Müzik sektöründe ulusal bir sahne: Türkiye Caz Ağı


Yeni MG ZS Benzinli, e-bisikletiyle şehirde Elektrikli araçlara geçiş hızlanırken şehir içindeki park ve trafik sorunlarına çözümler de gelişiyor. Elektrikli bisiklet, scooter kullanımı gibi akımlara uygun bir yaklaşımla piyasaya çıkan ve geçtiğimiz yıl elektrikli modelleriyle Türkiye pazarına giren MG , yeni benzinli modeli ZS’i bagajındaki katlanır elektrikli bisikletiyle beraber bizlerin beğenisine sunuyor. Nedir? MG’nin yeni modeli ZS , kullanıcılarına kalabalık şehir içi trafiğine girmeden uygun yere park etme olanağı sunarak bagajlarındaki e-bisikletle günlük hayatta hız kazandırmayı vadediyor. Neler var? Comfort ve Luxury isimli iki farklı donanım seviyesiyle satışa sunulan MG ZS, her iki donanımda da sınıfında fark yaratan özellikleri bünyesinde barındırıyor. Apple Carplay ve Android Auto desteğine sahip 10.1 inçlik dokunmatik ekran, dijital klima ve hız sabitleyici her iki donanımda standart olarak gelirken, dijital gösterge paneli, anahtarsız giriş ve çalıştırma için Luxury donanımı tercih etmek gerekiyor. Neden önemli? Elektrikli mobiliteye ve şehir içinde karbon emisyonlarının azaltılmasına önem veren MG, müşterilerine 55 km elektrikli menzile sahip elektrikli bisikletini şehir içi trafik çözümü olarak sunuyor. Sürdürülebilir hayatı destekleme misyonuyla hareket eden bu proje, şehir trafiğinin rahatlamasına da destek olmayı amaçlıyor. Şehir trafiğine yeni bir yaklaşım getiren ZS’i daha yakından incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilir ve MG’yi şuradan takip edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Müziğin ardından “sektör” kelimesini koyarak “aynı işi yapan topluluk” olmaktan çekinen çok paydaşlı bir ortamda Türkiye Caz Ağı, 28 Nisan’da yaptığı lansmanla resmî görünürlüğünü kazandı. Aralık 2019’da dünyanın olağandışı zamanlarını malumat almış gibi çalışmalarına başlayan Türkiye Caz Ağı, artık kültür sektöründe risk alan 23 kurumu buluşturan bir dernek.
1987 yılında 20 üyeyle kurulan, bugün 34 farklı ülkeden 171 kurumu barındıran Europe Jazz Network’ten ilham ve destek alarak kurulan Türkiye Caz Ağı, iki yılı aşkın zamanda yapısal hazırlıklarını tamamladı. Caz ve doğaçlama müzik alanında değer yaratan kurumların, festivallerin, mekânların ve etkinliklerin erişimini artırmak; uluslararası bağlantıları güçlendirmek ve her şeyden önemlisi ortak bir söylem etrafında caz müziği adına kültür politikası oluşturmak için çalışacak. Türkiye Caz Ağı’nın bu motivasyonu müzik sektöründe var olan ya da bundan sonra ortaya çıkacak diğer oluşumlar için de oldukça değerli.
Uluslararası Caz Günü’nden iki gün önce Salon İKSV’de lansman yapan Türkiye Caz Ağı’nın başkanı Gizem Gezenoğlu’yla bu oluşumun kuruş amacını ve hedefleri üzerine konuştuk.

Gizem Gezenoğlu, Türkiye Caz Ağı lansmanı
Türkiye Caz Ağı’nın 2019 Aralık ayındaki başlayan görüşmelerinin arkasındaki gerekçeleri merak ediyorum. İlk görüşmeden 16 kurucu üyenin yer aldığı 2020 yılındaki kuruluşuna kadar geçen süreçten biraz bahseder misin?
Türkiye Caz Ağı (TCA), Europe Jazz Network (EJN)’ten esinlenerek genellikle kültür endüstrisinde risk alan kurumları bir araya getiren bir fikir olarak doğdu. Çatı organizasyon EJN’e bağlı kendi ulusal ağlarını oluşturan diğer örnekler gibi bu modelin ilk adımlarını Türkiye’ye adapte etmek amacıyla 2019 yılında attık. Ardından pandemiyle hepimizin girdiği süreçlerde TCA olarak biz de daha çok çevrim içi buluşmalarda ilk olarak "Yapıyı nasıl kurarız?" ve "Diğer bütün ortak fikirler neler olabilir?" sorularına yoğunlaştık.
TCA’nın kuruluş amacındaki en temel dürtü EJN’nin bir versiyonunu ulusal ölçekte oluşturmaktı. Aynı zamanda Türkiye’deki caz ve doğaçlama müzik alanındaki sanatçıları uluslararası caz sahnesinde öne çıkarmak, caz müziğine erişimi artırmak, caz ve doğaçlama müzik evrenindeki kültürel aktivitelerin geliştirilmesi için politika üretmek gibi gerekçeleri de temelimize koyarak TCA’nın misyonunu oluşturduk.
İlk adımların ardından TCA fikri için bir araya gelen kurumlar ve kişiler olarak iki haftada bir gerçekleştirdiğimiz periyodik toplantılarda buluştuk. 2021 yılında ilk kez Nilüfer Caz Tatili’nde fiziksel olarak bir araya geldik ve aynı yıl Bozcaada Caz Festivali’nde ilk genel kurul toplantısını gerçekleştirdik. Genel kurul toplantısında TCA’nın yapısı, gelecek projeleri, yönetim kurulu seçimi, ortak dili, ulusal ve uluslararası stratejisi gibi derneğin kuruluşunun önemli ayaklarını tartıştık. 2022 yılında derneğin kurulmasıyla birlikte TGA’nın ilk projelerini hayata geçirmek üzere harekete geçtik.

Türkiye Caz Ağı, Bozcaada Caz Festivali buluşması
2020 yılında kurulan Türkiye Caz Ağı, neden 2022 yılında lansman yapıyor? Bu yılki çalışmaları arasında neler var?
2019 yılında attığımız ilk adımların ardından biz de her ne kadar danışmanlıklar alıp uluslararası bir örneği modellesek de konuya dair pek çok bilinmezlik içerisindeydik. 1987 yılında 20 üyeyle kurulan EJN’e bugün 34 farklı ülkeden 171 kurum üye.
Kurucu üyeler olarak biz de TCA’yı uzun yıllar devam edecek, kültür oluşturacak temel bir yapı olarak inşa etmeye hevesliyiz. Bunun için de derinlemesine çalışıp alanın ihtiyaçlarını tespit etmek ve ideal modeli kurgulamak için uzun toplantılar yapmamız gerekti. TCA, bugün, 2022 yılında bir dernek olarak yapısını kurguladı ve aslında daha yeni kendisini anlatmaya başlıyor: Türkiye Caz Ağı, caz alanındaki üretim kapasitesini her platformda artırmak amacıyla yeni dernekleştiği yapısında 23 kurumu barındırıyor.
İlerleyen dönemde gerçekleşecek ve Türkiye’den ve uluslararası alandan profesyonelleri bir araya getirecek Türkiye Caz Konferansı çalışmalarını sürdürürken TCA’nın idealleri doğrultusunda Yeşil Manifesto ve Türkiye’de Caz ve Doğaçlama Müziği Araştırması gibi projeleri de bu yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.
Türkiye’deki müzik sektöründe bu tarz ağlara denk gelmek maalesef çok mümkün değil. Bugüne kadar tekelleşme ve ekonomik çıkarlar çoğunlukla ortak değer oluşturmanın önünce geçti. Türkiye Caz Ağı gelecekteki benzer oluşumlar için bir model oluşturma gayesi taşıyor mu?
Kuruluş nedeni içerisinde caz ve doğaçlama müzik evrenindeki kültürel aktivitelerin geliştirilmesi için politika üretmek gibi bir temeli de olan TCA’nın tüm alametifarikası, bir arada olmak ve bir ağın parçaları olarak bütünü oluşturmak.
Somut faydalarını üye kurumlar olarak bizim de yakından şahit olduğumuz EJN’den örnek aldığımız modeli en ideal şekilde Türkiye’ye adapte etmeye çalışıyoruz. Türkiye’deki benzer oluşumlara üzerinde çalıştığımız ve denediğimiz modelle ilham verme motivasyonumuz da var. Bu hepimizin birbirimizden aldığı ilhamla kültür endüstrisini genişletme gayesi ve öğrenimlerin, bilginin paylaşıma açık olması gerekliliğiyle alakalı bence.

Develer, Türkiye Caz Ağı lansmanı
Caz festivallerinin programlarında Türkiyeli caz müzisyenlere ayrılan kontenjanlar pandemi dolayısıyla artsa da proje olarak çeşitliliğin sağlanmadığını düşünüyorum. Türkiye Caz Ağı caz müzisyenleriyle nasıl bir ilişki kuruyor? Yeni projelerin ortaya çıkması ve üretimin artması için çalışmaları var mı?
Caz müziği, cazı ve cazın dünyanın dört bir yanından insanları birleştirmedeki diplomatik rolünü vurgulamak için ilan edilen Uluslararası Caz Günü gibi her zaman insanları kendi ekseninde bir araya getirmiş. Benzer bir amaçla ilk adımlarını atan, kurumlar arası köprüler kurarak deneyim ve iş birliği aktarımına olanak sağlamak üzere kurulan Türkiye Caz Ağı’nın da temelinde caz ve doğaçlama müziğinin kapladığı alanı ulusal ve uluslararası platformlarda genişletmek yatıyor. Bu genişleme öncelikle müzisyenleri ve müzik üretimini direkt olarak etkileyecek.
Caz ve doğaçlama müzik alanında üretim yapan kurumların, festivallerin, mekânların, etkinliklerin kapasitelerinin kuvvetlendirilmesi; uluslararası bağlantıların artmasına alan sağlanması ve ortak bir söylemle caz müziği adına kültür politikası oluşturma motivasyonu, her açıdan bu alandaki tüm üreticiler için fayda sağlayacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Trier'den Reprise, MUBI'ye geliyor; Uluslararası Caz Günü arifesinde Türkiye Caz Ağı müjdesi; Kae Tempest'tan yeni albüm.
29 Nis 2022

YAZARLAR

Taner Turna
grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



