Sinema ve televizyonda sansürün gidişatı

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Uzun süren tartışmaların ardından “Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik” başlığı altında hazırlanan yasal düzenleme, RTÜK’ün hem Netflix gibi dijital platformları hem de çevrim içi yayın yapan radyo ve televizyon kanallarını denetlemesinin önü açılmıştı. Ancak bu yasal düzenleme, yapımlara yayınlanmadan önce müdahale edilmesini kapsamıyordu.
Geçtiğimiz ay AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Cüneyt Özdemir’in YouTube üzerinden yayınlandığı programa katılarak Netflix’in Türkiye’de çekeceği bir dizinin senaryosunu okuduklarını belirtip; eş cinsel bir karaktere müdahale ederek buna onay vermediklerini iddia etmişti. İlk olarak bu açıklamanın Aşk 101'in senaryosuyla ilgili olduğu düşünülse de sonradan durumun böyle olmadığı anlaşılmıştı.
Yabancı Yapımlar İçin Çekim İzni: Son halka olarak Netflix, mart ayında duyurduğu Türkiye yapımı yeni projesi Şimdiki Aklım Olsaydı’yı çekimlerinin başlayacağı 15 Temmuz günü, çekimleri iptal etmişti. Netflix ya da Türkiye’de ofisi bulunmayan herhangi bir yabancı yapımcının, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yasal mevzuat gereği “Yabancı Yapımlar İçin Çekim İzni” alması gerekiyor. Projenin iptal edilme sebebi olarak, bakanlığın hikâyede bulunan eş cinsel karakter nedeniyle senaryoda düzenleme talep etmesi ve Netflix’in bu isteği kabul etmemesi gösteriliyor. Bu konunun ardından Netflix’in Türkiye’den çekilebileceğine dair iddialar sosyal medyada güçlenince Netflix, Türkiye’deki üyelere ve yaratıcı topluluğa bağlılığını sürdürdüğünü belirten bir basın açıklaması yapmıştı.
Aşk, Büyü, vs.: Netflix ve sansür konulu tartışmaların yükseldiği bir dönemde, geçtiğimiz hafta gerçekleşen 39. İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma Ödül Töreni’nin sonuçları, sansüre karşı duran cesur senaryolar konusunda hâlâ umudumuzu korumamız gerektiğini hatırlattı desek yanılmış olmayız sanırım. Ümit Ünal’ın yazıp yönettiği, iki kadının aşkını konu alan Aşk, Büyü, vs. filmi, Altın Lale En İyi Film, En İyi Senaryo Ödülü ve En İyi Kadın Oyuncu Ödülü olmak üzere üç dalda ödül aldı. Filmin açık havada gösterimi öncesi seyircilere bir video mesaj ileten Ümit Ünal, mesajında Netflix üzerinden Türkiye’de yükselen sansür tartışmasına değinirken film için yapımcı bulmakta yaşadıkları zorluğu dile getirmiş ve filmin kendisiyle birlikte yapımcılığını üstlenen Tayfur Aydın’a teşekkürlerini iletmişti.
Aslında bu açıklama da Türkiye’de gerek Netflix gibi çevrim içi platformlarda, gerekse festivallerde gösterilen yapımların farklı hayatları anlatmayı seçerek aldığı ekonomik ya da politik riskler konusunda bize ipucu sağlıyor diyebiliriz. Netflix gibi yabancı yapımcıların senaryoları Kültür ve Turizm Bakanlığı süzgecinden geçerken, bazı bağımsız sinema filmleri ise anlattıkları konu nedeniyle riskli bulunup bütçe sorunları yaşayabiliyor. Türkiye'de özellikle Netflix üzerinden sansür konusunda yeni tartışmalar karşımıza çıkacak gibi görünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Asfalttan doğaya, kübik ofislerden geleceğe uzanan bir dönüşüm hikâyesi
07 Ağu 2020

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.



