Sudaki kan maçı


Punto'nun 23 Temmuz’da Tokyo’da düzenlenecek Yaz Olimpiyatları için her ayın üçüncü çarşambası yayımlanacak şekilde kurguladığı beş sayılık bülten serisinin ikinci sayısı; Socrates ve Serbest Atış'ın destekleriyle hazırlandı.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Melbourne kenti 1956’da dünyanın odak noktasıydı çünkü olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapıyordu. Bugün ise 1956 Melbourne denilince akla 6 Aralık’ta Macaristan ile Sovyetler Birliği arasında oynanan sutopu yarı final maçı, namı diğer “Sudaki kan maçı (Blood in the water)” gelir. Çünkü hakkında iki film yapılan bu maç, olimpik bir müsabakadan daha fazlasını, Macaristan’ın Sovyet yönetimine karşı mücadelesini sembolize ediyordu.
İşgal: Öğrenciler tarafından bir ayaklanma başlatıldı. Sovyet tankları ve birlikleri Macaristan’a girip Budapeşte’deki Sovyet karşıtı ayaklanmayı acımasızca bastırdı. Şehir kanlı bir kargaşanın içerisinde kaldı. 23 Ekim’den 10 Kasım’a kadar süren ayaklanmalarda binlerce kişi vuruldu. 200 bin kişi evlerinden olarak ABD’ye ya da Batı Avrupa’ya kaçmak zorunda kaldı.
Öncesi: Olimpiyata gidecek Macar sporcular Budapeşte dışında büyük bir evde tutuluyordu. Macar sutopu takımı ülkede yaşanılan ayaklanmadan habersiz bir şekilde, Çekoslovakya’da kamptaydı. Yaşanılanları, olimpiyat için geldikleri Melbourne’de öğrendiler.
Macar Başbakanı Imre Nagy, sporcuların özgür bir Macaristan’ı temsil ederek Avustralya’ya gideceğini söyledi. 1 Kasım’da yola çıkan sporcular dolambaçlı bir yolla üç hafta sonra Melbourne’e ulaştı. Bu süreçte Nagy, Varşova Paktı’nda çekildi ve bağımsızlık ilan etti. Olimpiyat’ın açılış günü Imre Nagy, Sovyetlerce tutuklandı. Daha sonra ise ihanetten yargılanıp gizlice idam edilecekti.
Macar Olimpiyat takımıyla birlikte Melbourne’e varan su topu takımını kalabalık bir Macar topluluğu karşıladı. Macaristan marşını söyleyerek onların ülkelerine geri dönmemeleri için yalvardılar. Heidelberg’deki Olimpiyat Köyü’nde Macaristan bayrağı Sovyetler Birliği’nin simgesi olan orak ve çekiç ile tahrif edilmişti. Yeni bir Macar bayrağı sipariş edildi ve bu bayrak, Olimpiyat Köyü’nde göndere çekildi.
Rekabet: Macaristan, o dönemde sutopunun en iyisiydi. 1932, 1936 ve 1952 olimpiyatlarının şampiyonluk apoletini taşıyordu. Sutopu, futbolun ardından ülkedeki ikinci popüler spordu. Melbourne’deki maçtan birkaç ay önce Moskova’da bir hazırlık maçı oynandı. Hakemler sayesinde ev sahibi takım maçı kazandı. Ardından Macaristan’daki bir başka maçta ise Sovyetler Birliği tanıtılırken Macar taraftarlar arkalarını döndü ve Sovyetler Birliği marşını ıslıkladı. Sovyet takımında yer alan Viktor Ageyev 2002’de verdiği bir röportajda, Macar takımı için, “Onlar bizim idollerimizdi. Bizden çok daha iyiydiler.” diyecekti.
Kaynak: Herald Sun
Maç: Macarlar, bir aydır antrenman yapmamıştı. Takımdaki oyunculardan Kalman Markovits, o dönem devrim niteliğinde olan alan savunmasını geliştirdi. Macarlar maçlarını rahat kazanıyordu. Olaylı maç öncesinde Macar takımının kaptanı Dezso Gyarmati, Sovyet takım kaptanı ile el sıkışmayı reddediyordu. Macarlar faul yapma noktasında rakipleriyle fiziksel temas kurmaktan kaçınmıyordu. 2012’de hayatını kaybeden Macar sutopu takımının yıldız ismi ve maçta akılda en fazla kalan olayın kahramanı Ervin Zador, maçla ilgili olarak oyun planlarının Rus oyuncuları sözlü olarak kışkırtmak olduğunu söylüyordu. Bunun amacı da onları öfkelendirip kavga etmelerini sağlamaktı. Bunda da başarılı oldular. Havuzda yaşanılan kavgaların ardından Macaristan ve Sovyetler Birliği’nden beş oyuncu hakem kararıyla havuzdan çıkarıldı. Macaristan son çeyrekte 4-0 öndeydi. Maçın bitiş düdüğünden önce Sovyet oyuncu Valentin Prokopov, Zador’un gözüne yumruk indirdi. Zador kanlar içinde havuzdan çıkarken Macarlar ve seyirciler bariyerlerden atlayarak Sovyet takımına doğru koştu. Maçı izleyen ABD’li bir seyirciye göre Prokopov’un yaptığı faul kasıtlı değildi. Avustralya polisi, olayların daha da büyümemesi için Sovyetler Birliği takımına eşlik etti.
Sonrası: Macar sutopu takımı oyuncuları evlerine dönmek ile Melbourne’de sığınma talebinde bulunmak arasında kaldılar. Bunun neticesinde takımın yarısı Macaristan’a dönmedi. Olimpiyat oyunları sona erdikten sonra Ervin Zador, ABD’ye mülteci olarak sığındı ve Kuzey Kaliforniya’ya yerleşti, yüzme antrenörlüğü yapmaya başladı.
Sinema: Quentin Tarantino, 2006’da Lucy Lui ile yapımcılığını üstlendiğini “Freedom’s Fury” belgeselinin ardından maçı, “şimdiye kadar anlatılmamış en iyi hikaye olarak” nitelendirdi. Belgeselin yönetmeni Colin Gray’e göreyse, her iki takım da koşulların kurbanıydı ve gerçekte her iki ülke de aynı ideoloji tarafından hapsedilmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ben Johnson, Marion Jones, Larry Nassar, Ervin Zâdor ve Michael Phelps. Punto'nun olimpiyat bülten serisinin ikinci sayısı hazır.
21 Nis 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



