Sıcak hava dalgaları: Şehirde tarihsel süreç ve çözüm yöntemleri

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Gezegenimiz, yoğun bir sıcak hava dalgası altında. Bir zamanlar sadece yaz aylarına özgü olan ve genellikle kısa bir rahatsızlık olarak görülen bir olgudan, son yıllarda giderek daha yaygın ve etkili hâle gelen, oldukça tehdit dolu bir "kronik hastalık" şekline dönüşen bir durum olarak tanımlayabiliriz. Şehirler, genellikle tüketim merkezleri olarak görülüyor. Son yıllarda, biraz da beklenen bir dönüşümle şehirlerin tüketimden üretim merkezine dönüştüğünü ifade edebiliriz—ama sıcak hava üretim merkezine.
Yakın geçmişte yaygın olarak kullanılan "küresel ısınma," geçmişte, çölleşme, deniz seviyesinin yükselmesi ve aşırı hava olayları gibi daha geniş ölçekli sorunlarla ilişkilendiriliyordu. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, sıcak hava dalgalarının kent yaşamı üzerindeki etkisine dair daha derin bir anlayış sunuyor. Çünkü etkiler gittikçe daha ölümcül hâle geliyor. Örneğin, ABD’nin Pacific Northwest bölgesinde 2021 yılında yaşanan sıcak hava dalgası, türler arası ölümlere sebep olmuş ve bu durum, şehirlerin iklim krizine ne kadar hazırlıksız olduğunu göstermişti.

Pacific Northwest bölgesinde 2021 yılında yaşanan sıcak hava dalgası ve ölüm oranları
Kaynak: The New York Times
Isınan gezegen ve değişen iklim: IPCC raporlarından da görülebildiği üzere, 1950’lerin başında başlayan sıcak hava dalgalarının frekansı ve süresi, gözle görülür bir şekilde artmış. Bu değişim, 2019’da Avrupa kıtasını saran rekor kıran sıcak hava dalgasını da anımsatıyor. Fransa’da termometrelerin 46 dereceyi gösterdiği, 1435 kişinin hayatını kaybettiği ve tarihe "kavrulan yaz" olarak geçen dönemden bahsediyoruz.
Kısacası sıcak hava dalgalarının etkileri, terli bir alınla sınırlı kalmıyor; çok daha geniş bir yelpazeye yayılarak tarım sektöründe hasat kaybıyla karşı karşıya kaldırıyor. Su kaynaklarını tehdit altında bırakıyor. Ormanların yangınlarla yok olmasına sebep oluyor ve canlıların sağlığı ciddi biçimde etkileniyor.
Dolayısıyla, sıcak hava dalgaları, küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin sadece bir sonucu değil, aynı zamanda alametifarikası demek çok da abartı olmayacak. İklim krizinin üstesinden gelmek ve sıcak hava dalgalarının etkilerini hafifletmek adına, hem yerel hem de küresel düzeyde, sürdürülebilir enerji, yeşil altyapılar ve düşük karbonlu yaşam biçimlerini teşvik eden politikalara acilen ihtiyaç duyuluyor.
Dünyada ve Türkiye’de durum
ABD’nin büyük şehirlerinde sıcak hava dalgaları, 1960’larda yılda ortalama iki kezden, 2020’lerde yılda altıdan fazla keze kadar daha sık meydana gelmiş. 50 büyük şehirdeki ortalama sıcak hava dalgası mevsimi, 1960’lara kıyasla 49 gün daha uzun. Bu göstergede yer alan 50 metropoliten alandan 46’sı, 1960’larla 2020’ler arasında sıcak hava dalgası sıklığında istatistiksel olarak anlamlı bir artış yaşamış.
Kayıtların 122 yıl önce başladığı Hindistan’da 2022’nin Mart ayı, en sıcak ay olmuş. Pakistan’da, yine 2022 Mart ayında dünya çapında en yüksek pozitif sıcaklık sapması kaydedilmiş ve birçok bireysel hava durumu istasyonu ay boyunca aylık tüm zamanların en yüksek sıcaklıklarını kaydetmiş. Aynı zamanda Pakistan’da normal yağışın %62’sinden daha az, Hindistan’da da normalin %71’i altında yağış bildirilmiş. Sıcak hava dalgası, aynı yılın nisan ayı boyunca devam etmiş ve ayın sonuna doğru ilk zirvesine ulaşmış. 29 Nisan’a gelindiğinde, Hindistan’ın %70’i sıcak hava dalgasından etkilenmiş hâldeymiş.
Türkiye’den: Peki 2023’ün Ağustos ayında İstanbul, Ankara, Eskişehir veya İzmir’de bir hafta boyunca 40 derecenin üzerindeki sıcaklara maruz kalsa ne yaşanır? Güncel durumda sıcak hava dalgalarının sıklığı ve yoğunluğu artıyor. Türkiye de bu küresel trendin dışında değil. Yerel iklim verileri, son 40 yılda Türkiye’deki sıcak hava dalgalarının yoğunluğunun ve sıklığının arttığını gösteriyor.
Elimizdeki veriler, 1950’li yıllarda mayıs ve eylül ayları arasında yılda 1 kez sıcak hava dalgası olurken, son yaptığımız çalışma ortaya koydu ki bu değer 9 kat artış gösterdi. Çok daha sık sıcak hava dalgasına maruz kalıyoruz. Sıcak hava dalgasının süresi de uzadı. Bu hafta yaşayacağımız sıcak hava süreci yaklaşık 7 gün devam edecek. Ölçülen sıcaklıklarda çok büyük bir anormallik yok fakat daha sık ve daha uzun sıcak hava dalgalarını yaşıyoruz. Örnek verirsek, 2020 yılının mayıs ayında Ödemiş, Nazilli, Dalaman istasyonlarda 15 Mayıs’ta ölçülen hava sıcaklığı 43 dereceye ulaştı. O yıl zeytin, narenciye, portakal üretiminde düşüş ortaya çıktı.

Türkiye İklim ve Kalkınma Raporu
Özellikle büyük şehirler, çarpık kentleşme, betonlaşma ve yeşil alan eksikliği gibi sorunlarla sıcak hava dalgalarının etkilerini daha yoğun bir şekilde hissediyorlar. Bu mekânlar, asfalt ve beton yapılarla dolu olduğu için, güneş ışığını emerek ve daha az bitki örtüsüne sahip olmasından etkilenerek (daha az gölge ve buharlaşma sağladığı için) "ısı adası" etkisi yaratıyorlar.
Ne yapılabilir?
Birçoğumuz, klima kullanımını artırmak gibi çözümlere eğilimliyiz. Bu elbette oldukça doğal. Güncel durumda enerji tüketimini artıracağı için, iklim krizini daha da kötüleştirebilir düşüncesi de akla geliyor elbette. Bu, yalnızca bireyin sorumluluğuna yüklenmeden sürdürülebilir çözümler üzerine konuşmayacağımız anlamına gelmiyor.
Öncelikle şehir planlamamızı gözden geçirmek gerekiyor. Şehirlerimizde daha fazla yeşil alan yaratma ve binaların tasarımını, doğal hava akışını teşvik edecek şekilde yeniden düşünme yoluna gidebiliriz. Singapur’un Garden City yaklaşımı, yeşil bina ve şehir planlama konusunda ilham verici bir örnek.
Türler arası eşitliğe ve sürdürülebilirliğe dayalı çözümler, ısı adalarını yeşil oazislere dönüştürebilir. Şehir planlamacıları ve politika yapıcılar, özellikle yeşil alanların ve ağaçlandırmanın artırılması, yeşil çatılar ve dikey bahçeler gibi kentsel yeşil alanların teşvik edilmesi ve enerji verimli binaların inşası gibi stratejileri uygulayarak bu dönüşümü gerçekleştirebilir. Mesela Rotterdam’daki su taşkınlarına karşı direnci artırmak için yeşil çatılar aktif bir şekilde teşvik ediliyor.
Sıkça konuşulanlar, tekrar: Geniş anlamıyla tüketiciler ve işletmeler olarak enerji tüketimimizi azaltabilir ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş yapabiliriz. Zira Türkiye, güneş ve rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları konusunda büyük bir potansiyele sahip. Hükümetler, iş dünyası ve sivil toplum, iklim krizi konusunda daha fazla bilinçlendirme yapabilir ve bireylerin, iklim dostu davranışları benimsemeleri için teşvikler sunabilir. Belki de bu yazı bir hatırlatma yerine geçebilir, ne kadar 101 bilgilerine odaklanıyor olsa da.
İklim krizi, bir ölçüde, sıcak hava dalgalarının artışı anlamına geliyor. Ancak bu, aynı zamanda, bize, şehirlerimizi, toplumlarımızı ve ekonomilerimizi, bu duruma uyum sağlama ve onunla başa çıkma konusunda yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler bulma fırsatı sunuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Şehirde sıcak hava dalgalarının tarihsel değişimi ve neler yapabileceğimiz üzerine.
14 Tem 2023

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?




