2020: Elektrikli araçların yılı

2020’de dünya çapında elektrikli araç satışları %43 artarak 3,24 milyona ulaştı.
2020: Elektrikli araçların yılı

Papara #n
Papara ile birlikte

Sınır tanımayan, yeni, özgür finans: Papara 2008 küresel ekonomik krizinin getirdiği maliyet tasarrufu ve verimlilik ihtiyacının, finansal teknolojilerin gelişimine hız kazandırdığı söylenebilir. Kullanıcı odaklı finansal teknoloji şirketleri daha fazla kişiyi daha özgür bir finans ortamında var etmeyi amaçlıyor. Finansal hizmetlerin vadettiği kolaylıkları daha çok insana ulaştırmak, giderek yükselen nakitsiz hayat trendini yaygınlaştırmak amacıyla çalışıyor. Kullanıcılar; haftanın 7 günü, 24 saat boyunca anında para göndermek/alabilmek, bunu yaparken yüksek maliyetler ödememek, karmaşık arayüzlerle ve hatırlaması zor süreçlerle karşılaşmamak istiyor. Yani; özgürlük, hız, maliyet ve deneyim. Türkiye’de ön ödemeli kart pazarının önde gelen şirketlerinden Papara da tam olarak bu başlıkları vadediyor. • Papara: Geleneksel finansal uygulamalar karşısında rekabetçi ve kullanıcı odaklı çözümler sunarak yeni bir deneyim yaratmaya çalışan finansal teknoloji kuruluşu Papara, “Finansal Özgürlük” mottosuyla kullanıcılara finansal anlamda en iyi deneyimleri yaşatma hedefiyle çalışıyor. Finansal hizmetlerden bir banka hesabı ya da kredi kartı sahibi olmadan faydalanmayı mümkün kılan ve herkese finansal hizmetler sektöründe özgürce var olma fırsatı sunan Papara, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre ön ödemeli kart pazarında Türkiye’de %44’lük bir pazar payıyla var oluyor. Ocak ayını 6,5 milyon kullanıcıyla kapatmayı hedefleyen Papara, 2021 yılı sonunda 10 milyon kullanıcıya ulaşmış olmayı hedefliyor. • Neler var? Papara, "Finansal Özgürlük" deneyimini bireysel ve kurumsal olmak üzere iki kategoride oluşturduğu ürün ve hizmetlerle sunuyor. Bireysel çözümleriyle Papara; hesap kartının sadeliğini kredi kartının ödülleriyle birleştirerek borçlanmadan 7 gün 24 saat ücretsiz para gönderme , fatura ödeme ve bütçe yönetme olanağı sunuyor. Kart ücreti, kullanım ücreti ya da kart aidatı olmayan ücretsiz Papara Card ile kullanıcılar yurt içinde ya da yurt dışında, internette güvenle harcayabiliyor; Cashback’te anlaşmalı olunan markalarda yaptıkları harcamalar karşılığında nakit kazanabiliyor. Papara Lite Card sahipleri bütün ATM'lerden para yatırabilirken Papara Black Card sahipleri hem para yatırıp hem de her ay 500 liraya kadar ücretsiz nakit çekme fırsatından faydalanabiliyor. Ayrıca Papara'nın sunduğu Sanal Kart, anında ücretsiz biçimde oluşturulabiliyor; tüm dünyada geçerli internet harcamalarında kullanılabiliyor ve diğer kartlar gibi anında nakit kazandırıyor. Papara’nın kurumsal çözümleri de kurumsal üye iş yerlerinin finansal süreçlerini kolaylaştırıyor. Bugün 1.000’den fazla üye iş yerine finansal kolaylık sağlayan Papara’nın MassPayment hizmeti; firmaların müşteri ya da iş ortaklarının Papara hesaplarına 7/24, anında ödeme yapabilmelerine olanak tanıyor. Papara Checkout sayesinde firmalar milyonlarca Papara kullanıcısının Papara bakiyesinden ya da diğer hesaplarından kolayca ödeme alabilirken şirketler; limitlerini ve özelliklerini belirleyebilecekleri, internet harcamalarını kapatabilecekleri ve harcama yapılabilecek yerleri seçebilecekleri Papara Corporate Card ürününü çalışanlarına dağıtabiliyor. Papara’nın herkes için kolay hâle getirdiği finansal evreni keşfetmek ve Papara üyeliğinizi saniyeler içinde başlatmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

10 yıl öncesini düşünün. O zamanlar 2020’li yıllarda hangi teknolojinin otomobillerde devrim yapacağını hayal ederdiniz? Çocukluğunu Jetgiller izleyerek geçirmiş olanlar, muhtemelen bu soruya uçan arabalar cevabını verirdi. Biraz daha az hayalperest olanların cevabı ise Hollywood filmlerinde de sıkça gördüğümüz sürücüsüz araçlar olurdu. Elbette bir Batmobile değildi; ancak otomobil endüstrisinin öncüsü Ford gibi markalar da 2010’lu yılların sonuna doğru sürücüsüz araçları piyasaya süreceğine dair vaatlerde bulunuyordu. Yıl 2021, otonom araçlara dair vaatler hâlâ daha gerçekleşmedi. Çoğumuzun Tesla sayesinde aşina olduğu elektrikli araçlar (EV) cephesinde ise çığır açıcı bir yıl yaşandı. Tesla’nın 500 bine yakın araç sattığı 2020’de, dünya çapında EV satışları %43 artarak 3,24 milyona ulaştı. Devletlerin ve uluslararası kuruluşların karbondioksit (CO2) emisyonunu azaltmaya yönelik adımları, vergi indirimleri, özel sektör yatırımları, satın almalar, birleşmeler ve batarya teknolojilerindeki gelişmeler ise kalıcı bir “elektrikli araç devriminin" yaklaştığına dair cesaret verici sinyaller içeriyor.

  • Öncüler: Çin’in ulusal sanayi politikasını dünyanın en büyük EV üreticisi olma üzerine kurgulaması, son beş yılda sektörün ivmelenmesinde büyük rol oynadı. Benzinli, dizel ve hibrit araçların üretiminde bir nevi “ana merkez” konumunda bulunan Detroit’in rolünü EV üretiminde üstlenmek isteyen Çin, hem yerli hem de ulusal şirketleri Şanhay ve Tianjin'e çekmeyi başardı. Üretimdeki bu güç, Çin’in son beş yılda EV satışlarında da liderliği elinde tutmasını sağladı fakat 2020’de işler değişti. Avrupa, AB’nin sağladığı teşvikler ve yaptırımların etkisiyle atağa geçerken yıllık bazda %137 artışla 1,4 milyon adet EV sattı. Satışlarını %12 artıran Çin ise 1,34 milyon adetle ikinci sırada yer aldı. Öte yandan Norveç, elektrikli araçların satışının dizel ya da benzinle çalışan araçların satışını geçtiği ilk ülke oldu. Ülkede EV'ler geçen yıl satılan tüm yeni otomobillerin %54,3’ünü oluşturdu. 
     
  • Şirketlerin karneleri: Uluslararası Enerji Ajansı’na göre EV'ler, hâlihazırda otomobil endüstrisinin en hızlı büyüyen segmenti. Ancak yine de yeni otomobil satışlarının sadece %4,2'sini oluşturuyor. Dünyanın en değerli 10 otomobil üreticisi arasında yer alan Tesla, Nio ve Xpeng’in yıllık satışları 30,5 milyar dolara yaklaşırken bu şirketlerin satışlarının ilk 10 şirketin toplam satışları içindeki payı %3 civarında. Hem regülasyonlara hem de tüketici taleplerine cevap verebilmek için ürün gamını ve üretimini artıran Avrupa merkezli otomobil şirketlerinin 2020'deki EV satışları ise katlanarak artmış durumda. Volkswagen 2020’de EV satışlarını %158 artırarak 212 bine çıkarırken Mercedes-Benz’in sahibi Daimler, bir önceki yılın aynı dönemine göre satışlarını %228 artırarak 160 bin elektrikli aracı tüketicilere ulaştırdı. BMW’nin satışları %32 artarak 192 bini aşarken Renault ise satışlarını ikiye katlayarak 116 bin araca yaklaştı.
     
