Powell ve Yellen’ın mesajları


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
ABD Merkez Bankası (Fed) başkanı Jerome Powell, bankacılık sektöründe yaşanan gelişmelerin kredi koşullarında sıkılaşma yarattığını bir kez daha ifade ederek, bu gelişme sebebiyle politika faizinin gerektiği kadar yükseltilmesinin gerekmeyebileceğini söyledi. Verdiği mesajda, %2’lik uzun vadeli enflasyon hedefine sadakatlerini bir kez daha teyit eden başkan, bankaların içinden geçtiği dönemin yarattığı sıkılaştırıcı etkinin boyutunu ise henüz tam olarak ölçemediklerini söyledi. Powell’ın mesajları, 3 Mayıs tarihli faiz kararı sonrası verdiği mesajlarla paralellik arz ediyor.
ABD Hazine Bakanı ve Fed eski başkanı Janet Yellen ise, bankaların üst düzey yöneticileri ile bir araya geldiği toplantıda borçlanma limitinin artırılması sürecinin bir an önce tamamlanması gerektiğini, aksi halde ise bir felaketle karşı karşıya kalınabileceğini söyledi. Bakan ayrıca, bankacılık sektöründeki gelişmeleri de yakından izlemeye devam ettiklerini belirtti.
Avrupa Yakası
ABD menşeili bankacılık krizinin Avrupa’ya bulaşmaması adına çalışmaya yürüten Avrupa Merkez Bankası’nın bankaların likidite rezervlerinin incelenmesi sürecine hız vereceği haberleştirdi. Önceki süreçte sermaye yeterliliğini odağına alan kurumun denetim kapsamını likidite boyutuna taşıması, bir süredir gündemde olan daha sıkı regülasyonlar ve kredi sağlama koşullarında yeni kural setlerinin devreye alınması sürecinin ilk adımı olabilir.
Financial Times, Avrupa Birliği üye ülkelerinin yüksek seyreden manşet ve gıda enflasyonunu kontrol altına alabilmek adına gıdada tavan fiyat uygulamasını gündeme aldıklarını haberleştirdi. Bu çaba ile gıda enflasyonunun kontrol altına alınması adına daha ülkeler bazında atılan KDV oranı düzenlemesi ya da market zincirleri ile anlaşma gibi uygulamaların daha geniş çapta ve tek elden yönetilmesi hedefleniyor.
Japonya’nın ev sahibi olduğu G7 2023 zirvesi Hiroşima’da yapıldı. Üç gün süren zirveye Avrupa Birliği, Endonezya, Hindistan, Güney Kore, Avustralya ve Vietnam da davetli olarak katıldı. Zirve sonunda yayımlanan bildiride odak küresel gıda güvenliği olurken, gıda arzında sürdürülebilir bir akışın korunmasının hem kıtlık ihtimali hem de fiyatlar genel seviyesi üzerindeki olası etkileri vurgulandı. Tahıl Koridoru uygulamasının sorunsuz bir şekilde işlemesinin öneminin de ifade edildiği metinde gıda arzındaki olası dalgalanmaların önüne geçilebilmesi adına tüm ilişkili taraflara çağrıda bulunuldu. Zirvede ayrıca Rusya’ya yönelik yaptırım paketlerindeki boşlukların doldurulması yönünde çalışmalar yapılacağı da ifade ediliyor. Bu da halihazırda yürürlükte olan sete yeni ilavelerin geleceğinin habercisi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta yurt içinde gözler Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turuna ve yılın beşinci para politikası kurulu toplantısında olacak.
22 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?

ABD’nin kripto piyasasını baştan aşağı düzenlemeyi amaçlayan Clarity Act yasa tasarısı, geçtiğimiz günlerde Senato’da kritik eşiği aşamadı. Ancak, tasarının başarısızlığı sadece kripto sektörünün düzenleme beklentisini değil, Washington’daki güç dengelerini, bankaların stablecoin endişelerini ve Trump ailesinin kripto yatırımları etrafındaki etik tartışmayı da görünür hale getirdi



