Türkiye, Avrupa’dan Çin’e çekilen gümrük duvarının neresinde?

Avrupa Komisyonu, Çin'den gelen düşük değerdeki ürünlerin Avrupa pazarındaki etkisini sınırlandırmak amacıyla küçük paketlere yeni bir gümrük vergisi uygulayacağını açıkladı. Shein, Temu ve Alibaba gibi Çin merkezli platformlardan gelen ucuz ithalat çığını frenlemek amacıyla Avrupa Komisyonu, 150 euro altındaki paketlere uygulanan gümrük muafiyetini kaldırarak sabit vergi getiriyor.
Mevcut uygulamada tüketiciler; hızlı moda ürünleri, kozmetik ve oyuncaklar da dahil olmak üzere değeri 150 euroya kadar olan ürünleri "de minimis" muafiyeti kapsamında gümrük vergisi ödemeden satın alabiliyordu. Bu düzenlemeyle Avrupa'daki geleneksel perakende sektörünün korunması ve alışveriş caddelerindeki ticari hareketliliğin zayıflamasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
YAZARLAR

Pelin Cengiz
Gazeteci. Gazete ve televizyonlarda muhabir, editör, ekonomi müdürü, yazar ve programcı görevlerini üstlenen Cengiz, makroekonomi ve iş dünyası alanlarında haberler üretiyor. İkinci bir uzmanlık alanı olarak ekoloji alanında enerjinin finansmanı, iklim krizi, çevre mücadeleleri ve tarım ekonomisi üzerine çalışıyor.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.

BYD, bu yıl Manisa’da kurmayı planladığı fabrikayı askıya aldı. Çin merkezli otomobil şirketinin hükümetle hangi şartlarda sözleşme imzaladığını bilmeyen hemen herkes, BYD Türkiye’yi linç yağmuruna tuttu. Hem hükümet yetkilileri hem BYD bu konuda sessiz kalınca “Arka planda ne oldu?” sorusunun yanıtının peşine düştük.

Bu yaz kep atan milyonlarca öğrenci, belirsiz bir işgücü piyasasına ilk adımını attı. Silikon Vadisi şirketleri ve Wall Street devleri, son yılların en gözde ilk basamaklarından biriyken artık gayrimenkul sektörü de Z kuşağının yeni gözdesi hâline geldi. Pandemi, savaş ve ekonomik gerilemenin getirdiği tüm olumsuzluklara rağmen sektör, iş hayatında daha fazla esneklik arayan genç profesyoneller için bir cazibe merkezine dönüştü.

Elon Musk’ın SpaceX’in halka arzı sonrası kısa süreliğine de olsa dünyanın ilk dolar trilyoneri unvanını alması, ekonomist Ingrid Robeyns tarafından ortaya atılan “limitaryanizm” kavramını bir kez daha gündeme taşıdı. Tıpkı “yoksulluk sınırının” temel yaşam için gerekenleri belirlemesi gibi, aşırı zenginliğin ne zaman zararlı hale geldiğini gösteren bir “zenginlik sınırına” ihtiyaç olduğunu düşünen Robeyns’e göre, aşırı servet yoğunlaşması adaleti zedeliyor, demokrasiyi baltalıyor, ekolojik aciliyetlerle bağdaşmıyor.

Günümüzde herkese hitap eden evrensel bir "kitle markası" hâline gelmek oldukça nadir ve istisnai bir durum. İçe kapanan bu yeni pazarda sürdürülebilir büyümenin daha gerçekçi yolu; tüketicinin dünyasına zorla girmeye çalışmak değil, onun kendi etrafında ördüğü o yakın güven çemberinin içine organik, samimi ve ticari olarak davet edilebilir bir paydaş olarak dahil olmayı başarabilmekten geçiyor.




