Sokak Hayvanları Yasası'ndan Trump'ın seçilmesine: 2024'ün iklim ve ekoloji günlüğü


Sütaş ‘Çiftlikten Sofralara’ iş modeliyle Avrupa’nın Yeşil Dönüşüm Stratejisi’ne hazır İklim değişikliği ile mücadeleyi öncelikleri arasına alarak “Çiftlikten Sofralara Sürdürülebilir Yarınlara” anlayışı ile çalışan Sütaş , Sürdürülebilirlik İlerleme Raporu’nu yayınladı. Neler oluyor? Sütaş, Türkiye’nin dört bir yanında yer alan entegre tesislerinde uyguladığı “Çiftlikten Sofralara” iş modeliyle gıda zincirinin bütününde sürdürülebilirliğin sağlanmasını öngören “AB Yeşil Mutabakat – Çiftlikten Çatala” stratejisinin Türkiye’deki en güçlü örneğini oluşturuyor. Model, kullanılan doğal kaynakların geri dönüştürülmesini esas alıyor. Bu kapsamda Sütaş: Üretim tesislerinin elektrik ihtiyacının %88’ini, çiftliklerinin gübreleri ve organik atıklardan ürettiği yenilenebilir enerji ile karşılıyor. Biyogaz tesisleri ile kendi operasyonlarından kaynaklanan sera gazı emisyonlarının 3 katından daha fazlasının salımını önlüyor. Onarıcı tarım uygulamalarıyla toprağı zenginleştiriyor. İneklerinin yemlerinin yetiştiği tarlalara 51 bin ton organik madde kazandırarak 2023 yılında 112 bin dekar araziyi daha verimli hâle getiriyor. 2023 yılında Aksaray, Tire ve Bingöl Entegre Tesislerinde toplam 11,38 MWp’lik güneş enerjisi santrali (GES) yatırımı devreye alınırken 2025 yılında ise GES yatırımlarının 25 MWp’e ulaşması hedefleniyor. Sütaş’ın sürdürülebilirlik performansını ve hedeflerini ortaya koyan #ÇiftliktenSofralaraSürdürülebilirYarınlara Sürdürülebilirlik İlerleme Raporuna buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Her alanda çalkantılı geçen bu yılı, 2024’te iklim ve ekoloji gündemini belirleyen olay ve gelişmeleri özetleyerek kapatıyoruz. Türkiye’de yılın en çok konuşulan iki olayı yoğun tepkilerle karşılaşmasına rağmen Meclis'ten geçen ve ülkenin dört bir yanındaki hayvan katliamlarının yolunu açan Sokak Hayvanları Yasası ve İliç’te yaşanan maden faciası oldu.
Dünya gündeminin üst sıralarında ise neredeyse hiçbir yapıcı karar alınamayan COP29 zirvesi ile ABD seçimlerini kazanan Trump’ın iklim politikalarının küresel iklim kriziyle mücadeleyi nasıl etkileyeceği vardı.
ABD seçimleri ve Trump etkisi
Kasım ayındaki ABD seçimleri öncesinde Kamala Harris’in bir yanı iklim kriziyle mücadele konusunda atılacak hızlı ve cesur adımlara dayanan seçim kampanyasına karşı Donald Trump (sondaja ithafen) meydanlarda “del bebeğim del” sloganıyla çıktı, seçilmesi hâlinde ABD’yi Paris Anlaşması’ndan ve hatta BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nden (UNFCCC) tamamen çıkaracağının ve iklim yatırımlarını derhal sonlandıracağının defalarca altını çizdi, ve kazandı. Böylece hem ABD’nin hem de dünyanın dört yıllık iklim politikası karmaşası yeniden başlamış oldu.
Carbon Brief’in analizi Trump yönetimi IRA'yı ve bir önceki Demokrat ABD Başkanı Joe Biden'ın iklim politikalarını geri çekerse, ABD'nin iklim hedeflerini büyük bir farkla ıskalayacağının neredeyse kesin olduğunu ve Trump'ın politikalarının 2030 yılına kadar ABD'de muhtemelen 4 milyar ton ek emisyona yol açacağını gösteriyor.
