UEZ 2023: Bankacılık ve finans nasıl dönüşecek?

Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Aşan, İstanbul Finans Merkezi'nin ilk etabının açıldığını, ikincisinin de çok kısa sürede açılacağını belirtti
UEZ 2023: Bankacılık ve finans nasıl dönüşecek?

27 Nisan - Habitat Derneği - Spektrum
Habitat Derneği ile birlikte

Habitat Derneği’nden: Gençliğin İyi Olma Hâli Raporu Türkiye’deki gençlerin durumuyla ilgili en kapsamlı araştırmalardan birini sunan Gençliğin İyi Olma Hâli Raporu , Habitat Derneği ve Infakto RW ortaklığıyla beşinci kez yayımlandı. Nedir? Habitat Derneği’nin iki yılda bir yürüttüğü araştırmaların çıktılarını sunan Gençliğin İyi Olma Hâli Raporu ’nun beşinci edisyonu, bir ay boyunca 28 farklı ilde 18-29 yaş arası 1.228 gençle yüz yüze görüşme yoluyla oluşturuldu. Rapora göre ; 2017 yılında yaşamdan memnun olan gençlerin oranı %70,8 olarak kaydedilirken, bu yılki araştırmada bu oran %45,6 olarak ölçüldü. Gelecekten umutlu olduklarını belirten gençlerin oranı ise 2017’den bu yana %66,6 ’dan %43,7 ’ye geriledi. Çalışan gençlerin yaşamdan memnuniyet oranı %47,1 , öğrencilerin %51,8 iken yaşam memnuniyeti en düşük olan grubun %28 oranla iş arayan gençler olduğu tespit edildi. Maddi durumlarından memnun olan gençlerin oranı %38,3 olarak ölçülürken, gençlerin %35,8 ’inin aylık kişisel gelirinin 3 bin lira ve altında olduğu görüldü. Gençlerin ifade ettiği en büyük sorunlarsa enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik, kira artışları ve sokaklardaki şiddet. 6 Şubat depremlerinde arkadaşlarını kaybedenlerin oranı %19,2 , aile veya akrabalardan kayıp verenlerin oranı %8,5 , eğitimine ara vermek/kaydını dondurmak zorunda kalanların oranı %3,7 ve taşınmak zorunda kalanların oranı %3,2 olarak belirlendi. Gençliğin İyi Olma Hâli Raporu ’na buradan ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin 100. Yılda Bankacılık ve Finansın Yeni Vizyonu isimli paneli, NGN Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su İnanç Erol moderatörlüğünde; Citibank Türkiye Genel Müdürü Emre Karter, T.C. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan, Neohub Genel Müdürü & Deniz Ventures ve Deniz Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Gürhan Çam ve TSKB Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Murat Bilgiç'in katılımıyla gerçekleşti.

🗣️ Ne dediler?

  • NGN Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su İnanç Erol:

“Finans ve bankacılık sektörü dijitalleşmede öncü ve örnek olan bir sektör. Bankalarımızın teknoloji şirketleri var ve serbest ihracat yapıyorlar. Özellikle bölgesel oyuncu olduğumuz için dünyaya da hizmet verdiklerini, sattıklarını görüyoruz. Yatırım ve kalkınma bankaları yüksek fayda sağlıyorlar”

  • Citibank Türkiye Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Emre Karter:

“Tedarik zincirlerinin kırılganlığı ve güvenliği, aslında pandemi öncesinde ticaret savaşları ile başlayan bir süreç ve bu süreç hala devam ediyor. Sadece versiyonlar farklılaşıyor. Pandemi en çok da tedarik zincirlerini vurdu. Sonrasında gelişen Rusya -Ukrayna savaşı, değerli tahıl ürünlerini etkilenmesi, dünyada son 5-10 yılda dalgalanan navlun fiyatları, dünyanın artık hemen hemen her ürünün içerisinde olan çip tedariğinin sadece bir tarafa odaklı ve bağımlı gelmesi, pandemi sonrasında da dünyanın birçok üreticisinde kapanmaların devam etmesi göz önüne alındığında açıkçası artık dünya eski düzeninde değil ve kartlar yeniden dağıtılacak. Ticaret 1930’lardan bu yana ilk defa geçtiğimiz sene sonu ve bu senenin başında artış hızının altında kaldı. Tedarik zincirlerinin yakın pazarlara taşınması da bunun nedenlerinden biri oldu. Artık ürün üretip dünyanın bir ucuna gönderilmesi durumu çok verimli değil, çünkü üretimin yerelleşmesi ve yakın pazarlara taşınması hayatımızın bir gerçeği. Doğu batı ekseninde Çin gibi ülkelerin yarattığı deniz rotası bağımlılığı söz konusu. Ancak bu durum çeşitlenecek. Demir ve karayolu önemli hale geldi ve kapasitesinin artırılması ile Türkiye kendini öne çıkarabilir. Türkiye 20-30 yılda geniş sanayi, insan gücü ve esnekliği, sağlık ve lojistik gibi alanlarda ürettiği kapasite ile Almanya ve Hindistan arasında üretim yetkinliği açısından değerlendirildiğinde, Türkiye ile rekabet edebilecek başka bir ülke yok. Aradan sıyrılabileceğimiz bir döneme doğru gidiyoruz.” 

