Salon'uma hoş geldin: Deniz Kuzuoğlu

Keşif Sahnesi’nde kendini "keşif sahnesi" olarak kodlayan bir mekânın direktörünü konuk etmek elbette heyecan verici.
Salon'uma hoş geldin: Deniz Kuzuoğlu

26 Eylül - pet11 - Duende
pet11 ile birlikte

Hayvan dostlarımıza özel festival: pet11 Fest x KüçükÇiftlik Bark Öncü şirketler, hayvan dostlarımızı unutmayan projelere imza atarak sektörlerinde fark yaratıyor. Nedir? E-ticaret sektöründe hayvan haklarını gözeten bir yaklaşımla alışverişten daha fazlasını sunmayı hedefleyen n11.com ; hayvanlar için daha güzel bir dünya yaratmak amacıyla hayvan dostlarımızla ilgili tüm hizmet, ürün ve servisleri pet11 markası altında topladı. Platform üzerinden can dostunu sahiplenen kullanıcılar, 1 yıl boyunca mamalarını Kito’dan %30 indirimli alabiliyor. Neden önemli? Can dostlarımızın ihtiyacı olan sevgiyi ve desteği verebilmek için alışverişten çok daha fazlasını sunma gerekliliğinin farkında olan n11.com, pet11 markasıyla onların sağlığına, güvenliğine destek vermeyi ve bunu sürdürülebilir bir bakış açısıyla yapmayı amaçlıyor. Ürün satışından çok daha fazlasını sunan pet11; barınak ve STK destekleri, teknolojik iş birlikleri, özel etkinlikler, bağış kampanyaları ve sahiplendirme projeleriyle hayvan dostu çalışmalara imza atıyor. pet11 Fest x KüçükÇiftlik Bark: Sayısız konser, eğlence ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapan KüçükÇiftlik Park, Türkiye’nin alışveriş platformu n11.com’un evcil hayvanlara özel markası pet11 desteğiyle bu defa kapılarını can dostlarımız yararına düzenlenen bir festival için açıyor. Dünya Hayvanları Koruma Günü’nden bir gün önce 3 Ekim Pazar günü gerçekleşecek festival boyunca katılımcılar; Cem Adrian , Can Gox , Eskitilmiş Yaz ve Aybüke Albere'nin vereceği konserlerle müziğin keyfini çıkarırken aynı zamanda hayvan dostlarımızla ilgili söyleşi, eğitim ve atölye çalışmalarına katılabilecek. En önemlisi ise katılımcıların hayvan dostlarıyla keyifli bir gün geçirebileceği bu etkinliğin bilet satışından elde edilen tüm gelir, hayvan barınaklarına mama ve kulübe olarak bağışlanacak . Festival kapsamında, projenin partnerlerinden olan köpek eğitmeni Berker Arslan ve ekibi BAC Team , köpek eğitimiyle ilgili bir atölye çalışması gerçekleştirecek. Hayvan sağlığı, beslenmesi, hayvanları koruma yasası ve yaşama hakkı gibi birçok farklı konu üzerine alanında uzman isimlerle düzenlenecek söyleşi ve atölye çalışmaları gün boyunca devam edecek. Festival biletlerine ulaşmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz. “Barınaktan Köpek Sahiplenme” projesi : Bu zamana kadar Yedikule, Göktürk, Adalar Belediyesi, Ataşehir, Türkiye Hayvanları Koruma Pako Barınağı gibi bir çok barınakla iş birlikleri yapan ve ekosistemindeki müşterinin de destekleriyle bağış kampanyaları düzenleyen Pet11, sahipsiz her köpeğin bir ailesi olsun çağrısıyla Kadıköy Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi’yle başlattığı yeni projesi kapsamında yaklaşık 30 köpeğin sahiplenilmesine kendi platformu üzerinden aracılık ediyor. Dahası: Evcil hayvanlarla ilgili içeriklere @pet11com Instagram hesabı üzerinden ulaşılabiliyor; n11.com YouTube kanalında evcil hayvanlarla ilgili merak edilen sorulara cevap veriliyor.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Hafızadaki ilk sesler: Aslında Bozcaada’dayız ama Deniz’in kulağında asılı kalan ilk sesi öğrenmek için aynı anda Ankara’dayız. “Özel televizyonların kurulduğu zamanlar, 6-7 yaşındayım. Kanalların jingle’larını hatırlıyorum. Interstar’ınki özellikle çok net aklımda.” Deniz sadece bu tanıtım müziklerini değil, o dönem yaşadığı araba tutmalarını ailesinin dinlediklerine bağladığını da anımsadı. Ailesi Deniz’in taviz vermediği müzikal beğenisiyle baş edemediği için çareyi ona bir walkman almakta buldu. İlk kasetlerinden biri de kendisinden dört yaş büyük abisiyle defalarca dinleyip çokça eğlendiği Bart Simpson’ın hip hop yaptığı The Simpsons Sing the Blues albümü oldu. Deniz hâlâ bu kasetin peşinde. Gören, duyan varsa ona haber versin. 