- Bu miktar AB ve Japonya'nın toplam yıllık emisyonlarına veya dünyanın en düşük emisyonlu 140 ülkesinin toplam yıllık emisyonlarına, bir başka deyişle son beş yılda dünyanın dört bir yanında rüzgar, güneş ve diğer yenilenebilir teknolojilerin üretiminden elde edilen tüm kazanımların ortadan kalkmasına eşdeğer.
COP29 hüsranı
Dünyanın en büyük iklim buluşması COP29, önümüzdeki 10 yılda fosil gaz üretimini üçte bir oranında artırmayı planlayan Azerbaycan'da düzenlenmesine dair endişelerin ve Trump’ın zaferinin gölgesinde başladı. Macron, Trump ve Putin gibi büyük ekonomi liderleri zirveye katılmadı. İki haftalık zirveye gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasındaki “iklim finansmanı” konusundaki anlaşmazlıklar ve tartışmalar damga vurdu.
“Finans COP'u” olarak adlandırılan zirvede tüm gözler, 2026'dan itibaren devreye girecek iklim finansmanı için konulan yeni hedefe (NCQG) yönelik müzakerelerdeydi. Bağımsız ekonomistlerin yeni raporu yoksul ülkelerin, 2030 yılına kadar her yıl en az 1 trilyon dolar iklim finansmanına ihtiyaç duyduğunu ortaya koymuştu ancak zengin hükümetlerin, 2035 yılına kadar gelişmekte olan ülkelere yılda 250 milyar dolar ödemesi önerildi. Gelişmekte olan ülkelerin tepkisi ve müzakereleri terk etmesi üzerine 300 milyar dolar aktarılmasını öngören nihai anlaşma onaylandı. Zirveden kayda değer başka bir karar çıkmadı.
- Oxfam’ın COP29 öncesinde yayımladığı Karbon Eşitsizliği Öldürür başlıklı yeni rapora göre, dünyanın en zengin 50 milyarderi yatırımları, özel jetleri ve yatları aracılığıyla bir buçuk saat içinde ortalama bir insanın tüm yaşamı boyunca ürettiğinden daha fazla karbon üretiyor.
COP29’un ülke gündemine oturmasının nedeni ise Murat Kurum’un Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi’ni açıklamasıydı. Kurum, birincil enerjide yenilenebilir enerjinin payının %50’ye ve nükleer enerjinin payının ise %30’a çıkarılmasının planlandığını; atık sektöründe geri dönüşüm oranının %70’e çıkarılacağını, tarım alanlarının %10’unda organik tarım yapılacağını, mevcut ormanların korunması, millet bahçelerinin, yeşil alanların ve yeşil koridorların artırılması yoluyla karbon yutak alan kapasitesinin yükseltileceğini dile getirdi.
Bakan, soru-cevap kısmında kendisine yöneltilen “Belgede kömür sözü hiç geçmiyor. Fosil yakıtlardan ne zaman çıkacak Türkiye?” sorusuna cevaben yenilenebilir enerji kaynaklarını ve nükleer kapasiteyi artıracaklarını ve Türkiye’nin sonunda fosil yakıtlardan çıkacağını söyledi ancak tarih vermedi.
- COP29'un ardından 25 ülke ve AB, COP30 öncesinde “Yeni Kömüre Hayır” bildirisi yayımlayarak tüm ülkelere Ulusal Katkı Beyanlarına (NDC) yeni kömür taahhüdü eklememe çağrısında bulundu. Kömür Sonrası Enerji İttifakı (PPCA) işbirliğiyle yapılan çağrıda Türkiye “Yeni Kömüre Hayır” demeye davet edilen öncelikli ülkeler arasında yer aldı.

En sıcak gün, en sıcak yaz, en sıcak yıl
Copernicus’un ölçümlerine göre 21 Temmuz Pazar küresel yüzey hava sıcaklığı ortalaması 17,09 dereceye ulaşarak şimdiye kadar kaydedilen en sıcak gün oldu. Haziran-Ağustos arası sıcaklıklar 1991-2020 ortalamasının 0,69 derece, 2023'teki rekorun ise 0,66 derece üzerine çıktı. Böylece, 2024 yazı dünya genelinde en sıcak yaz olarak kayıtlara geçti. Ocak-Kasım arasındaki sıcaklık ortalaması ise 1991-2020 ortalamasının 0,72 derece üzerine çıkarak 2023'teki aynı dönemden 0,14 derece daha sıcak olarak kaydedildi. Böylece 2024'ün kayıtlardaki en sıcak yıl olacağı tahminleri doğrulandı. 2024’ün ayrıca 1,5 derecelik ısınma eşiğinin aşıldığı ilk yıl olacağı da neredeyse kesinleşti.
- UNEP’in her yıl hazırladığı Emisyon Açığı Raporu, bu yıl “artık boş laf istemiyoruz” temasıyla yayımlandı. Rapora göre ülkelerin sadece mevcut iklim politikalarını uygulamaya devam etmesi hâlinde 1,5 derece hedefi birkaç yıl içinde aşılacak ve ortalama ısınma bu yüzyılın sonuna kadar 2,6-3,1 dereceye ulaşabilecek. Rapora göre, ülkeler 2030 yılı için mevcut taahhütlerini yerine getirmiyor; getirseler bile, sıcaklık artışının 2,6-2,8 dereceye ulaşması bekleniyor.
Bir diğer sönük zirve: Küresel Plastik Anlaşması (INC5)
Güney Kore’nin Busan kentinde, plastik kirliliğini azaltmayı hedefleyen küresel bir anlaşmayı müzakere etme amacıyla toplanan BM Hükümetlerarası Müzakere Komitesi’nden (INC-5) çıkması beklenen Küresel Plastik Anlaşması konusunda da uzlaşma sağlanamadı. BM Çevre Programı İcra Direktörü Inger Andersen, müzakerelerle ilgili “fikir ayrılıklarının devam ettiği açık” yorumunu yaptı.
INC5’te; plastik üretiminde kullanılan zararlı kimyasalların listelenmesi ve azaltılması, plastik üretiminin kontrol altına alınması gibi konulardan bahsedilse de bağlayıcı ortak bir karara varılamadı.
Türkiye’nin plastik rekoru
INC5 görüşmelerinin hemen öncesinde Greenpeace Türkiye bir rapor hazırlayarak “Avrupa'dan Türkiye'ye plastik atık gönderimi son bulsun” çağrısında bulundu. Rapordaki veriler Türkiye’nin, son beş yıldır başka ülkelerden plastik satın alan ülkeler arasında bir numarada olduğunu; İngiltere ve başta Almanya, Belçika, Hollanda, İtalya olmak üzere AB ülkelerinin geçen yıl Türkiye’ye 456.507 ton plastik atık gönderdiğini ve Türkiye’de plastik atık ithalatının 2004'ten bu yana 196 kat arttığını gösteriyor.
- Editörün notu: Kampanya Sorumlusu Nihan Temiz Ataş’la Türkiye’deki plastik kirliliğinin boyutlarını, Avrupa ülkelerindeki durumu ve olası çözümleri konuştuk.
Sokak Hayvanları Yasası
Ülke çapında yapılan miting ve eylemlere rağmen sokak hayvanlarının toplanmasının ve öldürülmesinin yolunu açan yasa, 29 Temmuz’da Meclis’ten geçerek kabul edildi. Yasanın kabulünün ardından köpeklerin toplatılmasını isteyenler ile hayvanseverler arasındaki gerilim arttı. Yasanın geçmesinin hemen ardından, ülkenin dört bir yanından kedi ve köpek zehirlemeleri, nedensiz sokak köpeği toplama, ölüme terk etme ve katliam haberleri gelmeye başladı. Hayvan hakları grupları hayvan katliamı yapılan alanları ve barınakları görüntüleyerek yasanın geri çekilmesini talep etti. Bazı belediyeler yasayı uygulamayacaklarını belirterek sokak hayvanlarını sahiplendirme kampanyaları başlattı bazıları ise köpeklerin kamu sağlığını tehdit ettiği gerekçesiyle bu kararı savundu. Son olarak Mamak Barınağı'ndan gelen vahşet görüntülerinin ardından hayvanseverler barınaktaki hayvanları çıkararak koruma altına aldı.
