

İş dünyasının geleceği: Assembly Buildings Assembly Buildings Şehirlerin çeşitli lokasyonlarında günümüz trendleri ve değişen iş koşullarına uygun en etkili ekosistemleri oluşturan Assembly Buildings , yeni projesiyle ‘geleceğin ofis anlayışı’nı Ankara ’ya getiriyor. Nedir? İş yaşamının geleceğine yön veren mekânlar ve iş ekosistemleri oluşturan Assembly Buildings , gelişen ihtiyaçları İstanbul Levent’teki ilk lokasyonunda analiz etmesinin ardından en yeni Assembly Buildings projesini Ankara’da, 8.000 metrekare alanıyla One Tower ’da gerçekleştirdi. Neler var? 800 metrekarelik teras alanı, 150 - 400 metrekare arasında değişen loft tipi kendisine özel teraslı ofisler, küçük ofis arayanlar için taşınmaya hazır ofisler 200 kişiye kadar etkinlik salonu, özel etkinlikler için kış bahçesi Kendi yiyeceklerinizi getirebileceğiniz kişisel ortak mutfak alanı, öğle yemekleri ve iş çıkış buluşmaları için restoran, çeşitli buluşmalar için lounge alanı Videocast, podcast alanı, otel odası niteliğinde recharge room, spor stüdyosu Neden Assembly Buildings? İçinde yaşadığımız kültür ve toplumların iş yapma biçimlerimizde belirleyici olduğu farkındalığıyla hareket eden Assembly Buildings , gücünü benzersizliğinden ve kapsayıcılığından alan iş ortamları sunuyor. Assembly Buildings’in sunduğu diğer ayrıcalıklara ve detaylara bu bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), ülkemizin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu B+’dan B’ye indirdi. Kredi notu görünümünün ise negatiften durağana çevrildiği değerlendirme öncesinde piyasa beklentileri notta bir değişim yapılmayacağı yönündeydi.
- Cep bilgisi: Üç büyük uluslararası derecelendirme kurumu (Fitch, Moody’s ve S&P) ülkelerin not görünümlerine ilişkin değerlendirmelerini yıl başında açıkladıkları planlı takvime bağlı kalarak yapabildikleri gibi ani gelişmeler karşısında ara dönemlerde de gerçekleştirebiliyorlar. Kararlar ise genellikle ABD piyasalarının kapanmasının ardından açıklanıyor. S&P’nin bu güncellemesi planlı değerlendirme takviminde yer alıyordu.
Kararla birlikte ülkemizin uluslararası kredi notu üç aylık bir süre zarfında üç büyük kredi derecelendirme kurumu tarafından da düşürüldü. Bu durumla en son 2018 yılında karşılaşmıştık.
Gerekçe ne?
Kurum, değerlendirme notunda seçim öncesi görünüme işaret ederek enflasyon / büyüme takasında büyümenin seçildiğine vurgu yapıyor. Metinde ayrıca, net döviz rezervindeki düşüklük, kamu maliyesi üzerinde biriken baskı, kısa vadeli dış borç stoku ve beraberinde gelen TL üzerindeki kırılganlıklar da olumsuz olarak nitelenen diğer unsurlar.
Tahminler
Kurumun, yıl sonu manşet enflasyon tahmini %74; 2023 ve 2024 yıl sonu beklentileri ise sırasıyla %40 ve %18 seviyesinde. Kurumun yıl sonu büyüme beklentileri ise 2022, 2023 ve 2024 için sırasıyla %5,2; %2,8 ve %3,4. S&P, cari işlemler açığı tahminini ise 40 milyar USD seviyesinde tutuyor (bu seviye, milli gelirin %5,5’ine denk geliyor ve piyasa beklentileri ile uyumlu).
- Cep bilgisi: Ülkemizin üç kurumdan yatırım yapılabilir nota sahip olduğu bir dönem bulunmuyor. 2013-2016 yılları arasında Fitch ve Moody’s’in notları yatırım yapılabilir seviyedeyken S&P’nin notu bir basamak alttaydı. Bugün ise yatırım yapılabilir seviyeden S&P ve Fitch için 5, Moody's için ise 6 basamak uzaktayız.
- Baş ucu bilgisi: Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının skalaları ve 1 Ekim 2022 itibarıyla Türkiye’nin notları:

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dış ticaret açığı ağustos ayında rekor kırdı, S&P Türkiye'nin kredi notunu B'ye düşürdü, gözler enflasyon verisine çevrildi
03 Eki 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir. Bunun yolu da büyüme sermayesi ve profesyonelleşmeden geçmektedir. Ancak özel sermaye yatırımları Türkiye'de milli gelirin yalnızca %0,03'üne denk gelmekte. Avrupa'da ise bu oran %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.

Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünyanın neredeyse her yerinde aynı anda zirvelere ulaşıyor. Getiri eğrisinin uzun tarafı son dönemlerde çokça dikkat çekmeye başladı. Ancak tahvillerdeki bu hareket, klasik “resesyon korkusu” hikayesine pek benzemiyor.

TCMB ile piyasa, enflasyonun düşmeye devam edeceği konusunda aynı yönde düşünürken, bu düşüşün hızında ayrışıyor. Merkez Bankası 2027 için daha hızlı bir dezenflasyon patikası öngörürken, piyasa enerji, gıda, kamu fiyatlamaları ve maliye politikası gibi belirsizlikler nedeniyle hedefe ulaşmanın daha uzun süreceğini fiyatlıyor.

Ankara’nın savunma ve havacılık ihracatı son yıllarda hızla arttı. Temmuz ayında düzenlenen NATO Ankara Zirvesi’nde üye ülkeler farklı askerî ihtiyaçlar için 50 milyar doların üzerinde yeni alım programı açıkladı. Ankara Sanayi Odası (ASO), “2026 NATO Ankara Zirvesi ve Ankara Sanayisinin Yeni Konumu: Mülkiyetten Kapasiteye” başlıklı raporunda Ankara’daki şirketlerin bu alımlara hazırlanabilmesi için hangi şartların ölçüleceğini ve önümüzdeki bir yılda hangi çalışmaların yapılması gerektiğini inceliyor.



