

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Yazan: Diler Çiftçi
Düzenleyen: Prof. Dr. Gülşen Aytaç
20. yüzyılın ortalarından bu yana küresel sıcaklıklar, yağışlardaki düzensizlikler ve topraktaki çölleşme artıyor. Bunun nedenleri ise fosil yakıt kullanımının, ormansızlaşmanın, bazı tarımsal ve endüstriyel uygulamaların ve sera gazlarınının artırması. Dünya Meteoroloji Örgütü’ne göre karbondioksit, atmosferdeki en önemli sera gazı. Fosil yakıt ve sanayiden kaynaklanan karbondioksit dünyadaki sera gazı salımlarının yaklaşık yüzde 64' ünü oluşturuyor. Bu gazın etkisinin azaltılması için “karbondioksit yakalama ve depolama teknolojileri" gibi kimyasal yöntemler ve ağaç dikimi veya bazı tarım pratiklerinin kullanımı gibi doğal yöntemler bulunuyor. Özellikle ekonomik ve çevreyle uyumlu olmalarından dolayı bilim adamları tarafından ağaçların karbondioksit yakalama potansiyeli daha çok gündeme getiriliyor. Hatta bir çevre yardım kuruluşu olan Onetreeplanted ağaçlandırma çalışmalarını 1 numaralı iklim değişikliği çözümü olarak gösteriyor. Öyle ki ağaçlar;
- Hava sıcaklığını düzenliyor,
- Hava kirleticilerini filtreliyor,
- Karbondioksiti absorbe ediyor, karbon olarak depoluyor ve oksijeni serbest bırakıyor.
Olgun bir ağaç ortalama olarak ömrü boyunca 1 ton CO₂ absorbe edebiliyor. Ağaçların türlerine göre CO₂ absorbe etme oranları ise değişim gösteriyor:
- Meşe ağacı 13 ton,
- Londra Çınarı 9,5 ton,
- Ladin 7 ton,
- At kestanesi 3,5 ton,
- Amerikan sığlası ise 3,3 ton CO₂ ömrü boyunca absorbe edebiliyor.
Kereste yapımı için kesildiklerinde ise karbon, ahşap ürünün içinde depolanmaya devam ediyor. Dolayısıyla inşaatta, mobilya yapımında veya kağıt üretiminde odun ürünleri kullanılması iklime olumlu yönde katkı sağlar diyebiliriz. Fakat karbon, ahşap veya kağıt ürün yandığında veya çürüdüğünde karbondioksit olarak tekrar açığa çıkıyor.
Geçtiğimiz sene ETH Zurich yüksek lisans programında Zurich Ormanları'nı ele alan bir proje üzerine çalıştım. Zurich’te de iklim krizinden ötürü ormanlar, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi tehlike altında. Ülkenin yaklaşık yüzde 30’unu kaplayan ormanlar kuraklıktan dolayı 2022 yılında yüzde 2,7 oranında azalmış. Her geçen sene ormanlar, kuraklığın bir sonucu olan kabuk böceğinden daha fazla etkileniyor ve bu durumun ilerleyen dönemlerde artması bekleniyor. Özellikle ladin ağaçları bu durumdan çok zarar görüyor. Kuraklıktan dolayı ladin ağacı kökleri kısa olduğundan toprak altında biriken suya erişemiyor ve metabolizması zayıflayarak kabuk böceği istilasına uğruyor. Bu durum gelecekte hem ekonomik hem de ekolojik olarak ciddi zararlar verme potansiyeline sahip maalesef. Aynı zamanda kabuk böceği saldırısından etkilenen zarar görmüş bir odun sadece yakacak odun olabileceği için ciddi karbon salınımına da neden olabiliyor.
Bu duruma çözüm üretmek amacıyla projede ekip arkadaşlarımla beraber Winterthur şehrine çok yakın bulunan Töss Vadisi’ndeki ormanlık alanlarda çalışmalarımızı yürüttük. Töss Vadisi; Winterthur şehrine içme suyu sağlayan, içinden Töss Nehri’nin geçtiği doğal güzelliklerin ve biyoçeşitliliğin fazlaca olduğu özel bir bölge. Hem orman hem de tarım alanlarına sahip. Yoğunluklu olarak ladin, göknar ve kayın ağaçlarına sahip ormanları, ormancılık faaliyetleri için kullanıldığı gibi, rekreasyon alanı olarak da hizmet veriyor.
Araştırmalarımız sonucu, bölgede en çok kabuk böceği zararının, tarım ile yakın temas kuran orman kenarlarında olduğunu tespit ettik. Yaptığımız sıcaklık etkisi haritaları ile ladin ağaçlarının yoğunlaştığı bölgeleri belirledik ve kabuk böceği yayılımı gerçekleşmeden istila alanlarına yakın ağaçların kesilerek alandan uzaklaştırılmasını önerdik. Yerlerine ise gelecekteki sıcaklık artışlarına daha dayanıklı, bölgenin ekolojisine uygun, karbon depolama kapasitesi yüksek olan ve yine endüstriyel değeri olabilecek meşe, sarıçam ve kestane ağaçlarını seçtik.
Bu öneri sonucunda, ladinlerin kesilerek alandan uzaklaştırılması ile çok fazla odun hasılatı olacağından bu ağaçların özellikle inşaat sektöründe kullanılmasının uygun olabileceğini düşündük. Yapılan son araştırmalarla eğer inşaat malzemelerinin çoğu ahşap ile değiştirilirse inşaatta beton kullanımından kaynaklanan yüksek emisyonları azaltma yönünde ek bir fayda sağlanacağı ortaya kondu. Ayrıca araştırmalarımız sırasında bu fikrimizi destekleyen uygulama projelerinin de var olduğunu keşfettik. Üstelik bu projelerden biri çalışma alanımızın bulunduğu Winterthur şehrinde konut projesiydi. Yerel haberlere göre dünyanın en yüksek ahşap gökdeleni olarak öne çıkan “The Rocket & Tigeli Building” adındaki bu projenin temeli yakın zamanda atılacak ve 2026 senesinde tamamlanacak. Projede yüzey kaplamaları ve iç mekanlarda ahşap kullanıldığı gibi beton çekirdek yerine de ahşap malzeme kullanılması öneriliyor. Yapının çoğunluğunda iklim dostu olan ahşap malzeme kullanılacak diyebiliriz.
Evet, iklim krizi etkisi ile ormanlarımız zarar görebiliyor ancak İsviçre’de ve dünyanın herhangi bir yerinde yaşanacak benzer durumlarda yenilikçi ormancılık yöntemleri, doğru inşaat yatırımı, doğru mimari malzeme seçimleri ve bilim ile yaşanan krizler fırsata dönüştürülebilir ve yaşanabilir dünyalar yaratılabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
COP28'de neler oluyor, COP28 ertesi haberler, yenilikçi ormancılık yöntemleri, evrende soluk mavi nokta
08 Ara 2023

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







