Salon'uma hoş geldin: Deniz Kuzuoğlu

Keşif Sahnesi’nde kendini "keşif sahnesi" olarak kodlayan bir mekânın direktörünü konuk etmek elbette heyecan verici.
Salon'uma hoş geldin: Deniz Kuzuoğlu

26 Eylül - pet11 - Duende
pet11 ile birlikte

Hayvan dostlarımıza özel festival: pet11 Fest x KüçükÇiftlik Bark

Öncü şirketler, hayvan dostlarımızı unutmayan projelere imza atarak sektörlerinde fark yaratıyor. Nedir? E-ticaret sektöründe hayvan haklarını gözeten bir yaklaşımla alışverişten daha fazlasını sunmayı hedefleyen n11.com ; hayvanlar için…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Hafızadaki ilk sesler: Aslında Bozcaada’dayız ama Deniz’in kulağında asılı kalan ilk sesi öğrenmek için aynı anda Ankara’dayız. “Özel televizyonların kurulduğu zamanlar, 6-7 yaşındayım. Kanalların jingle’larını hatırlıyorum. Interstar’ınki özellikle çok net aklımda.” Deniz sadece bu tanıtım müziklerini değil, o dönem yaşadığı araba tutmalarını ailesinin dinlediklerine bağladığını da anımsadı. Ailesi Deniz’in taviz vermediği müzikal beğenisiyle baş edemediği için çareyi ona bir walkman almakta buldu. İlk kasetlerinden biri de kendisinden dört yaş büyük abisiyle defalarca dinleyip çokça eğlendiği Bart Simpson’ın hip hop yaptığı The Simpsons Sing the Blues albümü oldu. Deniz hâlâ bu kasetin peşinde. Gören, duyan varsa ona haber versin. 

Deniz'in Radiohead sweatshirt'ü


Her şeyin başlangıcı Radiohead: Biz devam edelim. Deniz de saatlerce tek başına oyun oynayanlardan. Hemen salonda bol geometrik şekilleri bulunan halının üstünde kurduğum hayal dünyaları aklıma geldi. Deniz 11-12 yaşlarına, İngilizceyi öğrenip kartonetleri ezberlediği döneme geçince hemen bugüne geri döndüm. Radiohead’le müziğin janrlar ötesinde algı oluşturduğunu öğrendim. “Çünkü bambaşka bir müzikti,” dedikten sonra ikinci sıraya da Blur ve Oasis arasındaki kapışmadan geriye kalanları ekledi. Her fırsatta bir köşeye çekilerek walkman’inden müzik dinleyen bir Deniz canlandı gözümde. Bozmadım, bıraktım onu öyle.

David Bowie, Glastonbury 2000


Seçimler silsilesi: ODTÜ ve Bilkent arasında mekik dokuyarak ve arada bir de üniversitesi Hacettepe’ye uğrayarak onlu yaşlarını uğurlayan Deniz, YouTube hayatına girer girmez sabahlara kadar Glastonbury videoları izlediğini fark edince müzikle ilgili bir iş yapmak istediğini anladı. Radyo Hacettepe’de kısa bir deneme yapsa da ilk fırsatta İstanbul’a gitti. İlk durağı CNN Türk’ün arşiv bölümü oldu. Kısa süre sonra bir yolunu bulup Dream TV’de Gamze Elgin’in yanına geçti. Üç aylık başlayan stajı, altı ay sürdü. Geride bıraktığı olumlu izler, önce Pozitif’te Orçun Ejder’in yanında prodüksiyon asistanı olarak ardından Elif Cemal’in — neredeyse bütün festivallerin ve Babylon’un programlamasını yapan kişinin — yanında hayalini kurduğu mesleği öğrenmesini sağladı. 2013 yılının Temmuz ayında, Salon açıldıktan üç yıl sonra da Bengi Ünsal’la yol arkadaşı oldu. O Birleşik Krallık’a gittikten sonra Salon’da eş direktörlük görevini üstlendi — şimdiyse Salon’un tek direktörü. Kimine göre tüm bunlar sadece birer kariyer basamağı. Bana göre bir hayalle başlayan ve tutkuyla beslenerek ilerleyen seçimler silsilesi. Bugünden geçmişe uzanıp “Bunca değerli ismin sana bıraktığı ortak miras neydi?” sorusunu yanıtlamasını istedim. Cevabı “Hepsi etik değerlere çok bağlı insanlardı ve her şeyin yazılı takibini yaparlardı,” oldu.

Evde olma hâli: Her ne kadar şu sıralar ben dâhil İstanbul’da yaşayanların çoğu “Ya ev sahibim arar da bir bahaneyle evden çıkmamı isterse ne yaparım?” derdine düşse de pandeminin evle kurduğumuz ilişkide milat olduğu bir gerçek. “Son 12 yıldır evimi yatmak için, bir otel gibi kullanıyordum,” diye başladı söze, sonra maruz kaldığı seslerden dem vurdu: “Pandemide birbirimize moral verelim diye komşuların da duyabileceği şekilde müziği yüksek sesle açma alışkanlığı başladı. Müziği seçmeyi bilen açsın.” Bu cümleden sonra iyice emin oldum. Kimse Deniz’e istemediği müziği dinletemez. Onun istediği müziğiyse şimdiye kadar başta İstanbullular olmak üzere binlerce kişi Salon’a gelip dinledi. Gülümseten bir ironi.

