Unicorn devri kapandı mı?


Küresel pazarlar için sınırlar kalkıyor: Innogate Uluslararası Hızlandırma Programı İTÜ ARI Teknokent farklı aşamalardaki teknoloji tabanlı girişim ve Ar-Ge şirketlerine katkı sunacak birçok program ve platform yürütüyor. Öne çıkan çalışmaları arasından Innogate Uluslararası Hızlandırma Programı , Birleşik Krallık pazarına giriş için sınırları kaldırıyor. Nedir? Teknoloji firmalarının yereldeki başarısını küresel pazarlarda da sürdürmesini sağlamak amacıyla İTÜ ARI Teknokent tarafından yürütülen Innogate , sınırları aşmak isteyen yerli teknoloji firmalarına 10 yıldır destek sağlıyor. 15 edisyonunda ABD pazarına yönelik tasarlanan program, bu yıl, 3’üncü kez Birleşik Krallık pazarına yönelik gerçekleştirilecek. Nisan ayında başlaması planlanan programın 18’inci dönem başvuruları devam ediyor . Nasıl? Program, teknoloji firmalarına rehberlik ederek; yeni pazarlara uygun iş modeli geliştirme metotları, küresel pazarlama/satış teknikleri, uluslararası bağlantılara erişim gibi destekleri 360 derece bir hizmetle sunuyor. Neden önemli? 18’inci dönemine hazırlanan Innogate programından bugüne kadar 229 yerli firma faydalanarak küresel pazarlardaki ölçeklerini dört kat artırdı, ABD’de ise 15 kat ihracat artışı sağladı. Küresele açılmak ve ölçeğini büyütmek isteyen tüm yerli teknoloji şirketleri, Innogate Uluslararası Hızlandırma Programı hakkında detaylı bilgi almak ve başvuruda bulunmak için www.innogate.org adresini ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
ABD merkezli teknoloji şirketlerinin toplam piyasa değeri 2023 yılı başından bu yana %70 artarak 10 trilyon doları aştı. Elbete, yapay zeka teknolojileri tarafındaki beklentiler bu artışta büyük rol oynadı.
Ancak: The Economist'in değerlendirmesine göre bu büyüme, ABD'deki start-up ekosisteminin eski dinamik günlerine geri döndüğü anlamına gelmiyor. WeWork gibi örnekler ve VC (risk sermayesi) yatırımlarındaki düşüş, bir süredir hâkim olan atmosferi doğrudan etkiledi ve "unicorn" sayısında büyük bir düşüş yaşandı. Bu düşüşün temel nedeni, ucuz para döneminin sona ermesi oldu.
- Araştırma şirketi PitchBook'a göre, risk sermayesi şirketleri 2023'te ABD'ye sadece 170 milyar dolar, yani 2021 seviyelerinin yarısı kadar yatırım yaptı. 2021'de 344, 2023'te ise yalnızca 45 şirket unicorn seviyesine yükseldi.
Şimdi: Toplam değeri 2,4 trilyon dolar olan 700'ün üzerinde unicorn var ve yatırımcılar bir önceki yıl aldıkları hisseleri nasıl satacaklarını düşünüyor. Halka arz seçeneği piyasa istikrarsızlığı sebebiyle tercih edilmezken kurumsal alıcılara yapılacak satışlar büyük teknoloji şirketlerinin soruşturmaları nedeniyle geri planda kalmış durumda. Başka bir özel yatırımcıya satış opsiyonu ise, şirket piyasa değerlemeleri son fon toplama değerlemelerin altında olduğundan cazip değil.
Değerlendirme: Bu gelişmeler, teknoloji sektöründe sağduyunun yeniden kazanıldığına işaret ediyor. Günümüzde, büyümenin maliyete değil tasarrufa dayandırıldığı iş modelleri yaygınlaşıyor. Kurucular tutumluluk kavramını yeniden keşfettiğinden birçoğu işe alımlarda temkinli davranıyor, bu da pandemi sırasında artış gösteren "yetenek yarışıyla" çarpıcı bir tezat oluşturuyor. Ayrıca günden güne popülerleşen yapay zeka teknolojileri sadece yeni iş fikirleri sunmakla kalmıyor, aynı zamanda daha az kaynakla daha fazlasını yapabilme olanağı sağlıyor.
Yani uzun vadede, unicorn dönemi özlenmeyebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2024 yılının en değerli 30 pasaportunun 23'ü Avrupa ve Birleşik Krallık, üçü Asya, ikisi ise hem Kuzey Amerika hem de Okyanusya'dan. Türkiye, 118 ülkeye vizesiz erişimle 54. sırada geliyor.
26 Şub 2024

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



