“Sesinin duyulduğu yer deniz kıyısı”: Gomidas


Sanatçıların üretim süreçleri Arter’in YouTube kanalında Çağdaş sanatın görünürlüğüne katkıda bulunmaya devam eden Arter ’in YouTube kanalında buluşalım . Bu görünürlüğe dijitalde de değer katan Arter; sanatçıları, eserlerini ve sanat pratiklerini yakın mercek altına alarak güncel sergilerin üretimlerine ışık tutuyor. Neler var? Arter’in geniş arşivine göz atabileceğin; aynı zamanda sanatçı ve küratörlerle yakından tanışabileceğin YouTube kanalındak i en güncel iki sohbeti seninle paylaşmak isteriz: Eda Berkmen’in küratörlüğünü üstlendiği, Eva Koťátková ’nın erken dönem işleriyle desenlerini, heykellerini ve anlatılarını bir araya getiren Bir Balıkmışım Bacakları Olan isimli sergisindeki kavramlar ve materyal kullanımı gibi ipuçlarını öğrenebileceğin, sanatçının derinlikli konuşmasına buradan ulaşabilirsin. Elina Brotherus ’un zamanla değişen çizgisine genel bir bakış sunarken sanat tarihini odağına alan üretimlerinin müzik ve sesle olan ilişkisini ortaya koyan Elina Brotherus: Large de Vue başlıklı sergisindeki figür kullanımı, sanat tarihsel referansları, fotoğraflarındaki zaman ve mekân unsurları gibi konulara değindiği ilham verici sohbeti burada bulabilirsin. Sanatçıların, Arter’de devam sergilerine ve pratiklerine dair önemli ipuçları sunan konuşmalara Arter'in YouTube kanalından erişebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Tek kişilik oyun. Ermeni, Osmanlı ve dünya kültürünün büyük müzisyenlerinden Gomidas Vartabed’in hikâyesi, Fehmi Karaarslan’ın performansı ve Lusavoriç Korosu’nun müzikleriyle sahnede.
- Nerede? Selamiçeşme Özgürlük Parkı
- Ne zaman? 19 Ağustos Cumartesi 21.00
- Neden gitmeli? Afife Tiyatro Ödülleri’nde Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü, Direklerarası Tiyatro Ödülleri’nde Tek Kişilik Prodüksiyon, Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Ödülleri’nde En İyi Yapım ödüllerine uzanan bu oyunu merak etmemek elde değil.
- Not almalı: Biletlere giden yol buradan geçiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu ay şehrin tiyatro takviminde Zengin Mutfağı turnesi, Bergama Tiyatro Festivali, Selamiçeşme'de çeşit çeşit oyun ve dahası var.
03 Ağu 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?



