Sürdürülebilir kent tarımı: 1990’lardan sonra Küba örneği

Organik, uygun maliyetli ve dayanıklı bir gıda tedarik sistemi kurmak için ne gerekiyor? Kendine yeten şehirler kurmak mümkün mü?
Sürdürülebilir kent tarımı: 1990’lardan sonra Küba örneği

13 Ekim - Samsung - Angst
Samsung ile birlikte

Hayalini kurduğun dünyanın peşinde: Samsung’dan Solve for Tomorrow Samsung Electronics Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle düzenlenen Solve for Tomorrow yarışması , 8. sınıftan 12. sınıfa kadar tüm öğrencileri toplumsal sorunları çözmeye yönlendirerek öğrenmeyi heyecan verici bir deneyime dönüştürüyor. Program için başvurular 26 Ocak 2024’e kadar buradan yapılabiliyor. Nedir? Toplumun en acil sorunlarına ürettikleri projelerle çözüm arayacak gençler, kurdukları en az 2, en fazla 4 kişilik gruplarla ‘‘Solve for Tomorrow’’ programına katılım sağlayabilecek. Üç aşamadan oluşan programda dereceye giren takımlardan birinci takıma 100.000 TL , ikinci takıma 80.000 TL , üçüncü takıma ise 50.000 TL değerinde Samsung ürünlerinde kullanabilecekleri hediye çekleri verilecek. Detaylar: Program bu sene ‘‘İnsanlık’ ’ ve ‘‘Gezegenimiz’’ olmak üzere iki temayı içeriyor. Böylelikle hem insanlık hem de gezegenimiz için daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etme hedefini içerisinde barındırıyor. Neden önemli? Samsung'un 2010 yılında başlattığı Solve for Tomorrow , gençlerin yaratıcılığını ve yenilikçiliğini teşvik ediyor. STEM eğitimine olan ilgiyi ve yeterliliği artırmak için tasarlanan program, gençlerin içinde yaşadıkları dünyayı daha iyi anlamalarına ve toplumda ihtiyaç duyulan becerileri geliştirmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca gençlere, iş gücü ve toplumun geleceğini şekillendirebilecek yetenekler kazandırılması hedefleniyor. Gelecekte istediğin dünyayı bugünden tasarlamaya başlamak için Solve for Tomorrow yarışmasına buradan başvurabilir, detaylı bilgiyi yine orada bulabilirsin.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Petrol kaynakları iyice azaldığında, petrol temelli ekonomimize ne olacak? Bizi Mad Max tarzı ilkel bir savaş ortamı mı yoksa Ursula LeGuin’in sanayinin yok olduğu barışçıl dünyası mı bekliyor? Mesela kentlere besin ulaştırmak için yakıt tükenirse, şehirliler ne yapacak?

—Rana Söylemez, Yeşil Gazete

Küba’nın agroekolojik modele geçişi, ülkeyi sürdürülebilir tarımda dünya liderlerinden biri konumuna getirmiş ama yerel çiftçiler, politika yapıcılar ve akademisyenler için benzersiz zorluklar doğurmuş. Bu dinamik ve dengesiz sürece rağmen Küba’nın kent tarımı ağının temelini oluşturan organopónicos (şehir çiftlikleri), Havana’daki toprakların %8’ini, ada genelinde de şehir topraklarının %3,4’ünü kaplıyor. Tarım Bakanlığı bünyesindeki Ulusal Kent Tarımı Grubu da bu çabanın lideri konumunda.

Tabii bu işin bir gelişim süreci var—Küba’nın kent tarımı tarihini inceleyince 1990’larda yaşanan yiyecek krizinin ülkeyi sürdürülebilir tarım pratiklerini benimsemeye ittiği açıkça görülüyor. Bu zorunlu dönüşüm; organik, uygun maliyetli ve dayanıklı bir gıda tedarik sistemi kurulmasına öncülük ediyor. Kesinlikle çok havalı.

1990’larda Küba, Fotoğraf: BBC


Ne olmuştu: Sürdürülebilir yaklaşım öncesi kriz

Hızlı bir giriş yapalım—Küba, 1990’larda Sovyetler Birliği’nin dağılması üzerine ambargoya uğruyor. Bu da büyük bir ekonomi ve gıda krizine sebep oluyor. Ülke temel gıda, yakıt ve tarımsal girdi kaynaklarını kaybedince tarım sektörü nasıl etkilenmesin? Halk, krize hızla yanıt veriyor; hükümet, halkın girişimlerini teşvik ederek sistemi planlı stratejiyle birleştiriyor.

Nasıl?: Küba’nın sürdürülebilir kent tarımının ve gıda güvenliğinin geliştirilmesindeki başarısının simgelerinden biri hâline gelen organopónicos’lar şehir içindeki ve etrafındaki boş arazilerde genellikle organik yöntemlerle yapılan yoğun sebze yetiştiriciliğini ifade ediyor. Sistemler genellikle yükseltilmiş yataklarda toprak karışımı ve kompost kullanılarak oluşturuluyor.

Şehir çiftlikleri dönemi: 1994 yılında Havana’da başlatılan hareket üzerine Havana’da 8.000’den fazla şehir çiftliği kuruluyor. Sistem işe yarıyor; çiftlikler, 1998’de 541.000 ton gıda üretiyor ve ülkedeki gıda krizini önemli ölçüde hafifletiyor

Bir organopónicos, Fotoğraf: Atlantika


Çözüme doğru: Küba’da toprak reformu ve Lineamientos

Tarım sektörünü canlandırmak ve gıda üretimini artırmak için atılan adımları incelemek üzere devlet kontrolündeki atıl arazileri özel çiftçilere dağıtma kararını içeren 2008 yılındaki toprak reformunu ve 2011’deki Lineamientos’u (Küba Komünist Partisi tarafından ilan edilen Parti ve Devrimin Ekonomik ve Sosyal Politikalarının Temel İlkeleri) da araştırmak gerekiyor. Kent tarımını desteklemek ve ulusal gıda üretimini artırmak amacıyla atılan bu adımlar, özetle tarım sektörünün etkinliğini artırma, gıda güvenliğini temin etme ve dışa bağımlı gıda alımını en aza indirme amaçlarına hizmet ediyorlar.

Sürdürülebilir kent tarımının sonuçları: Uygulanan yeni sistemler sonucunda küçük yerel işletmeler, ülkenin tüm meyve ve sebzelerinin %90’ını üreterek kendi kendine yetmeye başlıyorlar. Kent tarımının olumlu etkileri gıda güvenliğine ve kaynaklara adil erişime kadar uzanıyor. Böylece uygulamalar hükümet tarafından desteklenmeye devam ediyor ve sürdürülebilir tarım pratikleri de toplumsal kültürde kalıcı hâle geliyor.

Fotoğraf: Atlantika


Mevcut durum ve geleceğe umut

Küba’daki şehir çiftlikleri, yaklaşık 1 milyon 90 bin ton sebze üreterek 400 binden fazla kişiye istihdam alanı sağlıyor. Bazı büyük şehirlerde tüketilen taze sebzelerin %70’ini veya daha fazlasını üretiyor; ülke genelindeki talebin %50’sini karşılayabilecek seviyelere ulaşabiliyor. Eh, dolayısıyla Küba örneğinin uluslararası agroekoloji için de kıymetli bir yere sahip olduğunu söylemek için çok tereddüt etmeye gerek yok.

Bu deneyimler, endüstriyel tarımın yerine geçebilecek—ekosistemleri koruyan, gıda güvenliğini ve ülkelerin kendi gıda ihtiyaçlarını kendilerinin karşılama yeteneğini güçlendiren—yöntemlerin gerçekten işe yaradığını kanıtlıyor. Küba’nın sürdürülebilir kent tarımındaki deneyimi ve ilerleyişi, kriz anlarında bile sürdürülebilir tarımın nasıl bir dönüşüm yaratabileceğinin canlı bir örneği. Bu ilham verici bir model değilse ne?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🧑‍🌾 Sürdürülebilir kent tarımı: Gıda krizinden sonra Küba örneği

Organik, uygun maliyetli ve dayanıklı bir gıda tedarik sistemi kurmak için ne gerekiyor? Kendine yeten şehirler kurmak mümkün mü?

24 Kas 2023

Samsung ile birlikte
Fotoğraf: Noah Friedman-Rudovsky

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Pelin Cengiz

·

12 Tem 2026

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?
AngstAngst

HİKAYE

İlk şakayı kim yapar?

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Sinem Dönmez

·

10 Tem 2026

İlk şakayı kim yapar?
AngstAngst

HİKAYE

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Metin V. Bayrak

·

05 Tem 2026

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?
AngstAngst

HİKAYE

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Cem Arıdağ

·

03 Tem 2026

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?
AngstAngst

HİKAYE

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?

Deniz Aytekin

·

03 Tem 2026

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?