UAW'nin sıradaki hedefi 13 yeni otomobil üreticisi


%47'ye varan TL vadeli mevduat faiz oranı Odea 'da
Tüm güzelliklerin merkezinde kendimizin olacağı bir yıl hayal ediyoruz. Bereketi bol, kahkahası bol, huzuru bol, birikimi bol bir yılda yatırımın merkezinde olmak istiyoruz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Birleşik Otomotiv İşçileri (UAW) sendikası, Detroit Üçlüsü'ne (Ford, Stellantis, General Motors) karşı başlattığı grevle elde ettiği kazanımları genişletmek için sendikalı olmayan 13 otomobil üreticisinin 150 bin çalışanını daha örgütlemeyi planlıyor. Bu üreticiler BMW, Honda, Hyundai, Lucid, Mazda, Mercedes, Nissan, Rivian, Subaru, Tesla, Toyota, Volkswagen ve Volvo.
- Anlaşma neydi? UAW, Ekim ayı sonunda Detroit Üçlüsü ile 4,5 yıllık sözleşme süresince %25 ücret artışını da içeren bir anlaşmaya varmıştı.
- Bir adım geriden: UAW Başkanı Shawn Fain, Detroit Üçlüsü ile imzalanan rekor sözleşmelerden sonra, ABD merkezli diğer otomotiv operasyonlarını da örgütleme sözü vermişti. Fain, yaptığı açıklamada "2028'de pazarlık masasına döndüğümüzde, bu sadece Üç Büyükler'le değil, Beş ya da Altı Büyükler'le olacak" ifadelerini kullanmıştı.
- Gelişmeler: Toyota'nın birçok fabrika çalışanı UAW ile birlikte sendikalaşma çabalarını koordine ediyor. Konuya yakın kaynaklara göre, Toyota'nın Georgetown, Kentucky'deki fabrikasında işçiler UAW ile ortaklaşa bir gönüllü örgütlenme komitesi kurdu bile. Kuruluşu sendika için destek oluşturmanın ilk adımı olan komite, ülke genelindeki Toyota operasyonlarını örgütlemeye yönelik olarak UAW yetkilileriyle doğrudan görüşüyor.
- Sektörden yansımalar: UAW'nin Detroit Üçlüsü ile anlaşmasının ardından Toyota, Honda ve Hyundai de dahil olmak üzere birçok şirket çalışanlara ücret artışı açıkladı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim İçin 350 Derneği ile SEFİA, BIST 30 şirketlerinin iklim karnelerini inceledi. OECD ve ACEA verilerine göre, AB ülkelerinde otomobilden alınan KDV oranı %17-27 arasında değişirken bu oran Türkiye’de %20 oldu.
01 Ara 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ray-Ban ve Oakley gibi popüler markaların çatı şirketi EssilorLuxottica, son dönemlerde ticari performansından çok kurucu ailenin içinde yaşanan iktidar mücadelesiyle gündeme geliyor. Şirket, yönetime duyulan güvensizlik nedeniyle son bir yılda %40’ın üzerinde değer kaybederken yatırımcılar, aile içindeki anlaşmazlıkların akıllı gözlük pazarının da büyüdüğü bir dönemde EssilorLuxottica'nın geleceğini nasıl etkileyeceğini sorguluyor.

Ekim ayında düzenlenen SAP Executive Summit Türkiye’de, “Kazanmanın Anatomisi” başlıklı oturumda Formula 1’in iki efsane pilotu David Coulthard ve Mika Häkkinen konuşmacıydı. Coulthard ve Häkkinen’i dinlemek, yarışları takip ederken düşündürdükleri bazı konuları iş dünyası açısından yeniden değerlendirmemize vesile oldu. Özellikle de teknolojiye yapılan yatırımlarla insanın gelişimine ayrılan emek arasındaki ilişkiyi…

Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.