Deniz'in Radiohead sweatshirt'ü


Her şeyin başlangıcı Radiohead: Biz devam edelim. Deniz de saatlerce tek başına oyun oynayanlardan. Hemen salonda bol geometrik şekilleri bulunan halının üstünde kurduğum hayal dünyaları aklıma geldi. Deniz 11-12 yaşlarına, İngilizceyi öğrenip kartonetleri ezberlediği döneme geçince hemen bugüne geri döndüm. Radiohead’le müziğin janrlar ötesinde algı oluşturduğunu öğrendim. “Çünkü bambaşka bir müzikti,” dedikten sonra ikinci sıraya da Blur ve Oasis arasındaki kapışmadan geriye kalanları ekledi. Her fırsatta bir köşeye çekilerek walkman’inden müzik dinleyen bir Deniz canlandı gözümde. Bozmadım, bıraktım onu öyle.

David Bowie, Glastonbury 2000


Seçimler silsilesi: ODTÜ ve Bilkent arasında mekik dokuyarak ve arada bir de üniversitesi Hacettepe’ye uğrayarak onlu yaşlarını uğurlayan Deniz, YouTube hayatına girer girmez sabahlara kadar Glastonbury videoları izlediğini fark edince müzikle ilgili bir iş yapmak istediğini anladı. Radyo Hacettepe’de kısa bir deneme yapsa da ilk fırsatta İstanbul’a gitti. İlk durağı CNN Türk’ün arşiv bölümü oldu. Kısa süre sonra bir yolunu bulup Dream TV’de Gamze Elgin’in yanına geçti. Üç aylık başlayan stajı, altı ay sürdü. Geride bıraktığı olumlu izler, önce Pozitif’te Orçun Ejder’in yanında prodüksiyon asistanı olarak ardından Elif Cemal’in — neredeyse bütün festivallerin ve Babylon’un programlamasını yapan kişinin — yanında hayalini kurduğu mesleği öğrenmesini sağladı. 2013 yılının Temmuz ayında, Salon açıldıktan üç yıl sonra da Bengi Ünsal’la yol arkadaşı oldu. O Birleşik Krallık’a gittikten sonra Salon’da eş direktörlük görevini üstlendi — şimdiyse Salon’un tek direktörü. Kimine göre tüm bunlar sadece birer kariyer basamağı. Bana göre bir hayalle başlayan ve tutkuyla beslenerek ilerleyen seçimler silsilesi. Bugünden geçmişe uzanıp “Bunca değerli ismin sana bıraktığı ortak miras neydi?” sorusunu yanıtlamasını istedim. Cevabı “Hepsi etik değerlere çok bağlı insanlardı ve her şeyin yazılı takibini yaparlardı,” oldu.

Evde olma hâli: Her ne kadar şu sıralar ben dâhil İstanbul’da yaşayanların çoğu “Ya ev sahibim arar da bir bahaneyle evden çıkmamı isterse ne yaparım?” derdine düşse de pandeminin evle kurduğumuz ilişkide milat olduğu bir gerçek. “Son 12 yıldır evimi yatmak için, bir otel gibi kullanıyordum,” diye başladı söze, sonra maruz kaldığı seslerden dem vurdu: “Pandemide birbirimize moral verelim diye komşuların da duyabileceği şekilde müziği yüksek sesle açma alışkanlığı başladı. Müziği seçmeyi bilen açsın. Bu cümleden sonra iyice emin oldum. Kimse Deniz’e istemediği müziği dinletemez. Onun istediği müziğiyse şimdiye kadar başta İstanbullular olmak üzere binlerce kişi Salon’a gelip dinledi. Gülümseten bir ironi.