Trent Reznor, Nine Inch Nails 


Otobüs gürültüsü: "Başka neler oldu pandemide?" diye sordum. Onlu yaşlarında çokça dinlediği gruplara geri döndüğünü, yemek yapmaya başladığını ve kitap okuma alışkanlığını geri kazandığını öğrendim. Çevrim içi dinleme platformlarının dinleme alışkanlığı üzerine yarattığı etkiyi konuşurken konu birden Nine Inch Nails’e geldi: “Nine Inch Nails benim için çok enteresan ve çok önemli bir grup. Trent Reznor otobüs gürültüsü kaydetse dinlerim.” Ben de Warren Ellis ne kaydetse dinlerim. Şakası yok bunun.

Khruangbin, 2016 Salon konser afişi


Kimler geldi, kimler geçti?: Keşif Sahnesi’nde kendini "keşif sahnesi" olarak kodlayan bir mekânın direktörünü konuk etmek elbette heyecan verici. 450 kişilik bir mekânın 11 yıllık arşivinde pek çok unutulmaz konser var. Biz sadece 2012 yılındaki Ólafur Arnalds, Nils Frahm ve AWVFTS’li efsane Erased Tapes gecesini, 2016’daki ilk Khruangbin konserini andık ama daha nicesi geçti Salon’dan. Üstelik sadece geçip gitmedi — birçoğu konser sonrası da kaldı. Ya imza dağıtıp lisanslı ürünlerini sattı ya da Salon’un arkasında uzun uzun muhabbete daldı. Deniz’i en çok şaşırtansa Mark Lanegan oldu: “Mark Lanegan suratsızı bile Salon'da konser sonrası oturdu ve bir buçuk saat boyunca imza dağıttı. Kendisinin müziğini çok seviyorum ama kabul edelim ki huysuz ve suratsız biridir.” Boşuna demiyorum “Ev sıcaklığında konser mekânı,” diye.

Salon'un arkası, Hoşcan Çıkmazı Sokağı


Salon’da buluşalım: Salon’un güncelini sormadan Hoşcan Çıkmazı Sokağı'nı terk etmek istemedim. “Belirsizlik devam ediyor,” diye söze başlasa da 2022 bahar aylarında yabancı gruplarla konserlere başlamayı umduğunu söyledi. Ayrıca Gezgin Salon’u festivale dönüştürme fikrinin olduğunu, bunun için yapılan programlamayı tuttuğunu belirtti. Tam sezonun da 2022 Eylül’de başlayacağını düşündüğünü de not düştü. Ben de bir ekleme yapayım. Gezgin Salon, 20 Kasım Cumartesi akşamı Balthazar’ı konuk edecek. Yerinde yurdunda olmasa da Salon’lu günlere selam göndermek isteyenlere duyurulur.

Anahtar: Sohbeti sonlandırmadan “Bir keşif rotası çıkarsan hangi gruplara uğramamız gerekir?” diye sordum. Tabii ki cevabı hazırdı. Önce bir süredir dilinden düşmeyen Black Country, New Road’u söyledi. Ayrından da Dry Cleaning’e muhakkak şans vermemi istedi. Bu yıl çıkan ilk albümleri New Long Leg’i çokça övdü. Unutmayın, Deniz bir grubu övüyorsa ve keşfetmemizi istiyorsa onları kısa zaman içinde Salon’da görme ihtimalimiz yüksek demektir. Sen önden tanış, sonra da Salon’da samimileşirsin.

Deniz'in David Bowie broşu


Bis: David Bowie'yle açılan konuşma, yine onunla sonlandı. Kocaman bir parantez gibi Bowie. İstediğin yerde aç, dilediğin zaman kapat. İster zihninde döndür ister bir albümünde kaybol, istersen de Deniz gibi broşunu tak yanında, yakanda taşı. Ne de olsa seçim bana, sana ve ona ait.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

Keşif Sahnesi #4: Deniz Kuzuoğlu

Hafızadaki ilk müzikli anı, her şeyin başlangıcı Radiohead, Ankara'dan İstanbul'a taşınan hayaller ve tabii ki Salon.

26 Eyl 2021

pet11 ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

Burcu Dimili

·

26 Eki 2026

Ramize Erer'in 'Séparation' sergisi Paris'te: 44 numaralı odada ayrılık
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Kitapların izinde Almanya’da misafirlikten söz sahipliğine: Neresi sıla bize, neresi gurbet?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

Soner Can

·

26 Eki 2026

Edebiyatçıların kedileri: Bir kediye nasıl veda edilir?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Eda Solmaz

·

26 Eki 2026

DJ İlkay Şencan: Globalde tanınmak için önce köklerinize dönmelisiniz
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi