The Power of the Dog

Jane Campion'un son harikası.
The Power of the Dog

3 Aralık - BMW - Duende
BMW ile birlikte

Yeni bir çağın öncüsü: Yeni BMW iX

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW ’nin tamamen elektrikli ilk SAV modeli Yeni BMW iX, xDrive40 modeliyle BMW Yetkili Satıcı Showroomları’nda sergilenmeye başladı. Neden önemli?

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: The Power of the Dog

Yönetmen: Jane Campion

Süre: 126 dakika

Jenerik: 1990'larda kendisine Altın Palmiye'ye uzanan ilk kadın unvanını kazandıran The Piano'yla dünyaca ünlenmiş Jane Campion'ın son filmi Bright Star'dan 12 yıl sonra gelen yeni filmi, Venedik Film Festivali'nde kazandığı En İyi Yönetmen ödülüyle başarılı bir giriş yaptığı ödül sezonunun iddialı yapımlarından. 

1920'lerin Montana'sında geçen filmde, iki kardeşten biri evlenip sahip oldukları çiftliğe dönünce gücünün sarsıldığını hisseden ve çiftlikteki dönüşümden hazzetmeyen diğer kardeşin aileye yönelttiği öfkeyi ve tahmin edemediği sonuçlarını izliyoruz.

Neden izleyelim? Feminist sinemanın günümüzdeki en iyi temsilcilerinden Jane Campion, Burbank kardeşlerin hikâyesi üzerinden toksik erkekliği acımasızca eleştirdiği kara bir western'e imza atıyor. Thomas Savage'ın romanından uyarlanan filmde, gücü elinde bulunduran bir adamın hayatındaki değişiklikler nedeniyle otoritesini kaybetmeye başladığını hissetmesi ve kardeşinin çelimsiz ve sessiz üvey oğlunu hedef alması olayları psikolojik bir savaşa dönüştürüyor. 

Erkekliği ve erkeklik temelli güç dengelerini adeta ameliyat masasına yatıran Campion, bu iki erkek arasındaki psikolojik savaşı zekice ilerleyen, sürprizli bir olaylar dizisi olarak anlatıyor ve Ari Wegner'in görüntüleriyle Jonny Greenwood'un müzikleri filminin gücüne güç katıyor. Yalnızca esas rollerdeki Benedict Cumberbatch ve Kodi Smit-McPhee değil, Jesse Plemons ve Kirsten Dunst da yılın akılda kalacak performanslarından birer tanesini ortaya koyuyor.

Nerede izleyebilirsin? Netflix orijinal filmi The Power of the Dog, 1 Aralık'ta platformun kataloğuna eklendi.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

⏺️ Kontra Plak, Ezhel, The Power of the Dog

Spotify’ın 2021 yılı dinleme raporu hazır; umuttan ve Beyoğlu’ndan vazgeçmeden Kontra Plak'tayız; büyük ve cesur bir caz deneyine davet edildik.

03 Ara 2021

BMW ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar