

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Yaşam ağacı, bir çok kültürde yerle gök arasındaki evrensel bağı, doğal döngüyü, dünyanın merkezini sembolize eder. Carl Jung, yaşam ağacıyla sembolize ettiği bireyleşme yolculuğundan bahsederken şöyle der “Kökleri cehenneme ulaşmadıkça hiçbir ağacın cennete büyüyemeyeceği söylenir.” Çünkü bireyleşmek; kendi özgün şeklimizi alabilmek ve göğe özgürce uzanabilmek için önce kendi karanlığımızla yüzleşmemiz, kişisel ve kolektif mirasımızla çalışmamız gerekir. Bu ifade, insanın daha yüksek bir bilinç seviyesine ulaşması için önce köklerine ve geçmişine inmesi gerektiğinin altını çizer.
Peki bu bir tesadüf mü? Neden birçok kültürde yaşam ağacı ile insanın psiko-spiritüel gelişimi arasında bağ kurulmuş?
Aslında ağaçlarla sembolik bir bağdan ve hatta sandığımızdan çok daha fazla ortak yönümüz var. Mesela…
- Bileşimimizdeki elementlerin oranları benzerlik gösteriyor. (yüzde 65 oksijen, yüzde 15-18 karbon, yüzde 9-10 hidrojen ve diğer)
- İkimiz de ilişkisel varlıklarız. Ağaçlar da yaşam döngülerini sürdürmek için çok sayıda başka canlı organizmaya ihtiyaç duyar ve işbirliğine girerler. Ve bazı ilişkilere söz yetmezken, bazı ilişkilerde kimya uyumu yeterlidir. :)
- Aramızdaki gece kuşları ve karga helacıları dışında benzer bir sirkadiyen ritme (24 saatlik biyolojik döngü) sahibiz.
- Ağaçlar ve tüm bitkiler dokunuşu hissedebiliyor. Ağaçlara sarılmak, yaprakları okşamak için bir neden daha. :)
- Onlar da bizim gibi yerçekimini farkedip ona göre şekilleniyorlar. Gerçi ben arada şekillenemiyorum, pat küt düşüyorum. Ağaç pozunda kalmak girmek için bir sebep daha. :)
- Stresi hissedip tepki veriyorlar. Bence bu konuda bizden bayağı iyiler.
- Bitki nörobiyolojisi alanındaki yeni ilerlemelerle, bitkilerin de zekası olduğunu, çevrelerindeki verileri öğrenebildiğini ve hatırlayabildiğini gördük. Ağaçlar birbirleriyle ve doğayla uyum sağlar, iletişim ve bağ kurar, bilgi alışverişinde bulunur.
Kısacası bizden önceki nesillerin ağaca evlatları gibi değer vermesi, kadim bilgeliğin ağacı kutsal bir yaşam sembolüne dönüştürmesi boşuna değildir. Belki atalarımızın bizim gibi teknik aletleri, komplike ölçümleri yoktu. Ancak ağacın kıymetini bizden daha iyi biliyorlar, doğaya bizden daha saygılı davranıyorlardı.
İnsan bilinci genişledikçe, ağaçlardan çok şey öğrenebilir, birlikte evrime ve birçok yeni buluşa imza atabiliriz.
Sanırım ondan önce kolektif gölgemizle yüzleşmemiz ve ağaca hürmet etmeyi hatırlamamız gerek. Çünkü köklerimiz cehenneme yaklaşıyor ve fakat cennet hala çok uzakta. Belki bu bahar, bir ağacın önünde eğilip, şuursuzca kestiğimiz arkadaşları için ondan özür dileriz. Belki bu bahar, bir ağaca sarılır ve sonsuz cömertliğine teşekkür ederiz. Belki bu bahar insanlığımızın bencil ve hoyrat taraflarıyla yüzleşip bir ağacın bilgeliğinden öğrenebilmeye niyet ederiz. Belki bu bahar, yaşamayı ve yaşatmayı seçeriz. Bir ağaç gibi tek ve hür... ve bir orman gibi kardeşçesine…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
NEREDE YAYIMLANDI?
IPCC Raporu, Ormanda Gezintiler, İlham Veren Girişimler ve daha fazlası
31 Mar 2023

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