İliç faciası
Erzincan'ın İliç ilçesinin Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede 13 Şubat’ta devasa bir toprak kayması meydana geldi. Barolar Birliği’nin açıklamasına göre İliç’teki ihmaller neticesinde dokuz işçi, yaklaşık on milyon metreküplük siyanürlü liç (yığma toprak) yığını altında kaldı. Facianın ardından hazırlanan bilirkişi raporu Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) ‘olumlu kararı’ veren yetkililerin asli kusurlu olduğunu tespit etti; facianın meydana gelmesinde proje yönetim mekanizmasının doğru ve işler şekilde kurulmamış olmasını, kapasite artışına gidilmesini ve hazırlanan projelerde hataların bulunmasını gerekçe gösterdi.
- Açıklamalar: ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, İliç kaymasının Türkiye'de ilk defa meydana geldiğini belirtirken, "Bu tip bir kaza ülkemizde ilk defa meydana geliyor. İlk olduğu için oradaki denetim boşluğunu biz de yeni fark ettik" şeklinde önemli bir açıklamada bulundu.

27 yeni tür
Bu ay, Peru'nun yağmur ormanlarında Conservation International'ın öncülüğünde yapılan Alto Mayo Landscape keşif gezisinde 27 yeni tür tespit edildi. Araştırmacılar, aralarında bir yarasa, bir sincap ve bir dikenli farenin de bulunduğu, dördü bilim için yeni olan toplam 151 memeli buldu. Bu türlerden en az 12'sinin nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu açıklandı.
- Öte yandan: WWF'in 5.495 türe ait yaklaşık 35.000 popülasyonun gidişatını ortaya koyan 2024 Yaşayan Gezegen Raporu'nda 50 yıl içinde (1970-2020 arasında) izlenen yaban hayatı popülasyonlarının ortalama büyüklüğünde %73’lük dramatik bir düşüş yaşandığına dikkat çekildi.
Olimpiyat Oyunları tartışmaları
Bu yıl, karbon ayak izi düşük bir organizasyona imza atmak adına yola çıkan Paris Olimpiyat Komitesi'nin sporseverler ve sporcuların tepkisini çeken klima kullanımını kısıtlama, sporcuların odalarına geri dönüştürülmüş kartondan karyolalar koyma gibi kararlarının ardından eleştiriler büyüdü, bazı ulusal delegasyonlar Paris’e kendi taşınabilir klima ünitelerinden oluşan filolarla geldi. İklim bilimciler ve sporcular tarafından hazırlanan Ateşten Halkalar başlıklı rapor, yüksek sıcaklıklarda, bu şartlarda düzenlenen oyunların sporcuların ve seyircilerin hayatını tehlikeye attığına dikkat çekti.
Bunun yanında, yüzme yarışlarının düzenlendiği Seine Nehri'ndeki kirlilik seviyesi de tartışma konusu oldu. Nehirdeki erkekler maraton yüzme yarışına Türkiye adına katılan milli yüzücü Kuzey Tunçelli de Seine Nehri’nin kirliliğinden yakındı:
"Su çok pisti. Kokusu, tadı çok kötüydü. Daha uygun bir ortamda olsaydı benim için güzel bir yarış olurdu. Fakat akıntıdan dolayı gidemediğimi hissettim. Kötü bir yarış deneyimi oldu. Suyun içini göremiyordum, kendi elimi göremiyordum. Bu da yarış sırasında çok kötü etkiliyor. Kafanızı kaldırıp bakmanız gerekiyor gittiğiniz yere ve bu da çok yoruyor."
Uzmanlar küresel çaptaki yarış ve oyunların zamanlamasının yeniden düzenlenmesi, daha serin aylarda ya da daha geç saatler yapılması konusunda uyarılarda bulundu.

İngiltere'nin kömüre vedası
Sanayi Devrimi’ni başlatan Birleşik Krallık, Ekim'de son kömürlü termik santrali Ratcliffe-on-Soar’u da kapatarak bilinen en kirli enerji kaynağı kömürden elektrik üretimi ile olan 142 yıllık ilişkisini tamamen bitirdi, rüzgar ve güneşten elektrik üretimine öncelik verdi.
- Bir adım geriden: 2012 yılında Birleşik Krallık’ta elektriğin yaklaşık %40’ı kömürden üretiliyordu. Geçen sürede elektrik üretiminin yalnızca %7’sini karşılayan rüzgar ve güneş enerjisinin payı %34’e çıkarıldı ve doğalgazdan enerji üretiminde düşüş yaşandı. Dünyada elektrik üretmek için kömür yakmaya başlayan ilk ülke olan Birleşik Krallık, 2015 yılında kömürü bırakma sözünü veren ilk ülke olmuştu.
Karbondioksit rekoru
Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) bu yıl yayımladığı rapor, atmosferdeki karbondioksit oranının insanlık tarihindeki herhangi bir dönemden daha hızlı yükseldiğine ve konsantrasyonların son 20 yılda %10’dan fazla arttığına işaret etti. Rapora göre atmosferdeki karbondioksit kirliliği Sanayi Devrimi öncesine göre %151, metan ise %265 daha fazla.
- Açıklamalar: WMO, bu çarpıcı artışın insanlığın fosil yakıtları “inatla” yakmaya devam etmesinden kaynaklandığını ve dev orman yangınları ile ağaçların karbon absorbe etme yeteneğindeki muhtemel düşüşün durumu daha da kötüleştirdiğini vurguladı.

Dünyanın en büyük mercan resifi
Solomon Adaları'nda dünyanın en büyük mercanı keşfedildi. Bu dev organizma, mercan kolonilerinin biraraya gelmesiyle oluşan mercan resiflerinden farklı olarak mercan poliplerinden oluşan bir ağ olarak nitelendiriliyor. Yaklaşık 300 yaşında olduğu düşünülen mercan, 34 metre genişliğinde ve 5 metre yüksekliğinde.
- Öte yandan: Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ve Uluslararası Mercan Resifleri Girişimi'nden bilim insanları yaptıkları yeni açıklamada, dünyada dördüncü küresel mercan ağarma olayının yaşandığını ve bunun son on yılda yaşanan ikinci ağarma olduğunu duyurdu.
- Açıklamalar: NOAA'nın Mercan Resifi İzleme programının koordinatörü Derek Manzello'ya göre, geçen yılın başından bu yana her büyük okyanusta önemli mercan beyazlamaları belgelendi. Uzmanlar muhtemelen Büyük Set Resifi'ni gören son nesil olduğumuzu bellirtti.
Büyüyen mikroplastik krizi
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Çeltikçi ve Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu’nun yürüttüğü çalışmada insan beyninde mikroplastiklere rastlandı. Çalışma, Kanada'da plastiklerin zararına ilişkin farkındalığın artırılması için çekilen Plastic People isimli belgeselde yer aldı ve The New York Times'da makale olarak yayımlandı. Bir başka araştırmada yunusların nefesinde dahi mikroplastiklere rastlandığı ortaya çıktı.
- Ayrıca: Yeni bir araştırmaya göre, insanlık her yıl 57 milyon ton plastik kirliliği yaratıyor ve bu kirlilik en derin okyanuslardan en yüksek dağların tepelerine dünyanın her yerine yayılıyor, insan vücudunun neredeyse her yerinde plastiğe rastlanıyor. Üçte ikisinden fazlası Küresel Güney'den gelen bu kirlilik, New York’taki Central Park’ı Empire State Binası yüksekliğinde plastik atıkla doldurmaya yetecek kadar büyük.