  • T.C. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan:

“Her şey normal olduğunda ve engel çıkmadığında, bu bankacılık nereye doğru gider ve bankacılık için karşılaşılması muhtemel krizlerde nasıl tepkiler ve sonuçlar olabilir konusu tartışılmalı. Bu perspektif teknoloji bazında değerlendirildiğinde, daha standart ve neyin nereye gideceğinin belirli olduğu bir alan olduğu görülüyor. Sürdürülebilirlik konusunda dünya, sonunda çevre kirliliği ile mücadelenin sadece klasik mücadele yöntemleriyle olmayacağını, kirletenlerin de bilinçlenmesi gerektiğini anladı. Teknolojinin gelişimi, emek dediğimiz şeyin azalması ile ifade edilebilir. Yeni gelişmelerle daha az emek kullanılarak çok iş yapmanın önü açıldı. Ancak üretim konusunda bir azalma söz konusu değil. Azaltılan emek, iş alanlarında boşluk yaratmıyor. O emek yeni alanlara kanalize oluyor ve yeni alanların ortaya çıkmasına fırsat tanıyor. Bankacılık dahil olmak üzere bütün sektörlerde çok daha az insan kaynağının ve el emeğinin kullanıldığı, ama o emeğin yeni sektörlerde başka alanlarda değerlendirildiği bir yolda ilerliyoruz."

  • Neohub Genel Müdürü, Deniz Ventures ve Deniz Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Gürhan Çam:

“Bankacılık sektörü hem güvenilirlik hem inovasyon hem de teknoloji ihraç etmek konusunda tüm Türkiye’nin gurur duyması gereken bir sektör. Ülke olarak çok farklı bir yerdeyiz. Yaptığımız işler tüm dünyaya örnek oluyor. Yine tüm dünyaya örnek olacağımız ‘açık bankacılık’ kanunen geriden gelse bile ilham verecek düzeyde. İnovasyon ve teknoloji kanımızda var ve bence Türkiye bankacılık sektörü olarak ilham vermeye devam edeceğiz. Biz ne yaparsak yapalım üç sene içerisinde dünyada lider olacağız ve Türk bankacılık sektörüne ihracı tanımlayacağız. Günümüz Avrupası bizim 5 sene önce yaptığımız şeylerle alakalı daha yeni kanunlar çıkarıyorlar. Ama Türkiye olarak bizim tanımladığımız ve şekillendirdiğimiz bankacılık sektörünün kanun kısmının gelişmesi gerekiyor” 

  • TSKB Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Murat Bilgiç:

“Kalkınma bankaları, regülasyonun çok iyi kullanıldığı ve ekiplerin iyi çalıştığı bir sektör. Başardıklarına baktığımızda, art arda olan krizleri iyi yönettikleri görülüyor. Kalkınma bankaları, özellikle son 30 yıllık dönemde, sürdürülebilirlik ve kapsayıcı temalı nitelikli fonları ülkeye getirdiler ve bu amaçlara uygun olarak kullandırdılar. Ticari bankalardan en önemli farkları bu. Getirdikleri kaynakların amacına uygun kullandıklarının hesabını vermek durumundalar. Toplamda 52 banka var ki bunların 16’sı yatırım ve kalkınma bankası. Türkiye gibi gelişmekte olan ülke için pay çok da küçük değil, çünkü dönüştürülebilirlik özelliği ve kullanılan kaynaklar çok daha yüksek. Ayrıca kalkınma bankalarımızın hepsi çok ciddi sürdürülebilirlik ekseninde hareket ediyorlar. Temalara, amaçlanan hedeflere uygunluğu teyit edilerek kaynak kullanılıyor. Şube bankacılığı yapılmıyor. Ona rağmen daha küçük işletmelere bu kaynakları eriştirerek ticari bankalarımız üzerinden aktarılıyor. Temalara uygun olduğunu TSKB olarak biz denetliyoruz. Bu bağlamda dönüştürücü fonksiyonu çok önemli. Bu şekilde bütün sektör dönüşüm sağlıyor.”


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🚢 Bankalara telaş, dostlara petrol

Küresel bankacılık krizi nasıl başladı? Bulaşıcılık boyutu ne kadar ve ne gibi tedbirler alınıyor? Rusya tavan fiyat uygulamasında nasıl bir değişikliğe gitti?

01 May 2023

Habitat Derneği ile birlikte
Fotoğraf: The New York Times

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

16 Eyl 2026

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?