TAB Gıda halka arz için başvuruda bulundu


Hayatınızı kolaylaştırır: Migros Sanal Market Her şeye vakit kaybetmeden, en kolay şekilde ulaşmak istemek; biz müşteriler için değişmeyecek bir tercih hâline geldi. Dolayısıyla market alışverişimizi de bu önceliklere göre yapmak istiyoruz. Müşteri odaklı, güvenilir ve yenilikçi yapısıyla Migros Sanal Market , önceliklerimize cevap vererek online market alışverişini güvenli ve kolay bir deneyime dönüştürüyor. Nasıl? Tüm Türkiye’den dilediğiniz gün ve saati seçerek sipariş verebilmeyi mümkün kılan Migros Sanal Market ; 40.000’den fazla ürünü Migros fiyatlarıyla sunan Migros Sanal Market mağazalarda geçerli olan tüm indirim ve kampanyalara ek özel indirimleriyle hem iyi fiyatlı hem de hayatınızı kolaylaştıran bir alışveriş deneyimi sunuyor. Planlı alışveriş yapma imkânı sunarak siparişlerin ister belirli gün ve saatte ister 45 dakika içerisinde ulaşmasını sağlıyor. Üstelik siparişlerinizi de kişiselleştirebiliyor ve ürünlerle ilgili dilediğiniz notu bırakabiliyorsunuz. Migros Sanal Market sayesinde meyve ve sebzeleriniz kendiniz seçmişsiniz gibi taptaze gelirken; etiniz, sütünüz, peyniriniz soğutuculu araçlarla güvenle teslim ediliyor. Market alışverişinizi kolay ve güvenli bir şekilde tamamlamak için siz de Migros Sanal Market ’i tercih edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
TAB Gıda, halka arz çerçevesinde izahname onayı için Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) başvuruda bulundu. TAB Gıda, halk arz için Ata Yatırım Menkul Kıymetler, İş Yatırım Menkul Değerler ve Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler'i yetkilendirdi.
Detaylar: Şirket tarafından yayınlanan izahnamede, sermaye artırımı ve ortak satışı yoluyla halka arz edilmesi planlanan B grubu payların nominal değeri 46 milyon 483 bin 400 TL olup, bu payların şirketin halka arz sonrasında çıkarılmış sermayesine oranının %18,5 olacağı açıklandı.
Şirket künyesi: 1994 yılında kurulan TAB Gıda, hızlı servis sektöründeki faaliyetlerine, 1995 yılında Burger King’in ana franchise haklarını alarak Türkiye’ye getirmesiyle başladı. Şirket, portföyüne 2006 yılında Sbarro markasını, 2007 yılında Popeyes'ı, 2010 yılında Arby's markasını kattı. TAB Gıda, kendi markası olan Usta Dönerci markasını 2013 yılında ve Usta Pideci markasını da 2019 yılında yarattı. En son ise 2022 yılında dünya genelinde en çok şubesi olan restoran zinciri Subway, TAB Gıda markaları arasına eklendi.
3 bine yakın restoranıyla dünyanın en büyük 4’üncü restoran operatörlerinden biri olan TFI TAB Gıda Yatırımları çatısı altında faaliyet gösteren TAB Gıda; Türkiye, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Gürcistan’da 1.500’e yakın restoranıyla hizmet veriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de KOBİ'lerin %25,3'ü e-ticaret faaliyetlerinde bulunurken, e-ihracat yapanların oranı yalnızca %4,1 seviyesinde
02 Haz 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?



