Pyongyang: Nükleer roketler ve kiraz ağaçları

Uzaklardaki bir otoriter rejimin yankısı, 5 dakika 46 saniyelik bir şarkıyla değişiyor.
Pyongyang: Nükleer roketler ve kiraz ağaçları

25 Haziran - Jam Session - Duende
The Irish Spirit ile birlikte

Müziğin tadını Jam Session ile çıkar Saat kaç olursa olsun gözlerimizi kapatıp ruhumuzu dinlediğimiz, sahne ışıklarıyla gözümüzü açtığımız günlere kim ne derse desin çok az kaldı. Özlediğimiz konser deneyimini bir süre daha evimizde yaşamaya devam ederken Jam Session ile ruhunu dinlemeye var mısın? İrlanda ruhunu İstanbul’un en güzel sahnelerine taşıyan ve şehrin iki yakasını alternatif sahnenin öne çıkan isimleriyle bir araya getiren Jam Session konserleri; #RuhunuDinle mottosuyla The Irish Spirit YouTube kanalında izleyicisini beklerken programda kimler yer almıştı yakından bakalım. Jam Session ile sen neredeysen eğlence orada Açılış konserini Salon IKSV’de Büyük Ev Ablukada’nın yaptığı Jam Session 2021 performanslarını; Blok Mekan’da ayrı ayrı gerçekleştirdikleri performanslarla Nilipek ve Lara di Lara Dağ Kulübesini sesiyle şenlendiren Can Güngör Bina’da art arda hayat verdikleri performanslarıyla Barış Demirel ft. Da Poet ve Nova Norda, Sedef Sebüktekin, Birkan Nasuhoğlu ve Canozan'dan oluşan Evde Ekibi Arka Oda’nın enerjisini yükselten performansıyla İnsanlar Kulp’u elektronik müzikle buluşturan performanslarıyla KeuS Ve son olarak program kapanışını da Salon IKSV’ de gerçekleştirdikleri performanslarıyla Lalalar takip etti. Dahası : Efe Tunçer'in Tolga Karaçelik'le ve Evde Ekibi'yle gerçekleştirdiği iki sürpriz söyleşi, Jam Session 2021 programını daha da zengin hâle getirdi. Bu muhteşem performansların kayıtlarına ulaşmak için The Irish Spirit YouTube kanalına göz atabilir; Jam Session’ın gelecek programlarından haberdar olmak için Instagram hesabını takip edebilirsiniz. Sinemaseverlerin ruhunu doyuran Jam Session özel film seçkisine ise MUBI platformu üzerinden ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Şarkıların bizi alıp bir yerlere götürmesine, dünyanın başka şehirlerine portallar açmasına alışkınız. Kaliforniya güneşinin, Londra yağmurunun, Berlin’in çok kültürlü sokaklarının kokusunu taşıyor aklımızdaki şarkılar. Bu hafta ne şarkılarda duymaya alışık olduğumuz ne de çoğumuzun seyahat hayallerini süsleyen bir şehre uğruyoruz; Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’dayız. Rehberimiz Britanya ile özdeşleşmiş isimlerden Blur.

Pandemi sebepli kısıtlamalardan önce de batıdan çok az turistin uğradığı (yılda 3.000 - 6.000 kişi), şehir içinde hareket etmenin katı kurallara tabi olduğu Pyongyang’da yerel halkla konuşurken dikkatli olmak gerek çünkü ülkenin liderleri, bayrağı ya da propaganda afişlerine dair yapılan olumsuz yorumların sonu, huzuru bozma suçlamasıyla hapse girmeye kadar gidebiliyor. Öyle ki ABD 2017’de ABD pasaportlarının Kuzey Kore’ye yapılacak seyahatlerde kullanılmasını (özel izinler hariç) yasakladı.

Blur’ün 2015’te yayımlanan ve dinleyicilerinin 12 yıllık bekleyişini sonlandıran The Magic Whip albümünün melankolik parçalarından Pyongyang, Damon Albarn’ın 2013 yılında şehre yaptığı bir geziyi belgeliyor. Albarn, Wonder.land müzikali üzerinde çalışırken ziyaret ettiği Pyongyang’ı bir tavşan deliğine benzetiyor; “Herkesin bir büyü altında yaşadığı, büyülü bir krallık gibi. Gittiğiniz her yerde Kim ailesinin varlığını hissediyorsunuz. Heykeller, anıtsal binalar her yerde. Bazen boş bir caddeden hızla geçtiğini gördüğünüz, camları karartılmış Range Rover’lar varlıklarının kanıtı oluyor. Bunun dışında, Kuzey Kore bu çılgın büyünün etkisi altında yaşayan normal insanlardan oluşuyor. Oradayken size ülkeye dair tek bir imaj sunulduğunun ve görmenize izin verilmeyen her caddede bir sürü hikâye olduğunun farkında olsanız da benim temas ettiğim insanlar çok içtendi.”

Bir karaoke mekânında Song 2 ve Anarchy In The UK şarkılarına rastlamanın şaşkınlığını yaşayan Albarn’ın anlatısı, “Penceremden, tutulduğum adaya bakıyorum,” cümlesiyle başlıyor. Pyongyang’a giden turistlerin büyük kısmı, Taedong Nehri’ndeki Yanggak Adası’nda bulunan Yanggakdo Oteli’nde kalıyor. Hatta turistlerin sadece bu otelde kalmasına izin verildiğine dair yanlış bir bilgi de internette sıkça karşınıza çıkıyor. Şehirden ayrılmak üzere olan birinin Pyongyang’a dair hatıralarını anlatan şarkı, bizi şehrin kusursuz, geniş, temiz caddelerine çağırıyor. Kuzey Kore’nin kurucusu Kim Il Sung ve oğlu Kim Jong Il’in mezarlarının bulunduğu mozole, şarkıda önemli yer tutuyor. “Büyük liderleri yıkayan pembe ışık” solmaya başladığında, Pyongyang karanlık gece hâline bürünüyor. Bu karanlık içindeki tek ışık, “Gece boyunca izlenen, kırmızı parıltısıyla cam bir tabut”, yani Kim Il Sung’un mozoledeki mezarı. 

Gümüş renkli nükleer roketlerle kiraz ağaçlarının görüntüsü birbirini kovalarken Damon Albarn ve Graham Coxon’ın vokalleri birbiri içinde eriyor. Keşfedilememiş ama varlığına dair ipuçları yakalanmış bir canlılığa veda etmenin hüznüyle Albarn’ın müziğin içinde kaybolan sesi, gerçekliğin masallardan ibaret olduğunu ilan ediyor. Sürekli değişen gündemde arada bir belirip kaybolan, uzaklardaki bir otoriter rejimin yankısı, 5 dakika 46 saniyelik bir şarkıyla değişiyor. Bilinmeyen bir şehre açılan kapıdan pembe bir ışık sızıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

X, Y, Z, gelecek

İçindekiler: Pyongyang'ın nükleer roketleri ve kiraz ağaçları, Hadas Ben Aroya'nın iki kuşak arası tahlilleri, Batu Bozoğlu'nun gelecek fısıltıları, Melike Şahin'in "Dönsün Dursun"ları.

25 Haz 2021

The Irish Spirit ile birlikte
All Eyes Off Me, 2021, Meidan Arama

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

17 Tem 2026

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Aslı Perker

·

17 Tem 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar
DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi