Sonuç bekleyen üç anlaşma


Kredim ’den yeni alışveriş deneyimi Dünyada yaygın görülen “şimdi al, sonra öde” modelini Türkiye’ye taşıyan Kredim , hızlı müşteri edinimi, kendi geliştirdiği özel skorlama algoritması, çoklu limit seçeneği ve alışverişin tüm aşamalarına yönelik çözümleriyle kullanıcılara pek çok ayrıcalık sunuyor. Fark yaratan yapay zekâ altyapısı: Kredim ’i geleneksel uygulamalardan ayıran en önemli özelliği yapay zekâ tabanlı altyapısı. Kullanıcılar hızlı ve şeffaf bir skorlamaya alınıp, geniş bir perspektiften değerlendiriliyor. Esnek, kolay ve hızlı alışveriş kredisi imkânı sunan Kredim’in skorlama algoritmasıyla "kullanıcıya özel" limitler tahsis edilebiliyor. Üstelik skorlama özelliğiyle kullanıcılar skorlarını ücretsiz olarak öğreniyor. Kullanıcılar, kendilerine özel tanımlanan sektörel limitleri ile dijital alışveriş kredisine erişebiliyor. Kredim ’in avantajları neler? Kullanıcılar Kredim’in mobil uygulaması üzerinden kimlik doğrulama işlemiyle hızlıca hesap oluşturabiliyor. Kredim’in dijital alışveriş kredisiyle kullanıcılar ihtiyaçlarını ertelemeden alışveriş yapma ayrıcalığı kazanıyor. "Kredi kartı limitin düşmeden öde" , "maaşında öde" , "30 gün sonra öde" ve "36 aya varan taksitle öde" geri ödeme seçenekleri sayesinde kullanıcılar kendi ritimlerinde geri ödeme yapabiliyor. Online alışverişin yanı sıra QR kodla fiziki mağazalarda da taksitli alışveriş yapılabiliyor. Kredim ile yapılan alışverişte kullanıcının kredi kartı limitleri etkilenmiyor, yeni alışveriş limiti veriliyor. Anlaşmalı markalar ile yapılan kampanyalarla avantajlı alışveriş imkânı sunuluyor. Kredim ’in “Yerinde Finansman Çözümleri” satış noktasında anında kredi taleplerine çözüm sağlarken; “Kredim Business” ise firmalara kurumsal finansman çözümleri sunuyor.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Birleşik Otomotiv İşçileri Sendikası (UAW) ve Detroitli Üçlüsü (Ford, Stellantis ve General Motors) arasında yapılan geçici anlaşmalar bitiş çizgisini geçerse; bu, işçi grevleri için bir dönüm noktası olacak. Şu anda nihai çıktı, %40 seviyesinde ücret artışı ve 32 saatlik çalışma haftası dahil olmak üzere sendikanın en iddialı ilk taleplerinden bazılarını karşılamıyor olsa da anlaşmalar, sektörün elektrikli araçlara adil bir geçiş yapması noktasında kayda değer büyüklükte bir başarı anlamına geliyor.
Neden önemli? Ford, Stellantis ve General Motors ile varılan geçici anlaşmalar, bugün motor ve şanzıman üreten işçilerin gelecekte elektrikli araç bataryaları ve bileşenlerini üretirken de en yüksek sendika ücretlerini almalarını sağlayacak.
- Ayrıca: Anlaşmalar, üç otomobil üreticisinin gelecekte piyasaya sürülecek elektrikli araçları mevcut ABD fabrikalarında üretme ve on binlerce otomobil işçisinin iş güvenliğini artırma yönündeki milyar dolarlık taahhütlerini de içeriyor.
- Yani: Altı haftadır süren grevin en büyük kazanımlarından biri, sektördeki geçişten etkilenmesi muhtemel otomobil işçilerinin korunması oldu.
Anlaşma detayları: Her üç anlaşma da, Nisan 2028'e kadar uygulanacak taban ücretlerde %25'lik artışı kapsıyor. Ek olarak, Ford ile yapılan geçici anlaşma, Detroitli otomobil üreticilerinin iflasın eşiğine geldiği 2009 yılında iptal edilen "hayat pahalılığı ayarlamasını" da içeriyor.
