Yabancıyı beklemeyenler

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Son 2 yılda yabancı yatırımcı tarafından hisse senedi piyasalarından 5,4 milyar dolarlık net çıkış yapıldı, TL cinsi varlıklar son yıllarda pek ilgi görmeyen bir konumdaydı. Borsa İstanbul'daki yabancı payı bir zamanlar %70'in üstündeyken %30'un altına indi.
Rakamlar: TCMB verilerine göre cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri sonrası yabancının hisse senedi piyasasına net 1,7 milyar dolar, DİBS piyasasına ise net 110,5 milyon dolarlık girişi gerçekleşti.
Öne çıkanlar: Nasıl Bir Ekonomi'den Şebnem Turhan'ın haberine göre, Borsa İstanbul’da hisselerine yabancı ilgisi beklemek yerine harekete geçen birtakım şirketler oldu; bunlar Sasa, Yapı Kredi, Consus Enerji ve Hektaş.
- Erdemoğlu Holding, 13 Haziran’da yaptığı açıklama ile 3,55 milyar TL'lik SASA hissesini borsa dışı satış yöntemiyle yabancı kurumsal yatırımcıya sattı.
- Koç Holding, 25 Temmuz’da Yapı Kredi Bankası’ndaki payları ile ilgili olarak 1 TL nominal değerli paylar için satış fiyatı 11,75 TL olmak üzere toplam 575,000,000 TL nominal değerli payın hızlandırılmış talep toplama yöntemiyle borsa dışında satış işlemi gerçekleştireceğini belirtti. İşlemin takas ı28 Temmuz’da tamamlandı.
- Global Yatırım Holding, 22 Ağustos’ta Consus Enerji payları ile ilgili olarak benzer hamlede bulundu. 1 TL nominal değerli pay için satış fiyatı 7,50 TL olmak üzere toplam 20,636,788,-TL nominal değerli pay Borsa İstanbul’da özel emir ile satıldı.
- Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) ise 21 Ağustos’ta Hektaş hisselerinde yabancı uluslararası kurumsal bir hissedara plasman yoluyla satış işlemi gerçekleştirdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ikinci konutu alacak tüketiciye kredi sınırlaması getirdi. Heineken, varlıklarını 1 avro karşılığında satarak Rusya pazarından çıkan şirketler arasına katıldı.
28 Ağu 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.

Yeni bir hobiye başlamak zaman, emek ve istikrar gerektiriyor; o hobiyi yapan kişiye benzemekse birkaç sipariş kadar yakın. Bir zamanlar müzisyenlerin “ekipman edinme sendromu” adını verdiği dürtü, bugün koşudan fotoğrafçılığa, kahveden kampçılığa uzanan bir iş modeline dönüştü. Markalar, tüketicinin olmak istediği kişiyi ve ait olmak istediği hayatı ürünlerle paketlerken gelecekteki hâlimize dair hayallerimizi de giderek büyüyen bir pazara çeviriyor.