Trent Reznor, Nine Inch Nails 


Otobüs gürültüsü: "Başka neler oldu pandemide?" diye sordum. Onlu yaşlarında çokça dinlediği gruplara geri döndüğünü, yemek yapmaya başladığını ve kitap okuma alışkanlığını geri kazandığını öğrendim. Çevrim içi dinleme platformlarının dinleme alışkanlığı üzerine yarattığı etkiyi konuşurken konu birden Nine Inch Nails’e geldi: “Nine Inch Nails benim için çok enteresan ve çok önemli bir grup. Trent Reznor otobüs gürültüsü kaydetse dinlerim.” Ben de Warren Ellis ne kaydetse dinlerim. Şakası yok bunun.

Khruangbin, 2016 Salon konser afişi


Kimler geldi, kimler geçti?: Keşif Sahnesi’nde kendini "keşif sahnesi" olarak kodlayan bir mekânın direktörünü konuk etmek elbette heyecan verici. 450 kişilik bir mekânın 11 yıllık arşivinde pek çok unutulmaz konser var. Biz sadece 2012 yılındaki Ólafur Arnalds, Nils Frahm ve AWVFTS’li efsane Erased Tapes gecesini, 2016’daki ilk Khruangbin konserini andık ama daha nicesi geçti Salon’dan. Üstelik sadece geçip gitmedi — birçoğu konser sonrası da kaldı. Ya imza dağıtıp lisanslı ürünlerini sattı ya da Salon’un arkasında uzun uzun muhabbete daldı. Deniz’i en çok şaşırtansa Mark Lanegan oldu: “Mark Lanegan suratsızı bile Salon'da konser sonrası oturdu ve bir buçuk saat boyunca imza dağıttı. Kendisinin müziğini çok seviyorum ama kabul edelim ki huysuz ve suratsız biridir.” Boşuna demiyorum “Ev sıcaklığında konser mekânı,” diye.

Salon'un arkası, Hoşcan Çıkmazı Sokağı


Salon’da buluşalım: Salon’un güncelini sormadan Hoşcan Çıkmazı Sokağı'nı terk etmek istemedim. “Belirsizlik devam ediyor,” diye söze başlasa da 2022 bahar aylarında yabancı gruplarla konserlere başlamayı umduğunu söyledi. Ayrıca Gezgin Salon’u festivale dönüştürme fikrinin olduğunu, bunun için yapılan programlamayı tuttuğunu belirtti. Tam sezonun da 2022 Eylül’de başlayacağını düşündüğünü de not düştü. Ben de bir ekleme yapayım. Gezgin Salon, 20 Kasım Cumartesi akşamı Balthazar’ı konuk edecek. Yerinde yurdunda olmasa da Salon’lu günlere selam göndermek isteyenlere duyurulur.

Anahtar: Sohbeti sonlandırmadan “Bir keşif rotası çıkarsan hangi gruplara uğramamız gerekir?” diye sordum. Tabii ki cevabı hazırdı. Önce bir süredir dilinden düşmeyen Black Country, New Road’u söyledi. Ayrından da Dry Cleaning’e muhakkak şans vermemi istedi. Bu yıl çıkan ilk albümleri New Long Leg’i çokça övdü. Unutmayın, Deniz bir grubu övüyorsa ve keşfetmemizi istiyorsa onları kısa zaman içinde Salon’da görme ihtimalimiz yüksek demektir. Sen önden tanış, sonra da Salon’da samimileşirsin.

Deniz'in David Bowie broşu


Bis: David Bowie'yle açılan konuşma, yine onunla sonlandı. Kocaman bir parantez gibi Bowie. İstediğin yerde aç, dilediğin zaman kapat. İster zihninde döndür ister bir albümünde kaybol, istersen de Deniz gibi broşunu tak yanında, yakanda taşı. Ne de olsa seçim bana, sana ve ona ait.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Keşif Sahnesi #4: Deniz Kuzuoğlu

Hafızadaki ilk müzikli anı, her şeyin başlangıcı Radiohead, Ankara'dan İstanbul'a taşınan hayaller ve tabii ki Salon.

26 Eyl 2021

pet11 ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine