağmen, Peru’da kinoa üretimi katlanıyor. Ancak, yerel alım gücündeki artışla birlikte, tüketim alışkanlıklarındaki değişim de dikkat çekici hâle geliyor. Küresel talebi karşılamak için, çiftçiler bazı kinoa çeşitlerini terk ederken aşırı ekin nedeniyle toprak fakirleşiyor ve çölleşme belirtileri gösteriyor.

Sonuç olarak, kinoanın küreselleşme serüveni, durumun bir toplumun ekosistemi, ekonomisi, diyeti ve biyoçeşitliliği üzerinde nasıl dalgalar yaratabileceğine dair bir vaka çalışması sunuyor. Bu, dolaylı bir şekilde, sosyal medya etkisiyle temsile sahip diyet tercihlerinin arkasındaki mantığa da denk düşüyor—tüketebileceğimizi biliyor olmak, her zaman bunun arkasından gitmek için yeterli bir sebep olmayabilir. Küçük beslenme kararlarımız bir şekilde yalnızca kendimize değil, ekosisteme de bu şekilde etki edebiliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🍍 Popülerleşen yeme alışkanlıkları ve küreselleşen besinler

Temsil edilen yemek alışkanlıkları ve küreselleşen besinler iklim değişikliğiyle nasıl ilişkileniyor?

18 Ağu 2023

Yeme alışkanlıkları, yemek tercihleri ve iklim değişikliği

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Pelin Cengiz

·

12 Tem 2026

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?
AngstAngst

HİKAYE

İlk şakayı kim yapar?

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Sinem Dönmez

·

10 Tem 2026

İlk şakayı kim yapar?
AngstAngst

HİKAYE

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Metin V. Bayrak

·

05 Tem 2026

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?
AngstAngst

HİKAYE

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Cem Arıdağ

·

03 Tem 2026

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?
AngstAngst

HİKAYE

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?

Deniz Aytekin

·

03 Tem 2026

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?