Rotterdam Film Festivali’nde Türkiye yapımları: The Things You Kill ve O Da Bir Şey mi?

Bu yıl 54’üncüsü düzenlenen Uluslararası Rotterdam Film Festivali geçen hafta Hollanda asıllı yönetmen Michiel ten Horn’un Fabula filmiyle açılışını yaptı. Rotterdam, ilk uzun metrajlarına imza atan sinemacılar için adeta bir sıçrama tahtası olmasıyla bilinen ana seçkisi Tiger Competition’ın yanı sıra multimedya, VR ve expanded cinema (genişletilmiş sinema) kapsamındaki işlere alan açmasıyla da rağbet gören bir festival.
Geçen yıl Berlinale’nin artistik direktörünün değişmesinin ve Encounters seçkisinin kaldırılarak yerine yalnızca ilk uzun metrajların yarıştığı Perspectives bölümünün getirilmesinin, programına baktığımızda Rotterdam açısından olumlu bir etkisi olduğunu söylemek mümkün. Bu yıl Lois Patiño, Courtney Stephens, Alex Ross Perry, Sharunas Bartas gibi başarılı sinemacıların yeni filmlerini ağırlayan festivalde Türkiye yapımı filmler de büyük beğeni topladı.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Rotterdam Film Festivali’nde gösterilen Türkiye yapımlarını izledik, "Somebody Somewhere" sayesinde insan ilişkileri üzerine düşündük.
07 Şub 2025

YAZARLAR

Öykü Sofuoğlu
Sinema eleştirmeni ve çevirmen. Sinema çalışmaları alanında Paris VIII - Vincennes - Saint-Denis yüksek lisans yaptı. Berlinale Talents ve Locarno Critics Academy gibi uluslararası eleştirmenlik programlarına seçildi. Yazıları ve söyleşileri Altyazı Sinema Dergisi, Variety, MUBI Notebook, Screen Slate, Senses of Cinema ve Swissinfo.ch gibi mecralarda yayınlandı.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
Uluslararası Rotterdam Film Festivali
Hollanda
Michiel Ten Horn
Fabula
Tiger Comp
Tion
Berlinale
Lois Patiño
Courtney Stephens
Alex Ro Perry
Sharunas Bartas
Türkiye
Sundance
Öldürdüğün Şeyler
Ali Asgari
Terrestrial Verses
İran
Alireza Khatami
Ekin Koç
Erkan Koçak Köstendil
Hazar Ergüçlü
Rotterdam
Rotterdam Film Festivali
OKUMAYA DEVAM EDİN
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.




