Türk sinema tarihi sil baştan: İlk film gösterimi İzmir’de yapılmış


Samandağ’da kadınlar Yaşam Boyu Öğrenim ile hayata hazırlanıyor
Diageo , faaliyet gösterdiği ülkelerde, eğitim ve istihdam alanlarında engellerle karşılaşmış kişilere konaklama sektöründe beceri katmaya yönelik Yaşam Boyu Öğrenim (Learning For Life) programını uyguluyor. Programın Türkiye ayağı ise…
Osmanlı döneminde halka açık ilk film gösterimininin 12 Aralık 1896’da İstanbul’da Galatasaray’daki Sponeck Birahanesi’nde yapıldığı kabul edilir. Bu bilginin kaynağı da Türk sinema tarihiyle ilgili ilk kitaplardan biri olan Nijat Özön’ün Türk Sinema Tarihi eseridir. Uzun yıllar referans eser olarak kabul edilen kitaptaki bu bilgi, sonraki dönemde pek çok yazar tarafından da kesin bilgi olarak kabul edilip tekrarlanır. Hatta sinema tarihimize ilişkin genel anlatıya şüpheyle bakan sinema yazarı Burçak Evren de birçok kitabında bu bilgili teyit eder.
Evren, en son 2022 yılında basılan İstanbul’un Yazlık Sinemaları Tarihi kitabında bu ilk gösterimin ilanına yer verdiği gibi gösterime katılan Ercüment Ekrem Talu’nun tanıklığını da bize aktarır. Yine bu kitaptan, bu ilk gösterimin halk arasında günlerce süren bir tartışmanın fitilini ateşlediğini ve bir heyecan dalgası yarattığını da öğreniriz.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Critics’ Choice Ödülleri belli oldu, En İyi Film ödülünü "Anora" kazandı. 30 edebiyatçının yaratıcı dünyalarının perde arkasını aralayan "Yazma Dersleri" çıktı. Olkan Özyurt, sinema tarihimizi değiştiren ilk film gösterimini yazdı.
09 Şub 2025

YAZARLAR

Olkan Özyurt
Kültür-sanat yazarı, sinema eleştirmeni. 2000 yılında Radikal gazetesi kültür-sanat servisinde gazeteciliğe başladı. 2008’de Sabah gazetesine geçerek kültür-sanat sayfasının yönetimini üstlendi. 2012'de hafta sonu eklerine geçti. 10Haber.net’te kültür sanat editörü olarak çalıştı. Sinema ile ilgili yazıları ve film eleştirileri Arka Pencere, Empire Türkiye, Sinema dergilerinde yayımlandı.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.