  • Stratejiler: Ocak ayı itibarıyla 2020 bilançolarını ve 2021 öngörülerini açıklamaya başlayan otomobil şirketlerinin hepsinin sunumunda ortak bir nokta vardı: Sadece elektrikli araçların üretildiği bir gelecek. Dünyanın en büyük otomobil üreticilerinden biri olan General Motors, geçen hafta 2040 yılına kadar karbon nötr olma hedefinin bir parçası olarak 2035’e kadar dizel ve benzinli araç üretimini durdurmayı planladığını açıkladı. Önümüzdeki beş yılda elektrikli araçların Ar-Ge ve üretimine 27 milyar dolarlık yatırım yapmayı hedefleyen şirket, pazara 30 EV modeli sürmeyi amaçlıyor. 2021’de çok sayıda yeni EV modeli piyasaya sürmeyi planlayan Volkswagen ise 2028’e kadar EV satışlarını 28 milyona çıkarmayı hedefliyor. Bugüne kadar stratejisini hibrit araçlar üzerine kurgulayan Toyota'nın tamamen elektrikli ilk aracı da birkaç ay içinde Avrupa'da piyasaya sürülecek. BMW’nin, 2023’e kadar EV serisini neredeyse ikiye katlayarak 25 modele çıkarması ve bunların yarısından fazlasının tamamen elektrikli olması da beklentiler arasında.
     
  • Yeni oyuncular: Geleneksel otomobil şirketlerinin yanı sıra büyük teknoloji şirketleri ve küçük girişimler de EV pastasından pay almak için harekete geçiyor. Geçen haftalarda Çin merkezli e-ticaret devi Alibaba, otomotiv şirketi SAIC ile el sıkışarak 2022’den itibaren tamamen EV üretimine odaklanacak olan Zhiji Auto’nun temellerini attı. 2014’ten beri “Titan Projesi” adı altında otomobil sektörüne dair çalışmalarını yürüten Apple’ın ise elektrikli otonom araç teknolojisi üzerine çalıştığı ve üretim için 2024’ü hedeflediği biliniyor. Bu proje için bir otomobil şirketiyle anlaşması beklenen Apple’ın son olarak Hyundai ile görüştüğü duyuruldu.
     
  • Ticari araç hamleleri: Elektrikli binek araçlarının çeşitliliği her geçen gün artarken asıl fırsat, elektrikli ticari araçlarda yatıyor. Yakın zamana kadar elektrikli ticari araçlar, trilyon dolarlık otomotiv endüstrisi içinde kolayca görmezden gelinen bir yeri işgal ediyordu. Son haftalarda yaşanan gelişmeler ise bu bakış açısının hızla değiştiğini gösteriyor. Geçen hafta, elektrikli araç girişimi Rivian değerlemesini 27,6 milyar dolara çıkaran yeni yatırım turunda Amazon, Ford ve BlackRock’ın dahil olduğu yatırımcılardan 1,3 milyar dolar yatırım aldı. Gelecek yıl elektrikli kamyonet R1T'yi piyasaya sürmeyi planlayan şirket, Tesla'nın Cybertruck'ına rakip olarak ticari segmentte rekabeti kızıştıracak. General Motors’un BrightDrop isimli yeni markası altında üretilecek olan tamamen elektrikli ilk ticari araç EV600’ün ise bu yıl içinde piyasaya sürüleceği açıklandı. Yıl sonuna kadar üretilmesi planlanan ilk 500 adet FedEx’e satılırken yaygın kullanıma 2022’nin ilk aylarında geçilmesi bekleniyor.
     
  • Öngörüler: Şu anda dünyada dolaşımda yedi milyondan fazla EV bulunuyor. Büyük otomobil üreticilerinin hırslı planları, küçük girişimlerin Tesla’nın büyüsünü yeniden yaratma çabaları ve dev teknoloji şirketlerinin sektöre girişi ise gelecekte bu rakamın artacağına dair önemli ipuçları veriyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın tahmini, 2040’da yollardaki EV sayısının 330 milyona ulaşacağı yönünde. Otomobil firmalarının EV dönüşümünü hızlandırmalarının, servetleri içten yanmalı motorların kullanımıyla yakından bağlantılı olan petrol sektörü için olumsuz sonuçlar doğurması ise kaçınılmaz görünüyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🔌 Rota oluşturuldu

Herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde 2020’de satışları 3,24 milyona ulaşan elektrikli araçlar ve bu yıl ilk defa çevrim içi gerçekleşen Dünya Ekonomik Forumu var.

01 Şub 2021

Papara ile birlikte
🔌 Rota oluşturuldu

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Birol Oğuz

·

02 Eki 2026

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?