Yapay Zekâ ve İklim

Gelecek İçin Tehlike mi, Fırsat mı?
Yapay Zekâ ve İklim

147 - bmw i - Dünyahali hep
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Dr. Çağla Kettner

Yapay zekâ son yıllarda hayatımıza hızla girdi. Akıllı sohbet robotları, görsel üreten programlar ve birçok otomasyon aracı günlük işlerimizi kolaylaştırıyor. Ancak bu gelişmenin görünmeyen bir bedeli var: yüksek enerji tüketimi ve artan sera gazı salımları.

Veri Merkezleri Daha Fazla Elektrik Harcıyor

Yapay zekâ sistemleri dev bilgisayarlarda, yani “veri merkezlerinde” çalışıyor. Bu merkezlerde binlerce güçlü işlemci aynı anda çalıştığı için elektrik ihtiyacı çok hızlı artıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, 2030 yılına kadar veri merkezlerinin elektrik kullanımı iki katına çıkacak. Bu miktar neredeyse Japonya’nın toplam enerji tüketimine eşit olacak.

Sorun şu ki, bu elektriğin büyük kısmı hâlâ kömür, petrol ve doğal gazdan elde ediliyor. Bu da her yıl fazladan 220 milyon ton sera gazı salımı demek. Yani yapay zekâ hızla büyürse, iklim krizini de hızlandırabilir.

Bilim insanları ve mühendisler, bu soruna karşı yeni yollar arıyor:

  • Daha verimli işlemciler: GPU denen güçlü bilgisayar çipleri biraz daha yavaş çalıştırıldığında hem daha az elektrik harcıyor hem de daha az ısınıyor. Böylece soğutma ihtiyacı da azalıyor.
  • Gereksiz eğitimden kaçınmak: Bir yapay zekâ modeli belirli bir noktadan sonra daha fazla çalıştırıldığında sonuç çok değişmiyor. Bu noktada durmak büyük enerji tasarrufu sağlıyor.
  • Akıllı yazılımlar: Daha az veriyle aynı sonucu veren yazılım yöntemleri geliştirilerek enerji tüketimi azaltılabiliyor.

Sadece çalışırken kullanılan enerji değil, veri merkezlerinin inşasında kullanılan çelik, beton ve soğutma sistemleri de iklim için büyük yük oluşturuyor. Google, Meta ve benzeri şirketler bu nedenle daha çevre dostu malzemeler üzerine çalışmalar yapıyor.

MIT araştırmacıları, donanım ve yazılım alanındaki yeniliklerin verimliliği her yıl yüzde 50’den fazla artırdığını söylüyor. Bu da demek oluyor ki, doğru adımlar atılırsa yapay zekâ hem gelişebilir hem de iklim krizine daha az zarar verebilir.

Sonuç

Yapay zekâ hayatımızı kolaylaştırıyor, ama aynı zamanda iklim krizi açısından büyük bir sınav. Eğer enerji verimliliği artırılır, temiz enerji kaynakları yaygınlaşır ve daha çevreci teknolojiler kullanılırsa, yapay zekâ gelecekte tehlike değil fırsat olabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

157: Umudu Korumak 🌿

Su krizi kapıda mı? Marmara'da müsilaj yeniden görülüyor, yapay zeka ve iklim, iklim dezenformasyonuna karşı bağışıklık, Folia sergisi ve çok daha fazlası

02 Eki 2025

BMW i ile birlikte
Foroğraf: Hugo Van Lawıck/National Geographıc Creative

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR