

%21 oranlı bitmeyen hoş geldin faizi VOV Hesap ’ta Bireysel yatırımcıların güvenli yatırım araçları arasında vadeli hesaplar öne çıkıyor. Alternatif Bank 'ın vadesiz hesap özellikleri taşıyan tasarruf hesabı VOV Hesap , avantajlı %21 hoş geldin faizi oranıyla birikimlerini risk almadan kolayca değerlendirmek isteyenler için hiç kuşkusuz aradıkları fırsatı sunuyor. Müşterilerine her koşulda kazandıran VOV Hesap ; Hem yatırım yapmayı hem de birçok bankacılık işlemlerini gerçekleştirmeyi mümkün kılıyor. VOV’lular, hesaplarınının vadesini bozmadan, diledikleri zaman nakit ihtiyaçlarını karşılayabiliyor ve günlük olarak hesaplarında kalan para üzerinden faiz kazanabiliyor. Müşterilerine, “ bitmeyen hoş geldin faizi " ile 90 günlük hoş geldin faizi dönemi sonunda Alternatif Bank’tan kullanacakları ürünler için ek faiz kazandırıyor. VOV’lular, toplam 2 ürünle de hoş geldin faizinden her zaman yararlanabiliyorlar. VOV Banka Kartlarıyla yapılan harcamalarda kullanıcılarına 500 TL'ye kadar nakit iadesi fırsatı sunuyor. Bitmeyen hoş geldin faizi hakkında detaylı bilgi almak için bu bağlantıya uğrayabilir, VOV Hesap ayrıcalıklarıyla tanışmak için burayı ziyaret edebilirsiniz. Bu bağlantı üzerinden VOV Hesap başvuru formunu doldurarak görüntülü görüşmeyle kolayca VOV Hesaplı olabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Türk lirası, geçen hafta dolar karşısında %4’ün üzerinde değer kaybetti. Dolar kuru, 17 lirayı aşarak 2022 yılındaki en yüksek seviyelerine ulaşırken yıllık kayıp %30’un üzerine çıktı. Peki, kurdaki değer kaybı neden hızlandı?
Arka plan: Dolar/TL kuru, geçen sene oldukça hareketli geçen ayların ardından aralık ayında 18 seviyesini aşarak tarihi rekorunu kırmıştı. Ardından devreye sokulan Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemi, dolar kurunun 12 TL seviyelerine kadar inmesine neden oldu. Türk lirası, 2022’nin ilk çeyreğinde kısmen istikrarlı bir tablo sergilerken mayıs ayı itibarıyla hızlı bir yükselişe geçti.
Peki, neden? Türk lirasının dolar karşısında değer kaybetmesinin nedenleri arasında giderek sıkılaşan küresel piyasalar, artan cari açık ve KKM sisteminin sürdürülebilirliğine yönelik endişeler var. En önemli neden olarak ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) dünyadaki genel trendin aksine faiz artırımı konusunda oldukça muhafazakâr bir tutum sergilemesi yer alıyor.
- Türkiye’de enflasyon, mayıs ayı itibarıyla yıllık bazda %73,5 artış göstererek son 24 yılın zirvesine çıktı. Buna rağmen TCMB, yıl başından bu yana politika faizini %14 seviyesinde sabit tutuyor. Nitekim, TL’nin son bir haftadaki değer kaybında da bu politikanın devam edeceğine yönelik söylemlerin etkisi var.
Kim, ne dedi? Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Haziran’da yaptığı açıklamada “Bu iktidar, faizi artırmayacaktır. Faizi düşürmeye devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı. Aynı gün, Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati ise “Biz bir yol ayrımına gittik. Enflasyonla birlikte büyümeyi tercih ettik. Yoksa enflasyonu düşürmek için çok sert tedbirler alabilirdik,” açıklamasında bulundu. Açıklamalar sonrası dolar/TL kurundaki yükseliş hızlandı.
Önlemler etkili oldu mu? Kurdaki yükselişin devam etmesi üzerine ekonomi yönetimi, vatandaşların tasarruflarını TL cinsi varlıklarda değerlendirebilmelerinin teşvik edilmesi ve yatırımcı tabanının genişletilmesi için yeni bir önlem paketi açıkladı. Paketin açıklanacağına dair mesajlarla gerileyen kur, alınan önlemlerin açıklanmasının ardından yeniden yükselmeye başladı. Paketteki maddeler şu şekilde:
- Gelire endeksli senet (GES): Bu senetler, zarar etmesi mümkün olmayan bir kamu kurumuna endeksleniyor ve kupon ile ana para ödemeleri belirleniyor. GES’lerde getiri oranının, Hazine tahvillerinin bir miktar üzerinde olacağı ancak %30'ları bulmayacağı ifade ediliyor.
- Kredilere sınırlama: İhtiyaç kredileri yoluyla kredi genişlemesinin sınırlandırılması için tüketici kredilerinde vadeler kısıldı. 50 bin liranın altındaki krediler için 36 ay vade korunurken 50-100 bin TL arasına 24 ay, 100 bin TL üzerine ise 12 ay vade uygulanacak.
- Karşılık oranında değişiklik: TL cinsinden ticari nitelikteki nakdi kredilere %10 düzeyinde uygulanan zorunlu karşılık oranı %20’ye yükseltildi.
- Yabancılara swap imkânı: Yabancı yatırımcıların TL’ye erişimine sınırlı imkân tanıyan kamu yönetimi, bu duruşunu esnetme kararı aldı. BDDK’dan yapılan açıklamada, “yurt dışı yerleşiklere tahsisli swap imkânının getirilmesi” ifadesi yer aldı. Uzmanlar bu düzenlemeyi, açığa satış yapılmayacağı taahhüdüyle gelen yatırımcılara TL'ye erişim imkânı sağlanabileceği şeklinde yorumluyor.
- SPK ücretlerinde indirim: Yurtdışı yatırımcılara göz kırpan bir diğer adım ise SPK'nın sermaye piyasası ihraçlarına iştirak edecek yatırımcıların ödeyeceği SPK ücretlerinde indirime gidilmesi oldu.
Devamı gelecek mi? Hazine ve Maliye Bakanlığı, önlemlerin açıklanmasının ardından yeni bir açıklama ile serbest piyasa kurallarına vurgu yaptı. Açıklamada, serbest piyasa kurallarından taviz verilmeden TL kullanımını ve cazibesini artıracak uygulamalara devam edileceği belirtildi.

İnfografik: Taylan Kurt
Öte yandan: Türkiye’nin 5 yıllık risk primi (CDS) 800 baz puanı aştı. CDS, en son 2008 küresel finansal kriz döneminde 800 puanı aşmıştı. 2001 ekonomik krizinde ise 1300 puana kadar yükselmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Dolar kuru, 17 lirayı aşarak 2022'deki en yüksek seviyesine ulaşırken yıllık kayıp %30’u aştı. ABD’de enflasyon, %8,6 ile 40 yıllık zirvesini yeniledi. Elon Musk, 44 milyar dolarlık Twitter anlaşmasından vazgeçme tehdidinde bulundu.
13 Haz 2022

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zeka, dünyayı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir hızda değiştiriyor. Teknolojiyle etkileşime geçme biçimimiz kadar iş yapma şeklimiz, paraya ilişkin algımız ve toplumsal düzen de dönüşüyor. Alana yön veren teknoloji liderleri, bu teknolojinin yaratacağı düzenin nasıl görüneceğine dair birbirinden farklı gelecek senaryoları tasvir ediyor.

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?