- Okuma önerisi: Ford, UAW ile geçici anlaştı
Stellantis ve GM'nin anlaşmaları henüz kamuya açıklanmamış olsa da; Ford'un teklif ettikleri ile büyük ölçüde benzer içerikler bekleniyor. Her üç anlaşmanın da önümüzdeki haftalarda UAW üyeleri tarafından onaylanması gerekiyor.
Bununla birlikte: UAW, GM'nin ortak girişim batarya şirketi Ultium Cells çalışanlarının Pazartesi günü varılan anlaşma uyarınca sendikanın ana sözleşmesine dahil edileceğini söyledi. Bu fabrikanın ana sözleşmeye dahil edilmesinin önemi şu şekilde açıklanabilir: gelecekte benzer bir durum tekrarlanırsa fabrikalarda ayrı ayrı sözleşmeler için örgütlenmek ve pazarlık yapmak yerine, fabrikanın tüm işçileri UAW'nin greve gittiği şartlara dahil edilecek.
Önemli nokta: UAW, geçici anlaşmalarda yer alan kazanımların, yüzyılın başından bu yana yapılan tüm sözleşmelerdeki kazanımların toplamını gölgede bıraktığını vurguladı.
Arka plan: UAW uzun zamandır elektrikli araçlara geçişin sendikalı otomobil işçileri için "dibe doğru bir yarış" olacağından, var olan işleri düşük ücretli batarya işleri lehine aşamalı olarak ortadan kaldıracağından endişe ediyordu.
Bir yandan: Hem işçi hem de yönetim tarafındaki stratejistler, UAW'nin Stand Up Strike stratejisini diğer işçi ayaklanmalarına uyarlanabilecek çıktılar için inceliyordu.
- Politico'nun değerlendirmesine göre, işçi sendikalarına yönelik kamuoyu desteği birkaç yıldır rekor seviyelerde ve UAW ile Detroit Üçlüsü'ne özgü bazı faktörler bu taktiklerin başka yerlerde, hatta sendikaların yoğun olarak örgütlü olduğu diğer sektörlerde bile uygulanmasını zorlaştırıyor.
- Bir sendikanın üç büyük rakibini aynı anda birbirine düşürebileceği başka pek fazla sektör olmadığı sonucuna varılıyor; çünkü çoğu sektörde operasyonlar otomobil fabrikaları kadar birbirine bağlı ve iç içe geçmiş durumda değil.
Grevin faturası: Ekonomik danışmanlık firması Anderson Economic Group'un hesaplamalarına göre, tüm grev sürecinin şirketlerde yol açtığı doğrudan kayıp 6 haftada 10,4 milyar dolara ulaştı.
- Bu toplamın yaklaşık 650 milyon dolarının ücret kaybı, 4,3 milyar dolarının üretici kaybı, 3,3 milyar dolarının tedarikçi kaybı ve 2 milyar dolarının bayi/müşteri kaybı ve diğer kayıplardan oluştuğu ifade edildi.
Açıklamalar: UAW Başkanı Shawn Fain, Pazar günü yaptığı açıklamada sözleşmenin 4,5 yıllık süresine atıfta bulunarak, bunun sendikanın son sözleşmesinden altı ay daha uzun olduğunu söyledi.
"2028'de pazarlık masasına döndüğümüzde bu sadece Üç Büyüklerle değil, Beş veya Altı Büyüklerle olacak."
Beyaz Saray: Bu pozitif çıktılar, ABD Başkanı Biden için de iklim gündeminin gerçekten faydalı sonuçlar üretebileceğini ve sübvansiyonların ABD imalatının yeniden inşasına yardımcı olacağını savunmak için bir fırsat.
- ABD Başkanı Pazartesi günü yaptığı açıklamada "Bugünkü tarihî anlaşma, her zaman inandığım bir şeyi gösteren iyi bir ekonomik haber" açıklamasında bulundu. "İşçi gücü, bir ekonomiyi ortadan dışa ve aşağıdan yukarıya doğru inşa etmek için kritik bir öneme sahip, ekonomik büyüme de öyle."
Sonuç olarak: UAW'nin Detroitli Üçlüsü ile yaptığı tarihî iş anlaşmaları sadece ücretler ve sosyal haklarla ilgili değil; aynı zamanda değişen bir sektörde iş güvencesi sağlamaya da yardımcı olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD'de bir ayı aşkın süredir grev yapan Birleşik Otomotiv İşçileri Sendikası, Detroit Üçlüsü şirketleri ile geçici anlaşmalara vardı.
03 Kas 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



