Togg gerçekten Türkiye'nin otomobili mi?

Togg, Türkiye’de üretilen yerli ve millî otomobilimiz ama Türk otomotiv sektörü altındaki hiçbir çatı örgüte üye değil.
Togg gerçekten Türkiye'nin otomobili mi?

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (Togg), 2018 yılında dünyada pek de eşine rastlamadığımız bir ortaklık yapısıyla ve Cumhurbaşkanı’nın telkinleriyle kuruldu. 2022 yılında üretime başlayan grup, ilk etapta 2023 yılı için 20 bin adetlik bir üretim hedefiyle yola çıktı. Elektrikli otomobilin model adı "T10X" oldu ve yüksek talep sebebiyle kura ile dağıtıldı. Bu yıl Türkiye için 45 bin adet, yurt dışı için de 2 bin adet olmak üzere toplamda 47 bin adet T10X üretilmesi planlanıyor.  

Kuruluş yapısı itibarıyla siyasi bir temele dayanan Togg, ilerleyen süreçte de bu karakteristiğini sürdürdü ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi bir kampanya aracı olarak kullanıldı. O dönemde Togg’un iletişimi Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri üzerinden sürdürüldü. Sıra bekleyen alıcılardan önce milletvekilleri, Cumhurbaşkanı ve çevresi T10X’leri teslim aldı. Bu siyasi söylemler, Togg’u bir başka açıdan da dünyada eşsiz kıldı. Togg bir anda “yerli ve millî otomobilimiz” söylemiyle seveni “milliyetçi”, eleştireni de “muhalif” olarak niteleyen bir ürün hâline gelerek dünyada insanları siyasi olarak ayrıştıran ilk ve tek otomobil oluverdi. Otomobil gazetecileri de ayrıştırılan gruplardandı. Togg’u haklı ya da haksız olarak eleştirenler “devlet düşmanı”, övenler ise “devlet yanlısı, yandaş” oldu.

Bu sene 20 bin araç üretildi ancak seçim çalışmaları sebebiyle aksayan üretim, teslimatların aksamasıyla sonuçlandı; binlerce insan mağdur oldu. Ancak alıcılar Togg’daki bu gecikme karşısında sesini çıkaramadı. İlk siparişte kapora yatıranlar ödemelerini çok geç geri aldı ama ellerinden beklemekten başka bir şey gelmedi.

İşin bir de Türk otomotiv sektörü tarafında öne çıkan detayları var. Togg, Türkiye’de üretilen yerli ve millî otomobilimiz ama Türk otomotiv sektörü altındaki hiçbir çatı örgüte üye değil. Bunlardan ilki ve en önemlisi olan Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), Türkiye’de satış yapan tüm otomotiv şirketlerinin üye olduğu ve aylık satışlarını bildirdiği çok önemli bir çatı örgüt. Togg'un ODMD'ye üye olmama sebebini kimse bilmiyor. Evet, üye olmak mecburiyetinde değil ama derneğe üye olmaması ve satışlarını bildirmemesinin bir anlamı olup olmadığı merak konusu.

İkinci sırada Türkiye’de üretim yapan tüm markaların üye olduğu Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) geliyor. Gebze’de üretim yapan Togg, OSD’ye de üye değil. OSD Başkanı Cengiz Eroldu, bu konuya dair “Neden üye değil bilmiyorum. Üye olmak zorunda değil ama bu soruyu onlara sorsanız daha doğru olur” ifadelerini kullanıyor.

Türkiye’de hiçbir otomobil fuarına ve benzeri etkinliğe katılmayan Togg, ABD'deki büyük teknoloji fuarı CES'e her sene büyük masraflar yaparak katılıyor. Ne yazık ki ABD'deki bütün bu masraf, Türkiye’de 20 bin araç satılması için yapılıyor. Bildiğiniz üzere, Togg’un birinci ve tek pazarı şu anda Türkiye. Togg CEO’su Gürcan Karakaş da bu algıyı güçlendirmek için çalışıyor gibi görünüyor. Karakaş'a göre Togg bir "otomobil" değil, bir "akıllı cihaz"; Togg'un bir "otomobil fabrikası" değil bir "Gebze Kampüsü" var…

Kullanıcılarının şikayetlerini iletemediği, gazetecilerin eleştiremediği bir yerli ve millî otomobilimiz var. Her şeyde ayrıştığımız gibi, "alt tarafı bir araba" dediğimiz konuda da ayrışmayı başardık… 

Şu sıralar kimselerin sormaya cesaret edemediği soruyu da ilk biz soralım: Peki ileride iktidar değiştiğinde, bu ortaklık yapısı büyüteç altına alındığında Togg'a ne olacak?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

YAZARLAR

Ahmet Çelik

Otomobil Gazetesi, OtoDergi

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Otomobilin yeni rakibi: Faiz ve altın

Türkiye’nin otomobil pazarında uzun zamandır alışık olmadığımız bir tablo ortaya çıkıyor. Sorun, artık fiyat yüksekliği ya da krediye ulaşmada yaşanan zorluklar değil. Otomobilin karşısında şu anda çok daha güçlü iki rakip duruyor: Mevduat faizi ve yatırımcının altındaki yükseliş beklentisi.

Ahmet Çelik

·

14 Ağu 2026

Otomobilin yeni rakibi: Faiz ve altın
ParetoPareto

HİKAYE

İstihdam kıyametine doğru: Türkiye işgücünü AI’dan daha hızlı eğitebilir mi?

Tarih boyunca elektrikten bilgisayara kadar tüm yeni teknolojiler, işgücünün önemli bir bölümünü yerinden etti. Fakat tüm bu teknolojiler, işgücü piyasasında ciddi bir çalkantıya yol açarken yeni istihdam alanları da yarattı. Özellikle beyaz yakalı rolleri tehdit eden yapay zeka ise işgücü piyasasını çok daha derinden sarsıyor. Bu noktada Türkiye’nin işgücünü yapay zekadan daha hızlı eğitip eğitemeyeceği de merak konusu oluyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Ağu 2026

İstihdam kıyametine doğru: Türkiye işgücünü AI’dan daha hızlı eğitebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Türkiye turizminin kırılganlığı: Dış şoklar, daralan fiyat avantajı ve tatile erişim

Hanehalkı fertleri ile evden uzakta bir haftalık tatilin masraflarını karşılayabilecek durumda mısınız? Türkiye, dünyanın en fazla turist ağırlayan ülkelerinden biri olmasına rağmen ülkede yaşayan her iki kişiden biri bir haftalık tatilin masraflarını karşılayamıyor. 2026’da savaş, artan enerji maliyetleri ve değişen seyahat tercihleri dış turizmdeki kırılganlığı daha görünür hale getirirken, Türkiye’nin fiyat avantajı da daralıyor. İç turizmde ise daha fazla kişi seyahate çıksa da konaklama süreleri kısalıyor ve seyahatlerin büyük bölümü yakınları ziyaret amacıyla yapılıyor.

Hakan Bektaş

·

13 Ağu 2026

Türkiye turizminin kırılganlığı: Dış şoklar, daralan fiyat avantajı ve tatile erişim
ParetoPareto

HİKAYE

ZÜCDER: “Geçen yılki rakamları yakalamak bile başarı olur”

İhracattaki kaybın ürün grupları ve pazarlar arasında bu kadar ayrıştığı bir dönemde sektörün mevcut koşulları nasıl okuduğunu ZÜCDER yönetimiyle konuştuk. ZÜCDER Başkanı Burak Önder’in yanı sıra Başkan Yardımcısı Senur Akın Biçer, Levent Güven, Eyyüp Memur, Ahmet Acar ve Kısmet Şener’in de katıldığı görüşmede öne çıkan ortak görüş, sektörün rekabetçilik sorununun yalnız kur ve faiz üzerinden açıklanamayacağı yönünde.

Emircan Yaman

·

13 Ağu 2026

ZÜCDER: “Geçen yılki rakamları yakalamak bile başarı olur”
ParetoPareto

HİKAYE

Danışmanlığın geleceği: AI büyük dörtlüyü nasıl tehdit ediyor?

Deloitte, EY, KPMG ve PwC’den oluşan büyük dörtlünün bayrak taşıdığı yönetim danışmanlığı sektöründe ölçek, uzun yıllar boyunca rekabet avantajıydı. Fakat son yıllarda yapay zeka, bu denklemi büyük oranda değiştirmeye başladı. Daha önce kalabalık ekiplerin günlerce üzerinde çalıştığı görevleri çok daha az insanla tamamlamayı mümkün kılan bu teknoloji, küçük danışmanlık şirketlerinin büyük dörtlüyle arasındaki farkı daraltmasını mümkün kıldı.

Doğa Yurduneri

·

06 Ağu 2026

Danışmanlığın geleceği: AI büyük dörtlüyü nasıl tehdit ediyor?