Wall Street'in Çin çıkarması

Wall Street bankaları ticaret savaşının gölgesinde Çin'deki pozisyonlarını güçlendiriyor.
Wall Street'in Çin çıkarması

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İllüstrasyon: Kemal Şanlı
İllüstrasyon: Kemal Şanlı

3 Kasım’da sandıktan ister Trump çıksın ister Biden. Mavilerin ve kırmızıların Çin'le olan rekabete bakışı bipartisan sayılır. Başkanlık seçimine kısa bir süre kala Beyaz Saray, Çin'le rekabet kapsamında elle tutulur bir strateji oluşturmuş gözüküyordu. Çin merkezli teknoloji şirketlerinin tedarik zincirlerinin hedef alınması, operasyonlarının engellenmesi ve 5G anlaşmalarına diplomatik duvarlar çekilmesi Vaşington'un ilk bakışta akla gelen bazı önlemleriydi. Kısaca dünyanın en büyük iki ekonomisi, birbiriyle olan bağlarını kopartmaya devam ediyordu. ABD'de TikTok'a erişimin, Çin'de ise Apple'ın tedarik zincilerinin geleceği soru işaretleri yaratıyordu. Ancak geçtiğimiz haftalarda Wall Street'in finans devleri, ticaret savaşının gölgesinde Çin pazarında etkilerini artırmaya başladı. 30 yıldır kapıyı çalan ancak pek bir sonuç alamayan Wall Street, Çin'in finans sektöründe duvarlarını indirmesiyle Şanghay'a ufak ufak yerleşmeye başladı...

Önce yatırım yönetimi şirketi Vanguard, genel merkezini Hong Kong’dan Şanghay’a taşıdı. Ardından Çin’in sermaye piyasaları kurumu, New York merkezli BlackRock’a şehirde bir yatırım fonu kurması için yeşil ışık yaktı. Ayrıca ABD merkezli finans devi JP Morgan'ın 1 milyar dolar karşılığında Çin’deki ortak fon yönetimi girişiminin kontrolünü eline alabileceği basına çoktan yansımıştı. Peki, Wall Street’in Çin’e olan hevesi finans sektörünün “Doğu”ya göç ettiğinin bir göstergesi midir?

  • BlackRock: Çin ve ABD arasında tırmanın gerilim, BlackRock CEO'su Larry Fink'i şirketinin önceliklerinden alıkoymuyor. Çin'de daha fazla genişlemek isteyen ve ortaklarla görüşmelere devam eden şirket, Çin'in düzenleyici kurumundan aldığı onayla China Construction Bank ve Singapur merkezli Temasek Holding'le ortak bir girişim için el sıkıştı. 7,3 trilyon dolara yön veren BlackRock, on yıldan uzun bir süredir Çin'de faaliyet gösteriyor. Şirket, 2017'de Şanghay'da operasyonlara başlamasıyla bölgenin tamamıyla yabancı kaynaklı ikinci varlık yöneticisi oldu. 
     
  • Vanguard: Dünyanın en büyük ikinci varlık yöneticisi, Çin'in yeni ulusal güvenlik yasasını takiben Hong Kong'dan Şanghay'a taşınması ve Japonya operasyonlarını sonlandıracağını açıklamasıyla gündeme oturdu. 5,7 trilyon dolara yön veren grubun Asya-Pasifik ofisleri arasında Pekin ve Melbourne de bulunuyor.
     
  • JPMorgan: 2006-2013 yılları arasında JPMorgan, Çin operasyonları özelinde yüzlerce stajyeri ve tam zamanlı çalışanı hükümet yetkililerin rızasıyla işe almış ve ABD'de görülen bir dava sonucu 264 milyon dolarlık bir ceza ödemişti. Geçtiğimiz aylarda Pekin'in yatırım fonlarını yabancı şirketlere açmasıyla gündeme gelen JPMorgan, %51 hisseye sahip olduğu China International Fund Management'ın geri kalan hisselerini satın almak için ortağı Shanghai International Trust'la geçtiğimiz nisanda anlaşmıştı. 
     
  • Citigroup: Banka, Çin'deki biriminin geçtiğimiz haftalarda bir fon saklama lisansı almasıyla gündeme gelmişti. Bu lisans, ABD merkezli bir bankanın Çin'de yerleşik yatırım fonları ve özel fonlar adına menkul kıymet saklamasına ilk defa izin verildiği anlamına geliyordu.


Şirketler New York'a alternatif olarak birbiri ardına Hong Kong'da halka arz ediliyor, Ant Group gibi Çin merkezli firmalar birer birer yükseliyor. Tüm bu süreç devam ederken Wall Street firmalarının da Çin anakarasına akınlara başlamasıyla sektörde denklem değişiyor. Çin'in Wall Street'in büyük firmalarını cezbetmesi, ülkenin sermaye piyasalarının sahip olduğu nüfuzu gösterir nitelikte. Tabii Çin'in sınırları dâhilinde Ant'ten başka küresel nüfuza sahip bir finans şirketi bulundurmaması ve ülkenin ticaretinin çoğunu dolarla yapması, Pekin'in bu savaşta hâlâ kırılgan bir pozisyonda olduğuna işaret ediyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🔷 Cam tavan kırıldı mı?

14 Eylül Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde Wall Street, 5G pazarında artan rekabet ve General Motors'ın elektrikli açılımı var.

14 Eyl 2020

🔷 Cam tavan kırıldı mı?

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

16 Eyl 2026

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?