

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
20 Mayıs 2025’te Communications Earth & Environment bilimsel dergisinde yayımlanan bir araştırma, Paris İklim Anlaşması'nın küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefinin, Grönland ve Antarktika’daki buz tabakalarının korunması için yetersiz kalabileceğini ortaya koydu. Durham Üniversitesi liderliğinde yürütülen bu bilimsel çalışmada, buzul erimelerinin önüne geçmek ve deniz seviyesindeki yükselmeyi sınırlamak için sıcaklık artışının 1 derece veya daha azda tutulması gerektiği vurgulandı.
Küresel Buz Kayıpları Dört Katına Çıktı
- 1990’da yılda yaklaşık 100 milyar metrik ton olan kayıplar, bugün 370 milyar metrik tona ulaştı.
Araştırmacılara göre 1990’lı yıllardan bu yana Grönland ve Antarktika’daki buz tabakaları büyük ölçüde kütle kaybetti. Kayıp oranı dört kat artarak, küresel deniz seviyesi yükselmesinde başlıca faktörlerden biri haline geldi.
1,5 Derecelik Isınma Ne Anlama Geliyor?
- Dünya sanayi öncesi döneme göre yaklaşık 1,2 derece ısınmış durumda.
Paris Anlaşması, bu artışı 1,5 derecenin altında tutmayı hedefliyor. Ancak yeni araştırmalar, bu seviyenin bile uzun vadede buzullar için tehlikeli olabileceğini gösteriyor. Sıcaklık artışı 1,5 dereceye ulaştığında, Grönland ve Batı Antarktika gibi hassas bölgelerdeki buzullar yüzyıllar sürecek bir erime sürecine girebilir ve bu da deniz seviyesinde birkaç metrelik yükselmelere yol açabilir.
Milyonlarca Kişi Risk Altında
- Dünya genelinde yaklaşık 230 milyon insan, deniz seviyesinden bir metre ya da daha düşük rakımda yaşıyor.
Bu insanların çoğu kıyı şehirlerinde, büyük nehir deltalarında ya da ada devletlerinde bulunuyor. Deniz seviyesindeki artış, bu topluluklar için varoluşsal bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle buzulların erimesini yavaşlatmak, sadece çevresel değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir zorunluluk olarak görülüyor.
Araştırmacılardan Uyarı
Çalışmanın başyazarı Prof. Chris Stokes, 1,5 derecelik hedefin bile buzulların korunması için çok yüksek olabileceğini belirtti. “1,5 derecede her şeyin kaybedileceğini söylemiyoruz, ancak buz tabakaları için her bir derecenin gerçekten önemli olduğunu ve ısınmayı ne kadar erken durdurabilirsek o kadar iyi olacağını söylüyoruz” dedi. Ayrıca araştırma, buzul sistemlerinin tepkilerini daha iyi anlamak için ileri düzey modelleme ve uzun vadeli izleme çalışmalarına ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor.
Bu bulgular, Paris Anlaşması’nın mevcut hedeflerinin kutup bölgeleri ve deniz seviyesi artışı açısından yetersiz kalabileceğine işaret ediyor. Küresel toplumun daha iddialı karbon emisyonu azaltımı hedeflerine yönelmesi, özellikle deniz seviyesinin tehdit ettiği kıyı toplulukları için hayati önem taşıyor. Bilim insanları, sıcaklık artışını 1 derece ya da altına çekmenin, gelecekte daha büyük felaketlerin önüne geçmek açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Buzullar Uzakta Değil: İsviçre’de Bir Köy Yok Oldu
Paris İklim Anlaşması’nın 1,5 derece hedefi bile buzulların korunması için yetersiz kalabilirken, buzul erimesi sadece deniz kıyısındaki bölgeleri değil, dağlardaki yaşamı da tehdit ediyor. 28 Mayıs'ta, İsviçre'nin Alplerinde yer alan Blatten köyü bu gerçeğin çarpıcı bir örneği haline geldi. Jeologların bölgede yaptıkları incelemelerde, buzulların dengesiz bir hale geldiği ve büyük bir çökme riskinin oluştuğu tespit edilince köy önceden tamamen boşaltıldı. Kısa süre sonra ise dağlardan kopan dev kaya kütleleri Blatten’in üzerine düşerek köyün neredeyse tamamen yok olmasına yol açtı. Uzmanlara göre bu yıkımın temel nedenlerinden biri, iklim krizinin giderek hızlandırdığı buzul erimesi. Birçoğunu donmuş nehirlerin oluşturduğu buzullar, artan sıcaklıkla birlikte daha hızlı çözülüyor. Ayrıca yüksek dağları bir arada tutan yapıştırıcı gibi işlev gören kalıcı don tabakası, yani permafrost da erimeye başladı. Bu dağ yamaçlarını istikrarsız hale getirerek büyük kütle hareketlerini tetikliyor.
Alpler’de yaşanan bu kayıp, iklim krizinin uzak bir tehdit değil, şimdinin somut gerçeği olduğunu gösteriyor. Bilim insanları, sıcaklık artışının yalnızca kutuplar için değil, dağ ekosistemleri ve insan yerleşimleri için de büyük risk oluşturduğunu vurguluyor. Aksi takdirde, Blatten gibi daha birçok yerleşim yeri benzer tehditlerle karşı karşıya kalabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dünya Çevre Günü’ne dair bir hatırlatma, tanık olduğumuz biyoçeşitlilik kayıpları, 1,5 derece hedefine dair güncel tartışmalar, ilham veren sergi ve söyleşi önerileri...
30 May 2025

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR


