The State of Desire: Tersane İstanbul’da arzu üzerine bir enstalasyon

Tersane İstanbul, ev sahipliği yaptığı sıra dışı enstalasyonlara bir yenisini ekliyor. Galleria Continua işbirliğiyle İstanbullularla buluşan Arcangelo Sassolino’nun çarpıcı eseri “The State of Desire”, 14 Aralık 2025 tarihine dek Tersane İstanbul’da sergileniyor. 18 metre uzunluğunda ve 2,4 ton ağırlığındaki enstalasyon, insanın arzuyla bağını ele alıyor.
The State of Desire: Tersane İstanbul’da arzu üzerine bir enstalasyon

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul, bugün de dünyanın dört bir yanından farklı kültürlerin eserlerini kimliğinin bir parçası olarak konumlandırıyor. Zengin tarihî ve kültürel mirasını korurken farklı coğrafyaların çağdaş düşünce ve sanat dünyalarından beslenerek kendini dönüştürebilmesi sayesinde yüzyıllardır “kültür ve sanatın merkezi” statüsünü koruyor. Haliç’in kuzey kıyısında konumlanan Tersane İstanbul da İstanbul’un kendisi gibi, geçmişle bağını koruyarak mirasını 21. yüzyıla taşıyor. Türkiye’nin en büyük endüstriyel miras alanı böylece yeni bir kültür-sanat durağına dönüşüyor.

Sonbaharın gelişiyle İstanbul’un sanat hayatı yeniden hareketlenirken Tersane İstanbul, ev sahipliği yaptığı sıra dışı enstalasyonlara bir yenisini ekliyor. Arcangelo Sassolino’nun çarpıcı eseri The State of Desire, Galleria Continua işbirliğiyle Tersane İstanbul’da sergileniyor. 

The State of Desire, insanın arzuyla ilişkisini irdeliyor. Sanatında fizikten ilham ve yardım alan sanatçı Arcangelo Sassolino, eserleri hakkında şunları söylüyor: 

“Heykeli durağan bir şimdi olarak değil, aksine zamanın akışı, onun durmaksızın var oluşu, kaçınılmaz ve öngörülemez değişimi olarak düşünüyorum. Tıpkı hayatın kendisi gibi...” 

The State of Desire da yaşamın devamını sağlayan arzuyu en yalın hâliyle taklit ediyor. Enstalasyon, demir ve mermerden inşa edilen bir metronomdan oluşuyor. 18 metre uzunluğunda ve 2,4 ton ağırlığındaki yapı, hidrolik bir sistem sayesinde sürekli bir ritmik salınıma kavuşuyor. Sanat ile fiziğin kesiştiği bu devasa eserin biçimi, materyali ve işlevi bir hikaye anlatıyor.

Metronomun çalışma prensibi oldukça basit. Ağırlığın dengede kalma çabasıyla süren bir git-gel döngüsü. Fakat bu yapı, terazi formundan dolayı klasik bir metronomun aksine salınımını sonsuza dek sürdüremiyor. Hidrolik sistem ise burada devreye giriyor. Peki salınımın sonsuzluğu neden önemli?

Sassolino, The State of Desire yani “Arzunun Hâli” adlı eserinde, arzuları bir sona varmaksızın çaba gerektiren dürtüler olarak ele alıyor. Eserde yer alan mermer parçalar, ciddi miktarda güç gerektiren hareketlerle metal kirişlerde büyük bir gerilim yaratarak yukarı ve aşağı hareket ediyor; bu hareket durmaksızın devam ediyor. Ne yön değişiyor, ne bir yere varılıyor; tıpkı arzuların insanları yönetmesi gibi. Sassolino, arzunun varoluşunu şöyle açıklıyor: 

“Bir arzuyu tatmin etmek çoğu zaman uzun bir çaba gerektirir ve bazen asla gerçekleşmez. Bu, varoluşun paradokslarından biridir. Arzu kendini tekrar eder, tekrar tekrar. Tatmin edildiğinde bile, hemen ardından yeni bir boşluk doğar. Bu, hiç bitmeyen bir döngüdür.”

Eserde kullanılan mermer, klasik heykel sanatına bir selam niteliğinde. Aynı zamanda, yapısı gereği kalıcılığı simgeliyor. Ağır bir malzeme olan mermeri havada bir aşağı bir yukarı süzülürken görmeyi beklemiyoruz. Peki mermer neden tabiatına aykırı davranıyor? Sassolino, mermerin havada süzülüşünde kazandığı “hafifliğin” ilgisini çektiğini belirtiyor. Bu çelişki, insanın arzular uğruna tekrar tekrar çabalarken ağırlığını kaybedişini simgeliyor.

Sanatçı hakkında: 1967’de İtalya’nın Vicenza şehrinde doğan Arcangelo Sassolino, halen doğduğu şehirde çalışmalarını sürdürüyor. Heykel ve enstalasyonlarında insanın varoluşuna dair metaforları ve çelişkileri ele alıyor. Sanat ile fiziği ustalıkla buluşturan sanatçı, mekanik davranışları irdeleyerek bunların insan davranışına yansımalarını inceliyor.

Not almalı: Arcangelo Sassolino’nun insan ile arzu arasındaki ilişkiyi ele aldığı The State of Desire, 14 Aralık 2025 tarihine dek İstanbul Tersane’de ziyaretçilerini bekliyor. Beymen’in desteğiyle Beymen Tersane’de konumlanan G8-The Space, ilk kez bu eser için kapılarını açıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

YAZARLAR

Leyla Ezgi

Aposto'da metin yazarı

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?
Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gözde Akyüz

·

19 Nis 2026

Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni
Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Şerif Yenen

·

10 Mar 2026

Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?
İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...

Gökhan Tan

·

10 Şub 2026

İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor