Sosyalist ile ilgili hikayeler
Fransa’da yerel seçimler: Cumhurbaşkanlığı yarışı öncesi bir genel prova
Yarı başkanlıkla yönetilen ve 2027 yılının ortalarında cumhurbaşkanlığı seçimlerine gidecek Fransa için geçen hafta sonu yapılan belediye seçimleri ulusal siyasetinin gidişatını gösteren bir barometre işlevi gördü. Seçimlerde merkez sağ bileşenlerin belediyelerin yaklaşık %43-44’ünü, sol blokun %31-32’sini, ve aşırı sağın da % 6-7’sini kazandıklarını gördük. Bu görüntü, Fransa’daki klasik güç dağılımını teyit etmiş oldu.

Portekiz'de cumhurbaşkanlığı seçimiPortekiz'de yapılan ikinci tur cumhurbaşkanı seçiminde oyların yüzde 66,2'sini alan muhalefetteki Sosyalist Parti'nin (PS) adayı Antonio Jose Seguro cumhurbaşkanı seçildi. Öte yandan: Aşırı sağcı Chega partisinin lideri Andre Ventura oyların yüzde 33,8'ini aldı. Bir adım geriden: İlk turda Seguro oyların yüzde 31,1’ini, Ventura ise yüzde 23,52’sini almış; hiçbir adayın ilk turda seçilmek için gereken yüzde 50 barajını aşamaması nedeniyle seçim ikinci tura kalmıştı. Portekiz, ...Devamını Oku
09 Şub 2026
Seguro yarışı önde götürüyorPortekiz’de merkez sol Sosyalist Parti’nin lideri Antonio Jose Seguro, ülkenin sandık başına gittiği genel seçimlerde oy sayımı sürerken ilk sonuçlara göre yarışı önde götürdü. Seçimde merkez soldaki Sosyalist Parti ile merkez sağdaki rakipleri arasında kıyasıya bir yarış yaşandı ve ilk projeksiyonlar, Seguro liderliğindeki Sosyalist Parti’nin oy oranının rakiplerinin önüne geçtiğini gösterdi. Oy verme işlemi ülke genelinde sandıkların açılmasıyla tamamlandıktan sonra televiz...Devamını Oku
08 Şub 2026
Portekiz ikinci tur seçimiPortekiz’de seçmenler, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda merkez soldaki Sosyalist Parti’den ılımlı çizgideki aday ile popülist söylemli rakibi arasında tercih yapmak için sandığa gitti. İkinci turda yarışan adaylardan biri merkez solda konumlanan Sosyalist Parti’nin desteklediği ılımlı isim olurken, diğer aday göç, güvenlik ve elit karşıtlığı gibi başlıklarda popülist bir kampanya yürüttü. Seçim kampanyasında ekonomik sıkıntılar, yaşam maliyetleri ve kamu hizmetler...Devamını Oku
08 Şub 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir süredir Türkiye’yi ziyaret etmesi için davet ettiği ama davetine icabet etmediğinden yakındığı Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas nihayet geçen hafta Türkiye’ye gelerek Millet Meclisi’nde bir konuşma yaptı. Gazze’nin Filistin’in ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yakında Gazze’ye gideceğini açıklayan Abbas konuşmasında ayrıca Filistin sorununun savaşla değil uluslararası hukuk çerçevesinde barışçı ve diplomatik yolla çözülmesi gerektiğini vurguladı. İsrail’in saldırılarını eleştiren Abbas’a göre, "güvenlik ve askerî yöntemler hiçbir sonuç getirmeyecektir; siyasi çözümler, adalet ve uluslararası hukuka dayalı yöntemler ile Filistin’in meşru haklarına dayalı yöntemler barışı getirebilir." Abbas bu anlayışıyla tutarlı olarak, İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açılmış olan davaya işaret ederek, ‘’Netenyahu ve çetesinin’’ uluslararası mahkemelerde hesap vereceği günlerin yakın olduğunu söyledi. Davanın asıl sahibi olan Mahmud Abbas’ın Filistin ve Gazze meselesi hakkında barışçı çözümü vurgulayan makul ve nispeten soğukkanlı olan bu konuşmasının, Filistin davasıyla ilgili olarak her zaman ‘’yüksek perdeden’’ konuşan ve İsrail yönetimi hakkında kullanageldiği sert ve mübalağalı üslubuyla dikkat çeken, bu arada Hamas sempatisini de her vesileyle açığa vuran Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı pek te tatmin etmemiş olduğu tahmin edilebilir. Nitekim Abbas’ın konuşması sonrasında iki liderin herhangi bir ortak açıklama yapmamış olması bunun bir göstergesi sayılabilir.Bu meseleyle ilgili başka bir ilginç nokta da Filistin Devlet Başkanı Abbas’ın ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı Özgür Özel’i Filistin’e davet etmesi oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yücel’in açıklamasına göre, ‘’Sayın Abbas, CHP'nin geçmişte de Filistin davasına verdiği destekten ve Sosyalist Enternasyonal Genel Başkan Yardımcılığı sıfatıyla Sayın Özgür Özel'in Filistin Davasını dünyaya duyurmasından memnuniyetini’’ dile getirmiş. Öyle görünüyor k, bütün yabancı gözlemciler ve devlet adamları gibi, CHP’nin Mart 2024 seçimleriyle başlayan yükselişini önemseyen Filistin Devlet Başkanı Abbas Sosyalist Enternasyonel’den ‘’yoldaş’’ı saydığı Özel’e yaptığı bu davetle Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaktadır. Bu arada, Türkiye İşçi Partisi milletvekili Ş. Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin Meclis kararının hukuken yok hükmünde olduğu yolundaki Anayasa Mahkemesi kararından sonra, cezaevinden Atalay’ın tahliye edilerek Meclis’te and içip göreve başlamasını sağlamak amacıyla muhalefet partilerinin yaptığı başvuru üzerine TBMM’nin 16 Ağustos’ta olağanüstü olarak toplanmasından beklenen sonuç maalesef çıkmadı. Can Atalay'ın milletvekilliği konusunda ortaya çıkan bu yargısal ve siyasî kriz hakkında genel görüşme yapılmasını talep eden CHP önergesi Meclis Genel Kurulu’nda AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Böylece, AKP-MHP koalisyonunun yönetimi altındaki Türkiye için hiç te şaşırtıcı olmayacak şekilde, Anayasa ve Anayasa Mahkemesi’nin kararı açıkça yok sayılarak milletvekili Ş. Can Atalay hapiste tutulmaya devam etmektedir. Buna karşılık, başta CHP olmak üzere muhalefet partileri bu işin peşini bırakmamaya kararlı görünüyor. Nitekim bu haksızlığı telâfi etme arayışı içindeki CHP yeni bir girişim olarak, tatile girmiş olan Millet Meclisi’ni Can Atalay sorununun çözümünü sağlayabilmek umuduyla yeniden toplantıya çağırmaya hazırlanmaktadır. Ancak iktidar partilerinin Anayasa ve hukuk tanımazlık konusundaki bilinen ısrarları dikkate alındığında, muhalefetin bu girişiminden de maalesef bir sonuç alınamayacak gibi görünmektedir. Bu meselenin daha ayrıntılı bir hukukî değerlendirmesini arkadaşımız A. Rıza Çoban’ın izleyen yazısında bulabilirsiniz.Can Atalay meselesiyle bağlantılı başka bir önemli nokta da, 16 Ağustos’taki mezkur oturumda iktidar cephesinden bir muhalefet milletvekiline yönelik olarak meydana gelen müessif şiddet olayıdır. Bu konuda ‘’sicili bozuk’’ olmakla maruf bir AKP milletvekilinin Meclis kürsüsünde Can Atalay sorunu hakkındaki görüşlerini açıklayan TİP milletvekili Ahmet Şık’a tekme-tokat saldırmasıyla başlayan arbedede maalesef Mecliste kan akmıştır. Aynı zamanda kürsü dokunulmazlığını da ihlâl eden bu çirkin saldırı, böylelikle TBMM’nin kamusal meselelerin ‘’milletin temsilcileri’’ tarafından özgürce tartışıldığı bir platform olma konumunu da sakatlamıştır. Bu olayda bir de şöyle bir acı ironi varCumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir süredir Türkiye’yi ziyaret etmesi için davet ettiği ama davetine icabet etmediğinden yakındığı Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas nihayet geçen hafta Türkiye’ye gelerek Millet Meclisi’nde bir konuşma yaptı. Gazze’nin Filistin’in ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yakında Gazze’ye gideceğini açıklayan Abbas konuşmasında ayrıca Filistin sorununun savaşla değil uluslararası hukuk çerçevesinde barışçı ve diplomatik yolla çözülmesi gerektiğini vurgulad...Devamını Oku
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kendisine yapılan davet üzerine, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) İlkbahar Oturumu kapsamında düzenlenen Sosyalistler, Demokratlar ve Yeşiller Grubu Toplantısı'na katıldı. Özel, toplantıdaki açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Partimizin, Avrupa Konseyi’ne ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne bakışı, bu Konsey'in ilk toplantısında kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinden sapmamıştır. Ülkemizin kurucu partisi olarak, demokrasinin, insa...Devamını Oku
18 Nis 2024
Türkiye'nin en büyük acısı: Bombalı ve silahlı saldırılar
Türkiye'nin 2023 haziranında seçime gitmesine yaklaşık 7 ay kala, İstanbul'da yeniden bombalı bir saldırının meydana gelmesi; geçmişte meydana gelen ve yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği, binlerce kişininse yaralandığı saldırıları hatırlattı.

Fransa'dadüzenlenen milletvekilliği genel seçimlerin ikinci turunun kesin olmayan ilk sonuçlarına göre Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron liderliğindeki Ensemble ittifakı, 245 vekil kazandı ve Ulusal Meclis’teki çoğunluğu sağlayamadı. Ya diğerleri? Solcu Jean Luc Melenchon'un liderliğindeki LFI, Yeşiller Partisi, Sosyalist Parti ve Komünist Parti’den oluşan "Sosyal ve Ekolojik Yeni Halk Birliği" (NUPES) ittifakı 131 vekille ana muhalefet olurken aşırı sağcı Marine Le Pen'in partisi Ulusal ...Devamını Oku
24 Haz 2022
Fransa’dageçtiğimiz hafta sonu yapılan yerel seçimlerin ikinci turunda Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi Cumhuriyet Yürüyüşü Hareketi’nin (LREM) hiçbir büyük şehirin yönetimini kazanamaması, Yeşil Parti ve solun büyük bir çıkış yakalaması, Paris’te Sosyalist Parti adayının kazanması ve aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin Perpignan şehrinin yönetimini kazanması 2022’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı Macron’un yeniden seçilmekte zorlanacağı yorumlarına se...Devamını Oku
10 Mar 2021
Fransa'dagerçekleşen ve katılımın %40'la sınırlı kaldığı yerel seçimlerin ikinci turunda Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un partisi Cumhuriyet Yürüyüşü Hareketi (LREM) hiçbir büyükşehirde yönetimi kazanamadı . Lyon, Strazburg, Bordeaux, Marsilya ve Besançon belediyelerini Yeşil Parti kazanırken Paris'te Sosyalist Parti birinci oldu. Marine Le Pen'in liderliğindeki aşırı sağcı Ulusal Yürüyüş Partisi de Perpignan şehrini kazandı. Yeşil dalga: Çevreci Yeşil Parti ve ittifak yaptığı sol par...Devamını Oku
10 Mar 2021



