Verilerle enflasyonla mücadele

Vatandaşın temel gündemi enflasyon, yoksulluk, geçinememek iken gençler, yaşanan ekonomik ve siyasi ortamdan ötürü hayal kurmaktan uzaklaştı; gelecekleri belirsiz bir hâlde, geniş halk kitleleri umutsuz. Peki herkes için durum aynı mı? Hayır aynı değil.
Verilerle enflasyonla mücadele

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Türkiye’de siyasal açıdan birçok farklı gündem maddesi her gün önümüze gelse de vatandaşın gündemi aslında uzun yıllardır hep aynı. Yüksek enflasyona bağlı düşük gelir düzeyi ve sürekli fakirleşen geniş halk kitleleri ile karşı karşıyayız. 

Vatandaşın temel gündemi enflasyon, yoksulluk, geçinememek iken gençler, yaşanan ekonomik ve siyasi ortamdan ötürü hayal kurmaktan uzaklaştı; gelecekleri belirsiz bir hâlde, geniş halk kitleleri umutsuz. 

Peki herkes için durum aynı mı? Hayır aynı değil. 

Geçen hafta Türkiye Gelir Dağılımı 2023 verilerini sizlerle paylaşmıştım. Yazıyı okuyamayanlar için küçük bir hatırlatma yapalım:

2021 yılından 2022 yılına geçtiğimizde:

  • En yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,7 puan artarak %48,7'ye çıkarken, en düşük gelire sahip %20'lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan artarak %6,1 olmuş. 
  • En yüksek gelir grubuna sahip %20’nin geliri bir yılsa 0,7 puan artmış. Bu grubun 100 birimlik toplam gelir içerisinde sahip olduğu pay %48,7. 

Rakamlar bir şey ifade etmiyorsa şöyle bakalım. Ülke nüfusu yaklaşık 86 milyon. Bunun %20’si yaklaşık 17,2 milyon. Yani aslında hemen hemen bir Hollanda nüfusu. 17,2 milyon kişi toplam gelirin neredeyse yarısını alıyor. Şimdi sanırım daha anlamlı hale geldi. Bunların payı bir yılda %0,7 artmış. Yani zengin daha zengin olmuş…

Şimdi bu veri aklınızda dursun, yeniden buraya geri döneceğim. 

Enflasyonla mücadele sırasında merkez bankaları, bir taraftan para politikasına ilişkin kararlar alırken diğer taraftan halkın beklentilerini de yönetmeye çalışırlar. Beklentiden kastığımız "enflasyonun düşeceğine ilişkin beklenti"dir. 

Geçen haftalarda İngiltere Merkez Bankası tarafından bir çalışma notu yayımlandı: Dario Bonciani, Riccardo M. Masolo ve Silvia Sarpietro'nun imzasıyla çıkan "How food prices shape inflation expectations and the monetary policy response?"

  • Bu çalışmaya göre gıda fiyatları, enerji fiyatları ve ulaştırma fiyatlarındaki yükseklik toplumun enflasyon beklentilerini doğrudan etkiliyor. 

Benzer bir çalışma Koç Üniversitesi ve Konda Araştırma Şirketi tarafından her ay yayımlanan Türkiye Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi'nde (TEBA) de göze çarpıyor. Eylül 2024 verisine göre hanehalkının yılsonu enflasyon beklentisi %94. Bir önceki ay bu beklenti %96 iken geçen bir ayda sadece 2 puanlık bir iyileşme olmuş. 

Peki hanehalkı neye göre karar veriyor diye baktığımızda market gıda fiyatları (%82,2), döviz kuru ve altın fiyatları (%68,3), akaryakıt, ulaşım fiyatları (%61,4) ile ilk üçte yer alıyor. Her iki çalışmada da hemen hemen aynı sonuçlar çıkmış. 

  • Ülke genelinde enflasyonun düşeceğine yönelik beklentiler oluşmadan enflasyonu düşürebilmek mümkün değil. 

Diğer taraftan Merkez Bankasının en son Para Politikası Kurulu Toplantısı metnine baktığımızda ikinci paragrafta enflasyonla ilgili olarak şu cümleler dikkat çekici:

"Eylül ayında enflasyonun ana eğilimi bir miktar yükselmiştir. Üçüncü çeyreğe ilişkin göstergeler yurt içi talebin yavaşlamaya devam ederek enflasyondaki düşüşü destekleyici seviyelere yaklaştığını ima etmektedir. Temel mal enflasyonu düşük seyretmeye devam ederken, hizmet enflasyonundaki iyileşmenin son çeyrekte gerçekleşmesi beklenmektedir. Enflasyondaki iyileşmenin hızına dair belirsizlik ise son dönemdeki veri akışı ile artmıştır."

Merkez Bankası mal enflasyonunu bir şekilde kontrol altına aldığını ancak hizmet enflasyonun hâlâ başa bela olduğunu söylüyor. Bana kalırsa enflasyondaki iyileşmenin hızına dair belirsizliğin arttığına ilişkin söylem içten, çok da alışık olmadığımız bir doğru açıklama. 

Hep söylerim en iyi iletişim verileri saklayarak değil, doğruyu söyleyerek olur. Türkiye’de enflasyona ilişkin beklentilerin bir türlü düzelmeyişinin sebeplerinden biri de şu ya da bu şekilde verilerin inandırıcılığının kalmamış olması. Bu gerçek yadsınamaz. 

Talep konusuna geldiğimizde bunu yönetebilmek Merkez Bankası'nın dışında başkaca çabalar gerekiyor. TÜİK tarafından 22 Ekim 2024 tarihinde açıklanan Hanehalkı Yurt İçi Turizm, II. Çeyrek verileri de bu anlamda önemli bir kaynak.

  • Nisan, Mayıs ve Haziran aylarından oluşan 2024 yılı 2. çeyreğinde, yurt içinde ikamet eden 16 milyon 148 bin kişi seyahate çıkmış. 

Şimdi lütfen yazının ilk başına dönün ve en yüksek gelir grubuna sahip ilk %20’nin gelirinin ne kadar arttığına ve sayısına bakın. Hemen hemen aynı sayı değil mi? Evet dediğinizi duyar gibiyim. 

  • Hane halkı Yurt İçi Turizm, II. Çeyrek verilerine geri döndüğümüzde 2024 yılı ikinci çeyrekte seyahat eden kişi sayısı işte bu %20’lik grup. "Ülke ekonomisi kötü diyorlar ama her yer tıklım tıklım dolu. Otellerde yer bulunmuyor’" diyenlere saygı ile sunulur. 

Bir başka alt veri daha var bu verilerde. Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2024 yılının 2. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %115,8 artmış. İşte size gerçek enflasyon. Hane halkının yıl sonu enflasyon beklentisi de hemen hemen bu seviyelerde. Hane halkının enflasyona ilişkin tahmininin piyasa katılımcılarına göre çok daha doğru olduğunu da hatırlamakta fayda var. 

Merkez Bankası enflasyonla mücadelede yalnız. Para politikasına destek olan bir maliye politikası yok. Maliye politikasının sadece gelir ayağının artırılması düşünülüyor. Bu gelir artışı da orta ve düşük gelir grubuna doğrudan etki yapacak vergi artışları ile sağlanmaya çalışılıyor. 

Kamu tasarruf yapıyor mu? Hayır tasarruf kelimesi onların sözlüklerinde yer almıyor. Ülke sanki Norveç gelir düzeyine sahipmiş gibi harcamaya devam. 

En üst gelir grubuna ilişkin bir tasarruf var mı? Yok. 

Geçen hafta Nas Ekonomisi’nin bir siyasi tercih olduğunu düşündüğümü söylemiştim. İşte bu gruba yönelik olmaması da bir başka siyasi tercih diye düşünüyorum. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

📈 İşlemler yeniden başlıyor

Yurt içinde piyasaların 1,5 gündür kapalı kaldığı bir tatil döneminin ardından işlemler tekrar başlıyor. Resmî tatil nedeniyle oldukça sakin olan haber akışı da tekrardan hareketleniyor.

30 Eki 2024

AA

YAZARLAR

Prof. Dr. Burak Arzova

Akademisyen. 1994 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun olmasının ardından araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1996 yılında yüksek lisans, 2000 yılında doktorasını tamamlayan Arzova, 2004 yılında doçent, 2009 yılında da profesör oldu. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi, Muhasebe-Finansman Ana Bilim Dalı’nda öğretim görevlisi.

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Piyasa hazin sonu görüyordu: Manipülasyonun borsa mekanizması nasıl işledi?

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Pelin Cengiz

·

30 Eyl 2026

Piyasa hazin sonu görüyordu: Manipülasyonun borsa mekanizması nasıl işledi?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Fonların tasfiyesi için hangi senaryolar öne çıkıyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?

Emircan Yaman

·

30 Eyl 2026

Fonların tasfiyesi için hangi senaryolar öne çıkıyor?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

ABD’nin 'kripto devrimi': Kongre’de neden duvara çarptı?

ABD’nin kripto piyasasını baştan aşağı düzenlemeyi amaçlayan Clarity Act yasa tasarısı, geçtiğimiz günlerde Senato’da kritik eşiği aşamadı. Ancak, tasarının başarısızlığı sadece kripto sektörünün düzenleme beklentisini değil, Washington’daki güç dengelerini, bankaların stablecoin endişelerini ve Trump ailesinin kripto yatırımları etrafındaki etik tartışmayı da görünür hale getirdi

Pelin Cengiz

·

28 Eyl 2026

ABD’nin 'kripto devrimi': Kongre’de neden duvara çarptı?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Haftalık takvim: İstihdam verileri radarda

Bu hafta önceki haftaya kıyasla daha yoğun bir veri akışı bekleniyor. Yurt içinde işgücü ve dış ticaret istatistikleri, İSO Türkiye İmalat PMI ve İstanbul enflasyonu öne çıkarken, yurt dışında ABD istihdam verileri, PCE verisi, Avro Bölgesi öncü enflasyonu ve Çin PMI verileri ön planda.

28 Eyl 2026

Haftalık takvim: İstihdam verileri radarda
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Fed sonrası küresel tahvil piyasalarında neler oluyor?

Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

Eren Kuru

·

24 Eyl 2026

Fed sonrası küresel tahvil piyasalarında neler oluyor?