SERTİFİKALAR TÜKETİCİYE NE ANLATIR?

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Sürdürülebilirlik standartları ve sertifikalarını; üreticiler, perakendeciler ve hizmet sağlayıcılar tarafından; çevresel, sosyal ve etik uygulamalarına bağlılıklarını göstermek için kullanılan gönüllü kılavuzlar olarak tanımlayabiliriz. Birçok sertifika, devlet tarafından bir kanun veya yönetmelik olarak uygulanması talep edilen standartlara bağlı olmasa da bugün, sürdürülebilir moda markaları, tedarikçilerinden bu standartlara uygun üretim yapmasını talep ediyor. Amaçlarıysa çevresel ve toplumsal olarak sorumlu bir üretim anlayışıyla son tüketiciye güvenilir bir ürün sunmak.
Tüketici olarak her zamanki gibi bize çok iş düşüyor. Sürekli konu ettiğimiz üzere son dönemlerde markalar sürdürülebilirliği bir satış stratejisi olarak kullanıyor. Kullanıyor demek çok doğru olur; çünkü her ne kadar sürdürülebilirliğin getirdiği değerleri benimsememiş olsa da fayda sağlamak için "mış gibi" yapan marka çok. Aslında tam da bu noktada sertifikalar, akla karayı ayırt etmemiz için biraz olsun yardımcı oluyor.
En çok kullanılan sertifikalar hangileri ve ne anlama geliyorlar?
1- GOTS (Global Organic Textile Standard)
Global Organik Tekstil Standardı, tekstil tedarik zincirinin tamamını, bağımsız sertifikasyonla belgelendiren, ekolojik ve sosyal kriterler de dâhil olmak üzere organik lifler için tekstil işleme koşullarını belirleyen, dünya çapında en önde gelen standartlardan bir tanesidir.
GOTS Kapsamındaki bazı kriterler;
- Maaşlar çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamalıdır,
- Atık suyun kimyasal oksijen ihtiyacı, tekstil çıktısı başına 20 kilogramı aşmamalıdır,
- Etik iş davranışının tanımlandığı bir Sosyal Uygunluk Beyanı mevcut olmalıdır,
- İşverenler, özgür iş seçimi, dernek kurma özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı, güvenli ve hijyenik çalışma koşulları, çocuk çalışanlar, çalışma saatleri, ayrımcılık, sert veya insanlık dışı muamele hakkında Uluslararası Çalışma Örgütü (International Labour Organization – ILO) sözleşmelerine ve ulusal yasalara uymalıdır,
gibi maddelerden oluşmaktadır.
2- OEKO-TEX 100 Standard: OEKO-TEX 100 Standardı, ham madde, ara ürün ve nihai tekstil ürünleri üretiminin her aşamasında ve aksesuarlar için dünya çapında standartlaştırılmış, bağımsız bir test ve sertifikasyon sistemidir. Tekstil zincirindeki şirketlere, hedefledikleri ekolojik ürün güvenliğini sağlama konusunda bilimsel temele dayanan bir kriter kataloğu ve tarafsız laboratuvar testleri sunmaktadır. Bu standartla sertifikalandırılan tekstil ürünlerinde kullanılan ham madde ve boyaların, üreticileri zararlı ham maddelerin üretimlerinde kullanılmadığını veya izin verilen oranlar dâhilinde kullandığını taahhüt etmekle sorumludurlar.
3- GRS (Global Recycle Standard): Global Geri Dönüşüm Standardı, geri dönüştürülen içeriğin sertifikalandırılması, denetim zinciri, sosyal ve çevresel uygulamalar ve kimyasal kısıtlamalar bakımından gereklilikleri belirleyen, uluslararası, isteğe bağlı, tam bir ürün standardıdır.
Geri Dönüşüm Standardı'nın amacı nedir? Geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımını artırmak ve üretimden kaynaklanan zararı azaltmak veya ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte, üretimin insan ve çevre üzerindeki zararlı etkilerini azaltmak, son üründeki malzemelerin gerçekten geri dönüşümden geldiğinden ve daha sürdürülebilir şekilde işlendiğinden emin olmaktır. Geri dönüşümlü malzeme kullanımında kalite konularını ele alarak inovasyonu teşvik etmek gibi bir amacı da vardır.
Global Geri Dönüşüm Standardı, en az %20’si geri dönüştürülmüş malzeme içeren her üründe kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Geri dönüşüm aşamasından başlayarak nihai satış sertifikasına kadar üretimin her aşamasının belgelendirilmesi gerekmektedir.
Sertifikalar bir nevi markaların kimlikleri hâline gelir.
Güven vermekle birlikte şeffaflık sunar. Yukarıda bahsettiğim sertifika detayları markanın savunduğu değerleri, misyonunu ve üretim aşamalarındaki hassasiyetlerini gösterir. Yaşadığımız dünya düzeninde ihtiyacımız olan hassasiyeti. Gelecekte sürdürülebilir iş modelinden başka çaremiz olmadığını çok iyi bildiğimiz bu dönemde, bu iş modelinin göz ardı edilemez adımlarından biri de sertifikasyon sistemidir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aklımızda sorular ve birtakım çözüm önerileri: Sertifikalar ve standartlar, beden çeşitliliği ve dayanıklılık meselesi, ayakkabıların geri dönüşümü, lüks markaların ikinci el çözümleri.
11 Nis 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Pandemi günlerinde bir adım geri atıp, yaşadığımız keşmekeşi çıplak gözlerle görünce, en çok da bizden nelerin esirgendiğini fark ettik. Ertelenen kitaplar okundu, filmler, diziler izlendi. Kimimiz sahiden de mutfakta becerikli olduğunu keşfetti, hemen herkes evde kendi ekmeğini pişirmeye başladı, bir kısmımız hızını alamayıp karnabaharı bile deterjanla yıkamaya soyundu. Ama ortak duygu şuydu: Çalışırken de kendimize vakit ayırabilirmişiz. Peki böyle bir hayat için illa küresel bir felaket mi yaşamamız gerekiyordu?

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenleneceği için bu yıl özel bir önem atfedilen COP31’in ana gündem maddelerini, işleyiş ve iklim finansmanına ilişkin kritik konuları uluslararası iklim politikası, çevre hareketi ve iklim diplomasisi alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip bir isim olan Jennifer Morgan ile birlikte değerlendirdik.

İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.



