Yapay zeka ile haberlerden ekonomik güven tespiti: Anadolu Güven Endeksi

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Daha önce hiç “manşetler ile ekonomik metrikler arasında bir uyumsuzluk var” diye düşünmüş müydünüz? Peki ya hiç “manşetler tam tersini söylerken, güven endeksleri nasıl yukarı gidiyor?” diye sorduğunuz oldu mu?
Bunu sormanız çok normal, çünkü çoğu zaman manşetlerdeki dil ile ekonomik göstergeler arasında büyük bir zamanlama farkı oluyor. Haber manşetleri anlık hareketleri ve beklentileri yansıtırken, güven endeksleri daha yavaş ve uzun süren detaylı anketler yoluyla hesaplanıyor ve her zaman anlık trendi başarıyla yansıtamayabiliyor.
İşte bu noktada tam da bu boşluğu doldurmak üzere geliştirilen Anadolu Üniversitesi Ekonomik Güven Endeksi, manşetlerin nabzını doğrudan ölçerek bu ikisi arasındaki köprüyü kurmayı amaçlıyor. 2024 yılından bu yana açıklanan endeks, yenilikçi bir yöntemle, manşet ekonomi haberlerini yapay zeka desteğiyle işleyerek bir gösterge haline getiriyor.
Prof. Dr. Hasan Murat Ertuğrul, Doç. Dr. Onur Polat ve Doç. Dr. Burçhan Sakarya tarafından hazırlanan endeks, ekonomi haberlerini günlük olarak takip ediyor ve haber manşetlerindeki olumlu veya olumsuz tonun zaman içindeki seyrini toplulaştırarak ekonomik güven şeklinde özetliyor.
Yani endeks, ekonominin yalnızca rakamsal tarafını değil, haber akışındaki duygu iklimini de yansıtıyor. Bu sayede bir yandan günlük frekansta nabız tutarken, diğer yandan da TÜİK’in aylık açıkladığı göstergelere göre daha erken sinyal verme potansiyeline sahip oluyor. Özellikle seçimler, küresel krizler veya ani politika değişimleri gibi dönemlerde haber dilindeki hızlı dönüşümler, Anadolu Ekonomik Güven Endeksi’nde anında görülebiliyor ve bu da endeksi hem akademik araştırmalar hem de piyasalar için güçlü bir tamamlayıcı araç haline getiriyor.
TÜİK tarafından hesaplanan Ekonomik Güven Endeksi’ne benzer olarak 100 puan üzerinden hesaplanan Anadolu Güven Endeksi’nde, 100 puan üzerindeki değerler ekonomik aktivitede iyimser seyre, 100 puan altındaki değerler ise kötümser gidişata işaret ediyor.
“Haberleri duygu skorlarına ayırarak endeks haline getiriyoruz”
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Anadolu Güven Endeksi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Hasan Murat Ertuğrul, endeksi Aposto için anlatarak “Geleneksel yöntemlerde güven endeksleri anket yöntemiyle ölçülüyor. Biz ise yaşadığımız büyük veri ortamından faydalanarak, haber bültenlerinin takibiyle endeks ölçebilir miyiz diye yola çıktık” ifadelerini kullandı.
Anadolu Güven Endeksi’ni oluşturarak günlük gazete haberlerini endeks haline getirdiklerini vurgulayan Ertuğrul, “Şu anda çoğunlukla Bloomberg üzerinden haberleri çekiyoruz. Ardından bunları günlük bir endekse dönüştürüyor, sonra da toplulaştırıp aylık sonuçları yayımlıyoruz” dedi.
“Ekonomi ile ilgili akla gelebilecek, haberlerde geçebilecek kelimeleri içeren büyük bir kelime havuzumuz mevcut. Her gün ortalama 40-50 tane haber çekiliyor. Söz konusu anahtar kelimelerin geçtiği tüm haberler toplanıyor ve duygu skorlarına ayrılıyor. Sonrasında bunları yapay zeka ile işliyoruz ve ardından bir endeks haline getiriyoruz.”
Endeksin günlük olarak hesaplandığı için dinamik çalıştığını ve gündemdeki gelişmeleri çok daha çabuk yakalayarak yansıtabildiğini vurgulayan Ertuğrul, şöyle konuştu:
“İyi haberler ve kötü haberler endeksi önemli ölçüde etkileyebiliyor. Bunu özellikle önemli siyasi olayların yaşandığı zamanlarda tecrübe ettik. Bazen çok iyi bir haber gelip endeksin 100’ün üzerine çıktığı veya çok kötü bir haber sonucunda 100’ün altına düştüğü olabiliyor”
Şu anda endeksin aylık olarak açıklandığını, ancak günlük hesaplama yapıldığı için bunun 15 gün veya 1 haftalık frekansta da yayımlanabileceğini söyleyen Ertuğrul, “Endeksi 2026 Ocak’tan itibaren 15 günlük frekansta yayımlamayı düşünüyoruz” dedi.
“Yaşanan tüm olaylar endeksimize dahil oluyor”
Anadolu Üniversitesi Ekonomik Güven Endeksi’nin uzun vadede TÜİK tarafından hesaplanan Ekonomik Güven Endeksi ile benzer seyir izlediğini söyleyen Ertuğrul, “Ancak ekonomide yaşanan pozitif veya negatif şoklar bizim endeksimize daha çabuk yansıyor. Örneğin Mart ayında yaşanan şokta bütün endeksler 1 ay gecikmeli cevap vermişti. Ancak biz endeksi günlük olarak hazırladığımız için o ay düşüşleri çok daha hızlı yakaladık ve bu sonuç Mart endeksimize de düşüş şeklinde yansıdı” dedi.
“TÜİK’in güven endeksi alt endekslere dayalı olarak anketler yoluyla hesaplanıyor. Dolayısıyla anket döneminden sonra ay içi gelişmeler bir sonraki aya yansıyor. Anadolu Güven Endeksinde ise her gün gelen haberlerle endeks oluşturulduğu için, o ay yaşanan tüm olaylar endekse dahil oluyor.”
2025 Ağustos ayı itibarıyla Anadolu Üniversitesi Güven Endeksi, bir önceki aya göre 0,3 puan artarak 100 eşiğinin altında 96,6 seviyesinde kaydedildi. Aynı dönemde TÜİK Ekonomik Güven Endeksi ise 1,6 puan artış göstererek yine 100 kritik eşiğinin altında 97,9 düzeyinde geldi.

Türkiye’nin resmi güven endeksinin TÜİK tarafından oluşturulduğunu ve Anadolu Güven Endeksinin bir tamamlayıcı endeks olduğunu da vurgulayan Ertuğrul, “Aslında biz TÜİK’e rakip olarak değil, tamamlayıcı olarak bir endeks üretmeye çalıştık. Böylece Türkiye’de bir üniversite de ilk defa bir ekonomik güven endeksi verisi çıkartmış oldu” ifadelerini de kullandı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gelirlerin fiyatlara yetişemediği bir yerde enflasyon verisinin gündelik hayattaki yansıması bir karşılanabilirlik sorununa dönüşüyor. Enerjiden gübreye, tarladan rafa uzanan maliyet zinciri gıdanın hane bütçesindeki yükünü artırırken TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de fertlerin %35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir yemeğin masrafını karşılayamıyor. Yani mesele aslında "karşılanabilirlik".

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.
24 Ağu 2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.




