Sürdürülebilir kent tarımı: 1990’lardan sonra Küba örneği

Organik, uygun maliyetli ve dayanıklı bir gıda tedarik sistemi kurmak için ne gerekiyor? Kendine yeten şehirler kurmak mümkün mü?
Sürdürülebilir kent tarımı: 1990’lardan sonra Küba örneği

13 Ekim - Samsung - Angst
Samsung ile birlikte

Hayalini kurduğun dünyanın peşinde: Samsung’dan Solve for Tomorrow

Samsung Electronics Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle düzenlenen Solve for Tomorrow yarışması , 8. sınıftan 12.

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Petrol kaynakları iyice azaldığında, petrol temelli ekonomimize ne olacak? Bizi Mad Max tarzı ilkel bir savaş ortamı mı yoksa Ursula LeGuin’in sanayinin yok olduğu barışçıl dünyası mı bekliyor? Mesela kentlere besin ulaştırmak için yakıt tükenirse, şehirliler ne yapacak?

—Rana Söylemez, Yeşil Gazete

Küba’nın agroekolojik modele geçişi, ülkeyi sürdürülebilir tarımda dünya liderlerinden biri konumuna getirmiş ama yerel çiftçiler, politika yapıcılar ve akademisyenler için benzersiz zorluklar doğurmuş. Bu dinamik ve dengesiz sürece rağmen Küba’nın kent tarımı ağının temelini oluşturan organopónicos (şehir çiftlikleri), Havana’daki toprakların %8’ini, ada genelinde de şehir topraklarının %3,4’ünü kaplıyor. Tarım Bakanlığı bünyesindeki Ulusal Kent Tarımı Grubu da bu çabanın lideri konumunda.

Tabii bu işin bir gelişim süreci var—Küba’nın kent tarımı tarihini inceleyince 1990’larda yaşanan yiyecek krizinin ülkeyi sürdürülebilir tarım pratiklerini benimsemeye ittiği açıkça görülüyor. Bu zorunlu dönüşüm; organik, uygun maliyetli ve dayanıklı bir gıda tedarik sistemi kurulmasına öncülük ediyor. Kesinlikle çok havalı.

1990’larda Küba, Fotoğraf: BBC


Ne olmuştu: Sürdürülebilir yaklaşım öncesi kriz

Hızlı bir giriş yapalım—Küba, 1990’larda Sovyetler Birliği’nin dağılması üzerine ambargoya uğruyor. Bu da büyük bir ekonomi ve gıda krizine sebep oluyor. Ülke temel gıda, yakıt ve tarımsal girdi kaynaklarını kaybedince tarım sektörü nasıl etkilenmesin? Halk, krize hızla yanıt veriyor; hükümet, halkın girişimlerini teşvik ederek sistemi planlı stratejiyle birleştiriyor.

Nasıl?: Küba’nın sürdürülebilir kent tarımının ve gıda güvenliğinin geliştirilmesindeki başarısının simgelerinden biri hâline gelen organopónicos’lar şehir içindeki ve etrafındaki boş arazilerde genellikle organik yöntemlerle yapılan yoğun sebze yetiştiriciliğini ifade ediyor. Sistemler genellikle yükseltilmiş yataklarda toprak karışımı ve kompost kullanılarak oluşturuluyor.

Şehir çiftlikleri dönemi: 1994 yılında Havana’da başlatılan hareket üzerine Havana’da 8.000’den fazla şehir çiftliği kuruluyor. Sistem işe yarıyor; çiftlikler, 1998’de 541.000 ton gıda üretiyor ve ülkedeki gıda krizini önemli ölçüde hafifletiyor. 

Bir organopónicos, Fotoğraf: Atlantika


Çözüme doğru: Küba’da toprak reformu ve Lineamientos

Tarım sektörünü canlandırmak ve gıda üretimini artırmak için atılan adımları incelemek üzere devlet kontrolündeki atıl arazileri özel çiftçilere dağıtma kararını içeren 2008 yılındaki toprak reformunu ve 2011’deki Lineamientos’u (Küba Komünist Partisi tarafından ilan edilen Parti ve Devrimin Ekonomik ve Sosyal Politikalarının Temel İlkeleri) da araştırmak gerekiyor. Kent tarımını desteklemek ve ulusal gıda üretimini artırmak amacıyla atılan bu adımlar, özetle tarım sektörünün etkinliğini artırma, gıda güvenliğini temin etme ve dışa bağımlı gıda alımını en aza indirme amaçlarına hizmet ediyorlar.

Sürdürülebilir kent tarımının sonuçları: Uygulanan yeni sistemler sonucunda küçük yerel işletmeler, ülkenin tüm meyve ve sebzelerinin %90’ını üreterek kendi kendine yetmeye başlıyorlar. Kent tarımının olumlu etkileri gıda güvenliğine ve kaynaklara adil erişime kadar uzanıyor. Böylece uygulamalar hükümet tarafından desteklenmeye devam ediyor ve sürdürülebilir tarım pratikleri de toplumsal kültürde kalıcı hâle geliyor.

Fotoğraf: Atlantika


Mevcut durum ve geleceğe umut

Küba’daki şehir çiftlikleri, yaklaşık 1 milyon 90 bin ton sebze üreterek 400 binden fazla kişiye istihdam alanı sağlıyor. Bazı büyük şehirlerde tüketilen taze sebzelerin %70’ini veya daha fazlasını üretiyor; ülke genelindeki talebin %50’sini karşılayabilecek seviyelere ulaşabiliyor. Eh, dolayısıyla Küba örneğinin uluslararası agroekoloji için de kıymetli bir yere sahip olduğunu söylemek için çok tereddüt etmeye gerek yok.

Bu deneyimler, endüstriyel tarımın yerine geçebilecek—ekosistemleri koruyan, gıda güvenliğini ve ülkelerin kendi gıda ihtiyaçlarını kendilerinin karşılama yeteneğini güçlendiren—yöntemlerin gerçekten işe yaradığını kanıtlıyor. Küba’nın sürdürülebilir kent tarımındaki deneyimi ve ilerleyişi, kriz anlarında bile sürdürülebilir tarımın nasıl bir dönüşüm yaratabileceğinin canlı bir örneği. Bu ilham verici bir model değilse ne?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

🧑‍🌾 Sürdürülebilir kent tarımı: Gıda krizinden sonra Küba örneği

Organik, uygun maliyetli ve dayanıklı bir gıda tedarik sistemi kurmak için ne gerekiyor? Kendine yeten şehirler kurmak mümkün mü?

24 Kas 2023

Samsung ile birlikte
Fotoğraf: Noah Friedman-Rudovsky

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?

İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Metin V. Bayrak

·

25 Eki 2026

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine