Sürdürülebilir ormancılık geleceğimiz için neden önemli?

Bu yöntemler, ekolojik dengenin sürdürülmesine ve biyoçeşitliliğin korunmasına katkıda bulunurken toplulukların ekonomik ve sosyal refahını artırmak için de önemli fırsatlar sunuyor.
Sürdürülebilir ormancılık geleceğimiz için neden önemli?

17 Ağustos - Yapı Kredi Step - Angst
Yapı Kredi Step ile birlikte

Bir ben yapsam ne değişecek ki? Çok şey değişir !

Dijital ekstreye geçmek, yürümeyi tercih etmek, geri dönüşüme atmak… Bir tercih çok şey değiştirir. Yapı Kredi Step ile siz de ortak geleceğimizi değiştirebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Sürdürülebilir ormancılık, orman kaynaklarının korunması ve gelecek nesiller tarafından da kullanılmasını sağlamak için ormanların yönetilmesi anlamına geliyor. Temel amacı ise ormanların ürün ve hizmetlerinden yararlanırken biyoçeşitliliği korumak, ekosistem hizmetlerini sürdürmek ve karbon döngüsündeki rolünü desteklemek.

Ormanlar; temiz hava, su, yiyecek ve barınak sağlamalarıyla küresel biyoçeşitliliğin büyük bir kısmını barındırır ancak aşırı kesim, tarım arazilerinin imara açılması ve diğer insan faaliyetleri nedeniyle ormanlar hızla yok oluyor. Sürdürülebilir ormancılık uygulamaları, bu değerli ekosistemlerin korunmasını ve onların sürdürülebilir kullanımını teşvik ediyor.

Sürdürülebilir ormancılık politikalarının önemi

Sürdürülebilir ormancılık politikaları, orman kaynaklarının etkin bir şekilde yönetilmesi için alan açıyor. Bu politikalar, ormanları koruma ve sürdürülebilir şekilde yönetilmeleri konusunda hükümetler, yerel topluluklar ve özel sektör arasındaki iş birliklerini ve uyumlu çalışmayı destekliyor. Dolayısıyla bu politikalar, iklim krizi ile mücadele ve doğal afetlere karşı direnç gösterebilme gibi geniş çaplı meselelere kolektif bir şekilde yanıt vermek için de önemli bir rol oynuyor.

Bu politikalar, genellikle birazdan sayacağımız temel unsurlarla ilerler:

  • Biyolojik çeşitlilik ve habitat restorasyonu: Ormanların flora ve fauna çeşitliliğini korumak ve tehdit altındaki türlerin yaşam alanlarını desteklemek hayati önem taşır.
  • Sürdürülebilir ürün hasadı: Odun, meyve veya reçine gibi orman ürünleri, ekolojik dengeleri bozmadan, seçici kesim (selection cutting) gibi sürdürülebilir yöntemlerle toplanabilir. 
  • Topluluk katılımı: Yerel toplulukların orman yönetimi süreçlerine aktif olarak katılımının sağlanması, tepeden inme yöntemlerin elenmesine yardımcı oluyor.
  • Çevresel etkilerin azaltılması: Orman yönetiminde kullanılan teknolojiler, çevresel etkileri en aza indirecek şekilde ilerlemeli. Örneğin, düşük zemin basıncına sahip ekipmanlar kullanılarak toprak sıkışması azaltılabilir veya biyolojik olarak parçalanabilen yağlar tercih edilerek çevre kirliliği önlenebilir.

İlham veren uygulamalar

Sürdürülebilir ormancılık, dünya genelinde birçok farklı şekilde uygulanıyor. Bu yöntemler, çeşitli coğrafyalarda ormanların korunması ve yönetilmesine öncülük ediyor. Örneğin, dünya genelinde birçok hassas orman ekosistemleri, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) desteğiyle koruma altına alındı. 

  • Vietnam: Karides çiftçilerine, Mangrov ormanlarını koruyacak organik tarım modelleri geliştirmede destek sağlandı.
  • Nijerya: Orman yönetimi ve biyolojik çeşitliliğinin korunması teşvik edilerek, kırsal bölgelerde yaşam koşulları iyileştirildi.
  • Moğolistan: Sürdürülebilir ormancılığa odaklanan ulusal bir orman ve iklim krizi stratejisi geliştirilmesine yardımcı olundu.
  • Kolombiya: Yerel topluluklar, UN-REDD destekli sürdürülebilir ormancılık atölye çalışmaları ve eğitimleriyle, ormanları koruma süreçlerine dahil edildi.

Vietnam’da organik tarım modellerine, Nijerya’da biyoçeşitliliğin korunmasına, Moğolistan’da strateji geliştirmeye ve Kolombiya’da topluluk katılımına odaklanan bu projeler, farklı coğrafyalarda sürdürülebilir ormancılık pratiklerinin nasıl uygulanabileceğini gösteriyor ve bu pratiklerin çevresel, ekonomik ve sosyal faydalarını da ortaya koyuyor.

Aynı motivasyonla, Forest Stewardship Council da ormanların çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesini teşvik eden sertifika sistemine liderlik ediyor. Örneğin, İsveç’teki FSC sertifikalı bölgeler, sürdürülebilir ormancılık alanında öne çıkıyor. Bu ormanlar, biyoçeşitliliği koruma ve çevresel standartlara uygun ormancılık faaliyetlerini destekleme konusunda uluslararası bir model görevi görüyor.

Güney Amerika’nın en büyük orman rezervi, Jaú Ulusal Parkı da başarılı bir örnek olarak incelenebilir. Bölgede kurulan Mamirauá Institute for Sustainable Development, agroekolojik uygulamalar ve sürdürülebilir ormancılık teknikleriyle yerel halkın geçim kaynaklarını çeşitlendirirken, ekolojik bütünlüğü de koruma altına alıyor.

Yani sürdürülebilir ormancılık, ekolojik dengenin sürdürülmesine ve biyoçeşitliliğin korunmasına katkıda bulunurken, aynı zamanda toplulukların, ekonomik ve sosyal refahını artırmak için de önemli fırsatlar sunuyor. Geleceğimizi şekillendirirken bu uygulamaları benimsemek, gezegenimizi daha yaşanabilir bir hâle getirme yolunda atacağımız kritik adımlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

🌳 Timsahların mide bulantısı, direnen meşe ağaçları

Avustralyalı bilim insanları zehirli kaplumbağa yiyerek ölen timsahlara tattan kaçınma eğitimi veriyor. Yaşlı meşe ağaçları iklim krizine adapte oluyor, daha çok karbon emmek için gövdelerini genişletiyor.

17 Ağu 2024

Yapı Kredi Step ile birlikte

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?

İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Metin V. Bayrak

·

25 Eki 2026

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine