Sable, Fable: Bon Iver karanlık ve soğuk kulübesinden çıktı

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Justin Vernon yani Bon Iver, indie müziğin günümüzdeki en büyük yıldızlarından. Kanye West ve Eminem’in albümlerinde vokaliyle yer aldı, daha sonra Taylor Swift ile düet yaptı ve sanatçının satış rekorları kıran turnesinde bu şarkıya binlerce kişi eşlik etti. Geçen yılın yükselen yıldızı Charli xcx’in remiks albümünde de yer aldı. Jimmy Fallon’a konuk olacak ve gençliğin yıldızları ile düetler yapacak kadar ünlü fakat yüzünü çok da göstermediğinden kalabalığın içinde kaybolacak kadar da görünmez biriydi.
Ta ki yeni albümü Sable, Fable’a kadar...

Justin Vernon, 2019’da i,i albümünü yayımlamış sonrasında Bon Iver olarak uzun bir sessizliğe gömülmüştü. Geçen sonbaharda ise sürpriz bir şekilde Sable adlı EP’yi çıkardı. Vernon, bu EP'deki üç şarkıda 2007 tarihli efsane ilk albümü For Emma, Forever Ago’nun sound’una geri dönmüş. Dinleyiciler olarak biz de 17 yıl önce ilk albümünü yazıp kaydettiği Wisconsin’deki soğuk ve karanlık kulübeye döneceğimizi düşünmüştük ancak Sable, Fable yayımlandığında işlerin hiç de böyle olmadığı anlaşıldı.
- Çalışmanın Fable kısmında Bon Iver o kulübeden çıkıyor ve neşeyle toprağa ayak basıyor. Albüm başlığındaki virgülün ardından umut, sevgi ve şifa dolu Justin Vernon ile karşılaşıyoruz.
Ben de albümü beklerken Justin Vernon’ın böylesine karanlık bir dünyada bizi daha da üzeceğini hayal etmiştim ama yanılmışım. Things Behind Things Behind Things şarkısında “Bu hissin yok olmasını isterdim, çünkü bu durumdan hoşlanmıyorum” derken üzgün olmaktan bıktığını, artık karanlık şarkılar yapan Bon Iver’den kurtulmak istediğini aslında açık bir şekilde dile getiriyor. Kim bilir belki de ya artık müzik yapmayacaktı ya da müziğindeki kara bulutları dağıtacaktı.
O kırılgan adamdan vazgeçme kıvılcımını 2023’teki son turnesi sırasında New Yorker’a verdiği röportajda şöyle açıklıyordu:
"Duluth’taydım ve ailem de oradaydı. Herkesle birlikte olmaktan çok mutluydum ama her şeyin ağırlığı altında gerçekten acı çekiyordum. Zor bir ay geçiriyordum. 715 CRΣΣKS’i çaldığım sırada kaygı ve üzüntü içerisindeydim. Grup arkadaşlarımla göz göze geldim. Boğazım düğümlendi ve bir anda ağlamaya başladım. Kendimi güvende hissetmiyordum, sanki olduğum yer birinin bulunması için uygun bir yer değildi. Kalabalık çılgına dönmüş, alkışlıyordu. ‘Bunu istiyorlar’ diye düşünüyordum. Sanki tam olarak görmeye geldikleri şeyi onlara veriyordum. Gösterinin geri kalanını zar zor bitirdim."
Sanatçı, Eylül 2023’te tüm konser ekipmanlarını sattı veya bağışladı:
“Bunu yapmazsam, yanlışlıkla tekrar bu yola çekilebileceğimden neredeyse korkuyordum.”
Sigarayı bırakma programlarına katıldı ve yıllardır sanatının merkezine koyduğu acıdan kurtulmak için iyileşmeye karar verdi.
Mutlu olduğumu göstermekten korkmuyorum
“İyileşmek acı çekmekten daha mı zor?” ya da “Bon Iver mutlu olsaydı nasıl olurdu?” sorularının cevabını 12 şarkılık Sable, Fable’ın müziğinde ve sözlerinde buluyoruz.
Short Story parçası bizi karanlıktan çıkarıp albümün Fable bölümündeki Everything Is Peaceful Love’ın ışığına taşıyor. Yardımcı yapımcı Jim-E Stack’in bu kısımdaki rolü çok büyük; sound olarak indie’yi temel alsa da neşeli gospel, funk, pop ve soul türünde bir müzik dinlememizi sağlıyor. Hatta sözler ve müzikte oldukça seksi bir Justin Vernon bile işitiyoruz. Şöyle bahsediyor şarkılarından:
"Everything Is Peaceful Love’da bunalmış bir adamın portresi var. Walk Home’da bastırılamaz arzuları anlatan bir tablo görüyorsunuz. Şarkılarımda her zaman seks ve bu tür imgeler olmuştur ama bu sefer, kıyafetlerini hızlı bir şekilde çıkarıp yatağa sevgilisiyle girmeyi isteyen bir adamın arzusu var. Artık kaçamak yanıtlar vermek yerine tamamen gerçekçi davranıyorum."
Bu gölgelerle dolu bir albüm değil. Vernon, hayatı kutluyor ve dediği gibi çok da net! Haim grubu üyelerinden Danielle Haim ile düet yaptığı If Only I Could Wait, çalışmanın zamansız eserlerinden. İkilinin seslerinin ahengi müthiş. Bu şarkı biraz da sanatçının i,i dönemini anımsatıyor.

Justin Vernon, 'Sable, Fable’da geçmişteki melankolik kimliğinden sıyrılarak aşık oluyor ve yeniden doğuyor. Görsellerde kullandığı akıntıya karşı yüzmesiyle bilinen somon balığı da bunun bir simgesi.
Peki, bazı dinleyicilerin bu değişimden hiç hoşlanmayacak olması Justin Vernon’ı korkutuyor mu?
"Sable kısmı hâlâ üzgün kalmak isteyenler içindi. Bu beni korkutmuyor. Sonuçta günümüzde her şey barışçıl ve sevgi dolu değil. Bu albümü kendim için yapmam gerektiğini biliyordum. Bunun bir dikkat dağıtma çabası gibi hissettirmesinden ya da dünyadaki sorunları görmezden gelip kendimi pazarlıyormuşum gibi algılanmasını da hiç istemiyorum ama bu tür bir sanatı dünyaya sunmak için kendime izin veriyorum çünkü bu şarkılar sevgiyle ilgili. Çünkü biz de bu hayatta, içgüdülerimizle yaşayan hayvanlarız."
Boğazına basan bottan kurtuldu
Bon Iver’ın eski albümlerini dinlerken yalnız olmadığımı hissetmiş, dünyada benim gibi üzülebilen insanların varlığına tanık olmuştum. Hayatımın fon müziği gibiydi o şarkılar. Belki de Justin Vernon gibi, dinleyicilerinin de artık o hüzünden kopması gerekli. Bu 12 şarkı da zaten elimizden alınmaya çalışan neşeyi sahiplenmeyi ve artık ona sırtımızı dönmememiz gerektiğini öğütlüyor. Yıllarca kaygı bozukluğu ile savaşan sanatçı, New York Times’a şunları söylüyor:
"10 yıl boyunca sabah uyanmadan önce başlayıp gece uyuyana dek, sanki biri göğsüme çizmeyle bastırıyormuş gibi hissettim ama artık bunlar geride kaldı. Birçok açıdan en kişisel albümümü yaptım ve bir bakıma bunun yeni bir zamanın, yeni bir dönemin göstergesi olduğunu hissediyorum."
Justin Vernon hayatında ilk kez bu kadar fazla röportaj veriyor, televizyona çıkıyor. Büyük şehirlerin reklam panolarına yüzünü gösterdiği albüm tanıtım posterlerini astırıyor. Tema rengi somonun kendisini nasıl mutluluğu hissettirdiğinden bahsediyor. Dünyanın dört bir yanındaki şirketler ile işbirlikleri yapıyor. Avustralya’daki craft biracıda albümün birasının, Japonya’daki kahvecide kahvesinin, ABD’deki bir restoranda sandviçinin satın alınmasını sağlıyor.
Dünyadaki çoğu indie grubu 2007’den beri Bon Iver’ı kopyalamaya çalışırken Justin Vernon ise artık bambaşka bir boyutta seyrediyor, kalabalıkların içindeki herhangi biri olmaktan çıkıyor. Şu günlerde mutlu olmaya ihtiyacınız varsa Sable, Fable belki size de ışık olur.
- Not: Turnenin Viyana konserini izleyip yazdığım eleştiri yazısını buradan okuyabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bon Iver'in sevenlerinin karşısına umut, sevgi ve şifa dolu bir biçimde çıktığı yeni albümü "Sable, Fable". Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın yedi günlük Birleşik Krallık turnesinden izlenimler.
14 Nis 2025

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026