Dünyanın dört bir yanında yaşanan sel felaketleri
Yıl boyunca neredeyse dünyanın her köşesinden fırtına ve sel haberleri geldi. Mart ayında Malezya’da yaşanan sel ve heyelanlar nedeniyle 51.000 kişi tahliye edildi. Filipinler’i Kasım ayında vuran süper tayfun Man-Yi’den kaçmak için 650.000 kişi yaşadıkları bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Nepal’deki sel ve toprak kaymalarında 27 kişi öldü. Birleşik Arap Emirlikleri’nde 2024’te son 75 yılın en yoğun yağışları kaydedildi.
Ekim ayı sonunda İspanya’da, özellikle Valencia bölgesinde yoğunlaşan şiddetli yağışlar sonucunda 230 kişi hayatını kaybetti. ABD’de Eylül ve Ekim aylarında iki büyük sel felaketi yaşandı. Eylül’de Florida’yı vuran Helene kasırgasında 200’ü aşkın insan öldü, dört milyondan fazla haneye günlerce elektrik verilemedi. Aynı bölgede bir ay sonra yaşanan Milton kasırgasında ise en az 16 kişi hayatını kaybetti, üç milyon kişinin elektriğe erişimi aksadı.
Ekim ayında Bosna Hersek’te yaşanan şiddetli yağış ve sel 27 kişinin yaşamına mâl oldu. Jakarta’daki sellerde mahalleler sular altında kaldı. Nepal’de yaşanan sel ve toprak kaymalarında 217 kişi öldü.

Akbelen’in kahramanı
Akbelen direnişinin simge isimlerinden yaşam savunucusu Nejla Işık, 31 Mart seçimlerinin ardından İkizköy’ün yeni muhtarı oldu. Akbelen Ormanı’ndaki linyit çıkarma çalışmaları için yapılan ağaç kesimini engellemek üzere çalışan İkizköy Çevre Komitesi üyesi Işık, “Yeter artık köyümüz yerinde kalsın, şirketlerin zulmü bitsin, suyuma, toprağıma yaşam alanlarıma dokunma. Bu topraklarda doğduk, biz bitti demeden bu büyük dava bitmez, ölmek var dönmek yok” dedi. Ilık, aynı zamanda BBC'nin 2024 yılında dünyada ilham kaynağı ve etkili olan 100 kadın listesinde yer aldı.
- Öte yandan: Orman Genel Müdürlüğü’nün Akbelen Ormanı'nda ağaç kesimi yapan Yeniköy-Kemerköy Enerji şirketine Ağaçlandırma İş Birliği Protokolü kapsamında takdir belgesi verdiği ortaya çıktı.
- Ayrıca: İkizköy ve Akbelen’de yapılan tüm hava ölçümlerinde PM10 değerleri Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği kılavuz değerin üzerinde çıktı. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, yerel halk sağlığını tehdit eden santrallerin kapatılması ve maden alanların en kısa sürede rehabilite edilmesi gerektiğini vurguladı.
Reşit Kibar'ın ölümü
Artvin'in Cankurtaran mevkiinde, 3 Eylül’de EFOR maden şirketinin ağaç kesimini engellemeye çalışan doğa ve yaşam savunucusu Reşit Kibar'a şirketle bağlantılı olduğu iddia edilen Muhammet Ustabaş isimli şahıs tarafından silahlı saldırı düzenlendi. Kibar yaşama veda etti.
Kaz Dağları mücadelesi
Doğa Derneği, Cengiz Holding'in Çanakkale’nin Bayramiç İlçesi’ne bağlı Hacıbekirler Köyü’nde Halilağa Bakır Madeni projesi için 1 milyon ağacın kesilmesi planlandığını açıkladı. 2012'den bu yana yasal mücadelenin sürdüğü proje için Kasım başında ağaç kesimine başlandı, STK'ların ve köylülerin yasal mücadelesi sürüyor.

2024 yangınları
California’da 24 Temmuz’da başlayan orman yangınlarında 370 bin dönümden fazla alan kül oldu. Çok sayıda yapıyı tahrip eden ve binlerce kişinin bölgeden tahliye edilmesine yol açan felaket, California eyaletindeki en büyük altıncı yangın olarak kayıtlara geçti. Mayıs ayında Batı Kanada bölgesinde çıkan ve 209 kilometrekarelik bir alandaki orman yangınları nedeniyle 6 bin 600 kişi için tahliye kararı alındı.
- Ayrıca: Haziran ayında Diyarbakır’ın Çınar, Mardin’in Mazıdağ ilçelerindeki köyleri etkileyen büyük yangında resmî açıklamalara göre 11 köylü hayatını kaybetti, 78 kişi yaralandı. Yaz sonunda İzmir, Urla’da çıkan ve 19 saatte söndürülebilen yangında 50-100 yıllık 2 bine yakın zeytin ağacı yandı. Benzer şekilde Muğla’nın Milas ilçesinde çıkan yangında Sekköy mevkisindeki 350 nüfuslu köy tedbir amaçlı tahliye edildi, 30-60 hektar ormanlık ve zeytinlik alan yok oldu.
Yapay zekanın faturası
Bu yıl yapılan bir araştırma Google, Microsoft, Meta ve Amazon gibi teknoloji devlerinin küresel veri merkezlerinin 2030 itibarıyla 2,5 milyar tonluk bir karbondioksit emisyonunun açığa çıkmasına neden olacağını ortaya koydu. Bu miktar ABD’nin bir yılda saldığı emisyonların yaklaşık %40’ına denk geliyor.
- Bunun yanında: Dünyanın en çok veri merkezine sahip olan şirketi Microsoft’un kurucusu Bill Gates, veri merkezlerindeki artışın yeşil enerji kaynaklarını tüketebileceğine dair endişelerin yersiz olduğunu, yapay zekanın iklim hedeflerine ulaşmada bir engel oluşturmaktansa iklim kriziyle mücadeleye yardımcı olacağını iddia etti.
- Ayrıca: Google’ın son çevre raporuna göre geçen yıl şirketin karbon emisyonları yüzde 13 artarak 14,3 metrik tona ulaştı. Google’ın emisyonlarında 2019’a kıyasla yüzde 48 artış kaydedildi. Bu artışın büyük kısmı yapay zeka veri merkezleri ve tedarik zincirinin oluşturduğu emisyonlardan kaynaklanıyor.

Rekor sıcaklıklar
Dünya Sağlık Örgütü aşırı sıcakların Avrupa'da yılda 175.000'den fazla insanın ölümüne neden olduğunu açıkladı. Dünya üzerinde en hızlı ısınan kıta olan ve son 20 yılda sıcaklığa bağlı ölümlerde yüzde 30'luk bir artış yaşanan Avrupa’da sıcaklıklar küresel ortalamanın yaklaşık iki katı oranında artıyor.
- Ayrıca: Japonya’da bu yaz beri etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle ülke genelinde en az 19 kişi sıcak çarpması sonucu hayatını kaybetti. Delhi’de 52,9 dereceye ulaşan hava sıcaklığı kayıtlara tüm zamanların en sıcak hava rekoru olarak geçti. Bangladeş'te hava sıcaklığının bazı bölgelerde 42 dereceye kadar yükselmesi üzerine bütün okullar kapatıldı. Washington D.C.'yi etkisi altına alan yoğun sıcak hava dalgası, Başkan Abraham Lincoln'ün 1.350 kilogramlık balmumu heykelinin erimesine neden oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Trump'ın seçilmesinden Sokak Hayvanları Yasası'na 2024'ün tarihe yazılacak iklim ve ekoloji olayları. Mahkemenin sürpriz Kanal İstanbul kararı.
28 Ara 2024

YAZARLAR

Deniz Aytekin
Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?





