2024’ün kaynaklarını tükettik, 2025’ten yemeye başladık

Türkiye'nin yıllık ekolojik kapasitesini tükettiğine işaret eden Limit Aşım Günü her yıl biraz daha öne çekiliyor. Geçen yıl 22 Haziran, 2022'de ise 28 Temmuz olan Limit Aşım günü bu yıl 11 Haziran olarak açıklandı.
2024’ün kaynaklarını tükettik, 2025’ten yemeye başladık

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Global Footprint Network (Küresel Ayakizi Ağı) tarafından her yıl hem küresel olarak hem de ülke bazında hesaplanan Limit Aşım Günü bu yıl Türkiye için 11 Haziran olarak açıklandı. Bu da Türkiye’de ortalama bir insanın 2,1 dünya varmış gibi yaşadığını gösteriyor.

Limit Aşım Günü, insanlığın ekolojik kaynak ve hizmetlere olan talebinin dünyanın yıllık yenilenme kapasitesini aştığı gün olarak tanımlanıyor. 2024 yılı için insanlığın dünyanın ekolojik kapasitesini tükettiği gün ise 1 Ağustos olarak belirlendi. Başka bir deyişle, insanlık dünyanın 12 ayda yenileyebildiğini sadece 7 ayda kullandı.

Bu hesaba göre Türkiye, kaynaklarını dünya ortalamasından epey hızlı tüketiyor. Yani, eğer tüm dünya kaynaklarını bizimle aynı hızda tüketseydi, dünyanın doğal kaynakları bu yıl 11 Haziran’da tükenecekti ve gelecek yılın kaynaklarını tüketmeye başlayacaktık.

Listenin başında ve sonunda kimler var?

Bu yıl dünyanın kaynaklarını en hızlı tüketen ülke Katar oldu. Katar’ın Limit Aşım Günü 11 Şubat olarak açıklandı. Katar’ı 20 Şubat ile Lüksemburg, 4 Mart ile Birleşik Arap Emirlikleri, 5 Mart ile Kuveyt ve 8 Mart ile Bahreyn takip ediyor. 

Limit Aşım Günü en geç olan ülke ise Kırgızistan. Kırgızistan bu yılki kaynaklarını 30 Aralık'ta tüketti. Ekolojik kapasitesini Aralık ayına kadar tüketmeyen diğer ülkeler ise Moldova, Gine, Fas ve Fransız Guyanası. ABD kaynaklarını 14 Mart’ta; Çin 1 Haziran’da; Birleşik Krallık ise 3 Haziran'da tüketti.

Bunun yanında, aralarında Mozambik, Nepal, Butan ve Hindistan’ın bulunduğu 50’den fazla ülke doğal kaynaklarını aşırı tüketmiyor ve bu nedenle Limit Aşım Günü de bulunmuyor. Örneğin Hindistan'da yılda 0,7 dünyaya eşdeğer doğal kaynak kullanılıyor. Eğer herkes bu ülkelerin sakinleri gibi yaşasaydı insanlığın ihtiyaçlarını karşılamak için bir dünya yeterli olacak ve ekolojik açık oluşmayacaktı. 

  • Üzücü olan ise Limit Aşım Günü bulunmayan çoğu ülkenin günümüzde iklim krizinin yıkıcı etkilerinden en çok etkilenen ülkeler olması.

Rakamlarla limit aşımı

  • Neden? Dünyanın bize sunduğu kaynakların insanlığın talebini karşılamada yetersiz kalmasının ardındaki en temel nedenler, artan nüfusla doğrudan ilişkili olan aşırı tüketim alışkanlıkları, biyoçeşitlilik krizi ve fosil yakıtların yer altından çıkarılması başta olmak üzere, insan kaynaklı ekolojik tahribat.

Limit aşımını nasıl öteleriz?

Küresel Ayak İzi Ağı’nın verilerine göre insanlığın yarattığı ekolojik ayak izinin karbon bileşeninin yarı yarıya azaltılması, Dünya Limit Aşım Günü'nü 93 gün öteleyebilir. Dünya genelinde araç kullanımından kaynaklanan ayak izimizi yarı yarıya azalmamız ve araçla yapılan kilometrelerin üçte birinin toplu taşıma, geri kalanının da bisiklet ve yürüyüşle değiştirmemiz ise Limit Aşım Günü’nü 13 gün sonra yaşayacağımız anlamına geliyor.

Küresel gıda atığının yarıya indirilmesi bize 13 gün, et tüketimini yüzde 50 azaltmaksa 17 gün kazandırıyor. Tüm ailelerin bir çocuk daha az yapması ve ebeveynliği iki yıl ertelemesi hâlinde ise 2050'ye kadar Aşım Günü 49 gün ileriye taşınacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🐘 Fil isimleri, narko güdümlü ormansızlaşma

Mobilya devi IKEA'nın orman katliamı, uyuşturucu ticareti nedeniyle evlerinden olan kuşlar, birbirlerine isimleriyle seslenen filler, ekolojik açığımız, iklim krizi sergisi ve daha fazlası...

15 Haz 2024

Fotoğraf: George Wittemyer

YAZARLAR

Deniz Aytekin

Aposto'da kültür sanat ve çevre editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Barajlar yıkılıyor: Avrupa’da 25 bin kilometrelik nehir birleştirme seferberliği

Doğal yapıyı parçalayan ve bozan Avrupa nehirleri üzerindeki 1,2 milyondan fazla baraj, bent ve menfez kaldırılıyor. Bariyerlerin kaldırılmasıyla yeniden birbirine bağlanan 3 bin 740 kilometrelik Avrupa nehirleri, AB’nin “2030’a kadar 25 bin kilometrelik nehri doğal hâline döndürme” hedefine bir adım daha yaklaştırıyor. Şu ana kadar 603 bariyer kaldırılırken Tuna ve Ren gibi büyük nehirlerdeki su seviyelerinin azalması Avrupa ekonomilerini zorluyor.

Pelin Cengiz

·

01 Eyl 2026

Barajlar yıkılıyor: Avrupa’da 25 bin kilometrelik nehir birleştirme seferberliği
AngstAngst

HİKAYE

Hakikatimsilik pandemisi: Güvenmeden yaşayabilir miyiz?

Hakikat ölmedi, insan var oldukça da öl(e)mez. Sorun, hatta sorunsal, daha tekinsiz: Hakikate benzeyen şeyler hızla çoğalıp yayılıyor; hakiki olanla olmayan arasındaki sınır giderek bulanıklaşıyor. Peki kurumlara güvenin her geçen gün aşındığı bir dünyada hakikatimsilik salgınının çözümünü tek tek insanların omzuna yüklemek ne kadar gerçekçi?

Metin V. Bayrak

·

29 Ağu 2026

Hakikatimsilik pandemisi: Güvenmeden yaşayabilir miyiz?
AngstAngst

HİKAYE

Zincirleme afetler çağı: Nepal'deki felaket bize ne anlatıyor?

Nepal'de 26 Ağustos sabahı yaşanan felaket, ilk bakışta şiddetli yağış kaynaklı bir sel gibi göründü. Bilimsel bulgular ise buz, kaya, su ve iklim sistemlerinin birbirini tetiklediği zincirleme bir afete işaret ediyor. Nepal ve Tibet tarafında 600'ü aşkın kişi hayatını kaybetti, binlerce kişiden haber alınamıyor. Üstelik bu yalnızca Himalayalar'a özgü istisnai bir durum da olmayabilir.

Pelin Cengiz

·

29 Ağu 2026

Zincirleme afetler çağı: Nepal'deki felaket bize ne anlatıyor?
AngstAngst

HİKAYE

Kiminle, nerede, ne zaman, nasıl: Karşılaşmalarımızı kim tasarlıyor?

Bir zamanlar hayatın akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen karşılaşmalar giderek programlanan, paketlenen ve satın alınan hizmetlere dönüşüyor. Kiminle, nerede ve nasıl karşılaşacağımızı belirleyen sosyal altyapılar artık teknoloji şirketleri, hospitality sektörü ve üyelik sistemleri tarafından şekillendiriliyor. Peki daha pürüzsüz bir sosyal yaşam uğruna farklı olanla karşılaşma ihtimalinden tümden vazgeçiyor olabilir miyiz?

Elif Bayram

·

25 Ağu 2026

Kiminle, nerede, ne zaman, nasıl: Karşılaşmalarımızı kim tasarlıyor?
AngstAngst

HİKAYE

Ara beni lütfen: İletişimin dikenli gül bahçesinden yapay çime nasıl geçtik?

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.

Sinem Dönmez

·

22 Ağu 2026

Ara beni lütfen: İletişimin dikenli gül bahçesinden yapay çime nasıl geçtik?