

Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Yurt içi piyasalar
Ramazan Bayramı nedeniyle yurtiçi piyasalar Perşembe yarım gün açık, Cuma ise kapalı olacak. Pazartesi Mart ayı Bütçe Dengesi; Çarşamba günü Nisan ayı Tüketici Güven Endeksi ve TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi haftalık yurtiçi ekonomi takviminde öne çıkan veriler konumunda.
Bütçe geçen yıl Mart ayında 69,0 milyar TL açık vermişti (Şub.23: -170,6 milyar TL). Bütçe dengesinin öncüsü olan Hazine Nakit Dengesi Mart ayında geçen aynı ayına kıyasla 8,6 milyar TL daha düşük olmak üzere 32,0 milyar TL açık verdi. Bütçe dengesinde de benzer bir eğilim gözlenmesi beklenebilir.
Mart’ta Tüketici Güven Endeksi aylık bazda %2,9 düşüşle 80,1’e gerilemişti. Mart ayı TCMB Piyasa Katılımcıları Anketine göre yıl sonu, 12 ay sonrası, 24 ay sonrası ve 5 yıl sonrası enflasyon beklentileri sırasıyla %37,7, %31,6, %17,9 ve %9,0 seviyelerindeydi.
Hafta başında Hazine’nin gerçekleştireceği ihraçlara ek olarak (Pazartesi: 6 yıl vadeli değişken kuponlu devlet tahvili; Salı: 5 yıl vadeli sabit kuponlu & 10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli devlet tahvilleri); Pazartesi günü Mart ayı Konut Satışları ve Uluslararası Yatırım Pozisyonu; Salı günü Konut Fiyat Endeksi; Perşembe günü haftalık para, banka, menkul kıymet ve rezerv istatistikleri hafta boyunca izlenecek diğer veriler olarak sıralanabilir. Yaklaşan seçim tarihi nedeniyle yurtiçi piyasaların siyasi gelişmeleri yakından izlemeyi sürdüreceğini de not edelim.
Yurt dışı piyasalar
Haftalık küresel ekonomi takviminde Salı günü Çin 1Ç23 dönemi ekonomik büyüme ve İngiltere İstihdam Raporu; Çarşamba günü Euro Bölgesi ve İngiltere TÜFE ile ABD Bej Kitap; Perşembe günü ECB Toplantı Tutanakları ve ABD Haftalık İşsizlik Maaşı Başvuruları ile Cuma günü küresel çapta birçok ülkede açıklanacak olan Bileşik PMI piyasaların takip edeceği veriler olarak sıralanabilir.
Yılbaşı itibariyle yeniden açılan Çin Ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda %3,9 büyüdüğü tahmin ediliyor. Euro Bölgesi’nde TÜFE’nin Mart ayında aylık bazda, geçen ay olduğu gibi, %0,9 artışla yıllık bazda %6,9’da; çekirdek TÜFE’nin ise yıllık bazda %5,7’de yatay kalması beklenmekte. İngiltere’de ise TÜFE’nin aylık artış hızının %1,1’den %0,5’e yavaşlaması, yıllık bazda da manşet rakamlarda %10,4’ten %9,8’e ve çekirdek rakamlarda %6,2’den %6,0’a gerilemesi öngörülmekte. Almanya’da geçen ay aylık bazda %0,3 oranında düşüş gösteren ÜFE’nin bu ay da aylık %0,9 düşüş göstereceği; bunun da yıllık ÜFE’yi %15,8’den %9,6’ya çekeceği tahmin edilmekte. Fed’in 2-3 Mayıs’taki bir sonraki toplantısında 25bp artışa giderek faiz artışlarına ara vermesi beklenirken, bu toplantı öncesinde Bej Kitap’tan ABD ekonomisine ilişkin gelecek mesajlar da yatırımcıların odağında olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD ve Avrupa kaynaklı veri akışı ile akışı takip eden mesajlar para politikalarında karışık bir beklenti seti yaratmaya devam ediyor.
17 Nis 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?



