

Yatırım Finansman ’da hesabınızı açarak siz de yatırımınıza değer katmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Yurt içi piyasalar
Cuma günü açıklanacak olan Ocak ayı enflasyon verileri yurtiçinde açıklanacak en önemli veri konumunda. TÜFE’nin aylık bazda %5,95 arttığını, bunun yıllık TÜFE’ye, %64,27’den %56,65’e çektiğini tahmin ediyoruz. Aylık artış tarihsel ortalamaların üzerinde olmakla birlikte; yıllık rakamda gözlenen gerileme, devam güçlü baz etkilerinden kaynaklanmakta.
Pazartesi günü Ekonomik Güven Endeksi ve BDDK Aylık Bankacılık İstatistikleri; Salı günü Dış Ticaret Dengesi ve Turizm İstatistikleri; Çarşamba günü İmalat PMI haftalık yurtiçi ekonomi takviminde öne çıkan diğer veriler olarak sıralanabilir.
Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı geçici rakamlar Aralık’ta 10,4 milyar dolar dış ticaret açığına işaret etmekte. Bu rakam, 2022 yılının tamamında dış ticaret açığını yıllık bazda %142,7 artışla 110,2 milyar dolara yükseltmekte.
Aralık’ta 48,1 olan imalat PMI, son 10 aydır 50 eşiğinin altında kalarak daralma yönünde sinyal vermekte.
Son olarak, payları Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin 4Ç23 dönemi finansal sonuç açıklama sürecini bu hafta da devam edeceğini not edelim.
Yurt dışı piyasalar
Küresel piyasaları son derece yoğun bir ekonomi takvimi beklemekte. Haftanın en kritik başlığı 1 Şubat Çarşamba akşamı Fed’in açıklayacağı faiz kararı olacak. Yakın dönemde açıklanan enflasyon verilerinin büyük ölçüde beklentilerden daha düşük gerçekleşmesi sonrasında piyasa beklentileri önemli ölçüde faiz artış hızının 25 baz puana (bp) yavaşlayacağına işaret etmekte. Ayrıca, piyasadaki beklentiler Fed’in yakın vadede faiz artışlarını sonlandırabileceğine, hatta yakın dönemde faiz indirimlerine de başlayabileceğine kaymakta. Bu beklentilerle uyumlu gelecek adım ve sinyaller küresel risk iştahını destekleyecektir.
Diğer taraftan, yakın dönemde enflasyonda gözlenen düşüşün büyük ölçüde enerji fiyatlarından kaynaklandığını ve gıda & enerji hariç çekirdek enflasyon göstergelerinden ilerleyen aylarda söz konusu düşüşün yavaşlayabileceği ve belli seviyelerde katılık görülebileceği riskini işaret ettiği söylenebilir. Dolayısıyla, Fed’in 25bp yerine 50bp artış gerçekleştirmesinin de olasılık dışında olmadığını ve/veya faiz artışlarının hemen sona ermeyebileceği ya da kısa vadede sona erse de hızlı bir gevşemeye gidilmeyeceği yönünde piyasayı ikna etme çabası gözlenebileceğini de not edelim. Bu senaryonun gerçekleşmesi küresel risk iştahını bir miktar baskılayacaktır.
Fed’in hemen ardından Perşembe günü Avrupa (ECB) ve İngiltere (BoE) Merkez Bankalarının faiz kararları takip edilecek. Her iki merkez bankasının da faiz artışlarına 50’şer bp ile devam etmesi beklenmekte. Ayrıca, hem ECB’nin hem de BoE’nin yapacağı sözlü yönlendirmeler de küresel piyasaların yakın takibinde olacaktır. Her ne kadar Fed, ECB ve BoE kararlarının gölgesinde kalacak olsa da Pazartesi günü Almanya Büyüme; Salı günü Euro Bölgesi Büyüme ve Almanya TÜFE; Çarşamba günü birçok ülkede açıklanacak olan imalat PMI’a ek olarak ABD ADP Özel Sektör İstihdam, Euro Bölgesi TÜFE ve Cuma günü birçok ülkede açıklanacak olan Bileşik PMI’a ek olarak ABD İstihdam Raporu hafta boyunca küresel ekonomi takviminde öne çıkması beklenen diğer veriler olarak sıralanabilir.
ABD’de tarım dışı istihdamın 185 bin kişi artması, işsizlik oranının %3,5’ten %3,6’ya yükselmesi, ortalama saatlik kazançların yıllık bazda %4,6’dan %4,3’e gerilemesi; Euro Bölgesi’nde 4Ç23’te büyümenin çeyreklik bazda %0, yıllık bazda ise +%1,7 olarak açıklanması, Euro Bölgesi TÜFE’nin yıllık bazda %9,2’den %9,0’a gerilemesi; Almanya’da büyümenin çeyreklik bazda %0, yıllık bazda +%0,8 olması ve Almanya TÜFE’nin yıllık bazda %8,6’dan %9,4’e yükselmesi beklenmekte.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
EYT teklifi bugün meclise sunuluyor. Ödeme ve elektronik para kuruluşlarının özkaynak yükümlülükleri arttı. Borsa İstanbul'daki yatırımcı sayısı 4 milyona ulaştı.
30 Oca 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.



