3 kere dans: Uluslararası Doğaçlama Dans Festivali


Hangi Coffee Department durağında buluşalım?
Hâlâ yaz tadı veren havanın içimizi hoş etmesine engel olamıyor ve havadan sudan açılan sohbetlere “lokum lokum” güzellemesini yapıştırıveriyoruz. Hava güzel, İstanbul güzel, Coffee Department kahveleri bi’ başka güzel .
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Festival. İstanbul'un ilk ve tek uluslararası Doğaçlama Dans Festivali, sponsor ve sanatçı ile işbirlikleri ile eğitici bir program oluşturarak, paydaşlarının kişisel ve toplumsal anlamda buluşmasına, keşfetmesine ve tanımlamasına olanak tanıyor.
- Nerede? Arter, Hope Alkazar ve daha birçok yerde.
- Ne zaman? 27 Eylül ile 1 Ekim tarihleri arasında
- Neden gitmeli? Akademik alanda uzman sanatçı akademisyenleri misafir eden festivalde atölyelerle Türkiye’deki dans alanına katkı sağlamayı ve uluslararası eğitim eşitliği standartlarını yakalamayı hedefleyenlerle buluşmak, tanışmak ve dans etmek için.
- Not almalı: Festivalde genç yerel koreografların yanı sıra uluslararası sanatçıların da eserlerinin bulunduğu seçkiler de yer alıyor. Julian Barnett'in Echologue performansı, Yağmur Kutluar'ın CI Contact Jam Session'ı, Beste Demir ve Furkan Yılmaz'ın Öncesi Sessizlik performansı ve festival dans filmleri seçkileri ekibin seçmekte zorlandığı önerilerden. Etkinlik detayları ve biletler için buraya.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında sahne arkası keşifleri, Mert Pekduraner konseri, Contemporary Istanbul ve daha nicesi var.
26 Eyl 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.



