Love, Victor

“Kendini sevmezsen, başkalarını nasıl sevebilirsin ki?”
Love, Victor

18 Haziran - Kiralık Kameracım - Duende
Kiralık Kameracım ile birlikte

Fotoğraf ve Video Ekipmanları Kiralama Ofisimiz : Kiralik Kameracım

Bugün, “DSLR devrimi” diye adlandırılan, edinmesi ve taşınması kolay kameralar sayesinde yüksek kalitede görüntüler elde edebiliyor; projeler artık çekirdek bir kadroyla çok daha hızlı bir şekilde çekilebiliyor ve herkesin yüksek kalitede…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Henüz çoğu boşaltılmamış koliler odanın etrafına dağılmış. 15-16 yaşlarında bir genç adam, okuldan gelip kendini yatağa fırlatıyor. Telefonunu eline alıyor, Instagram’ı açıyor ve özel mesajlar kısmına girip yazmaya başlıyor:

Sevgili Simon,

Beni tanımıyorsun ama ailemle Atlanta’ya yeni taşındık ve bugün Creekwood Lisesi’ndeki ilk günümdü. Hakkında her şeyi duydum; Creekwood’daki, eş cinsel olduğunu gizleyen bir diğer çocukla nasıl mesajlaşmaya başladığını, nasıl çılgınca romantik bir şekilde ilan ettiğini ve ilk öpücüğünü nasıl dönme dolapta, tüm okulun gözleri önünde yaşadığını… Sana söylemek istediğim tek bir şey var… S***r oradan! Kahretsin ki dünyanın en kusursuz, kabullenici ailesine ve dünyanın en destekleyici arkadaşlarına sahipmişsin. Çünkü bazılarımız için her şey o kadar kolay değil. 24 saat önce Creekwood’un benim için yeni bir başlangıç olacağını düşündüğüme inanamıyorum. Sonunda kendim olabilmek için bir şansım olduğuna… Ya da en azından, kendimin ne olduğunu anlamak için.

Sevgilerle, Victor

Mevzu nedir? Lise ikinci sınıfa henüz başlayan, yarı Kolombiya ve Puerto Rico kökleri olan Victor, ailesiyle Teksas’tan Atlanta’ya taşınmış. Oldukça geleneksel ailesiyle gayet iyi ilişkilere sahip, yıllar boyunca iki kardeşine kusursuz bir örnek çocuk olarak gösterilmiş, derslerinde ve basketbolda daima başarılı olmuş bir oğul, bir abi, bir öğrenci ve bir sporcu o. Ve kendini bulmak ve keşfetmek konusunda kafası oldukça karışık olmasına rağmen, sahip olduğu tüm bu ilişkileri ve değerleri kaybedeceğinden korkuyor ve cinsel kimliğini, cinsel yönelimini sorgulamakta zorlanıyor. Becky Albertalli'nin Simon vs. the Homo Sapiens Agenda adlı romanından uyarlanan Love, Simon (2018) filminin iki yıl sonrasında, filmle aynı evrende geçen Love, Victor, genç LGBTİ+ bireylere kendilerini keşfetmek, kendilerini kabullenmek, hazır olduklarında ailelerine ve arkadaşlarına açılmak ve yıllarca maruz bırakıldıkları ilişki normlarının dışında kalan romantik ve cinsel ilişkileri yürütmek konusunda bir rehber niteliğinde. Ve tabii bunu, tıpkı Victor’ın Simon’a gönderdiği ilk mesajda da anlaşılabildiği gibi, herkesin aileleri ve arkadaşları konusunda aynı şansa sahip olmayabileceğini unutmadan yapan bir rehber. 2019’da Disney+’ta yayımlanacağı duyurulan dizi, arka planda ne olduğu resmî bir şekilde açıklanmasa da Disney+ için fazla olgun bir dizi olacağı gerekçe gösterilerek 2020’de Disney’in sahibi olduğu bir diğer platform Hulu’ya geçiş yaptı ve ilk kez burada yayımlandı.

Love, Victor
Kaynak: IMDb


Victor’dan Simon’a: Victor’un yeni okulunda efsaneleşmiş, mezun olduktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte üniversite için New York’a taşınmış Simon’la ilişkisi, dizinin ilk bölümünün ilk dakikalarında duyduğumuz öfkeli mesajından ibaret değil. Filmde Simon’ı canlandıran Nick Robinson’un sesinden dinlediğimiz, Simon’dan Victor’a gelen mesajlar, dizi boyunca her bölümde Victor’a güç veriyor, bize eşlik ediyor. Hatta bir bölümde Victor, Love, Simon’ın âşıklarıyla buluşma, çok daha yakın bir dostluk bağı kurma fırsatı buluyor. Love, Victor’un birçok LGBTİ+ film ve diziden farklı olarak yaptığı şey, Victor’un asıl meselesinin zorbalıkla, farklı olduğu için onu dışlayanlarla ya da ona nefretle yaklaşanlarla değil, kendisiyle olması. Victor, dizinin ilk bölümlerinde cinsel kimliğini ve yönelimini tanımlamakta zorlanıyor; kim olduğunu, ne arzuladığını bilmiyor - cinsiyeti, cinsel yönelimi ve etnik kimliğinden bağımsız olarak, herhangi birimizin lisede yaşadığı ve hissettiği gibi yani… Love, Victor’da, herkese karşı koyan bir LGBTİ+ bireyin mücadelesini değil, kendi kabullenişini, kendiyle yüzleşmesini henüz yaşayamamış, henüz kim olduğunu bilmediği için kendini olduğu gibi sevememiş bir karakterin olgunlaşmasını izliyoruz. ABD’nin drag süperstarı RuPaul’un dediği gibi: “Kendini sevmezsen, başkalarını nasıl sevebilirsin ki?”

Love, Victor’un ikinci sezonu, geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Artık kendiyle barışan ve LGBTİ+ kimliğini kabullenen Victor’u bu sezonda öncelikli olarak, ailesine ve arkadaşlarına açılma süreciyle ilgili zorluklar, ilk ilişkisinde yaşadığı ikilem ve sıkıntılar bekliyor. Henüz üçüncü sezon onayını almayan dizi, başrol oyuncusu Michael Cimino LGBTİ+ bir birey olmasa da LGBTİ+ karakterler ve anlatılar için sağladığı görünürlük açısından önemli bir yere sahip. Ve muhtemelen üçüncü sezon onayını da alarak, Victor’un lisedeki son yılında da sürecek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

Kaliforniyalı şarkılar ve yaz

İçindekiler: İşitsel bir geleneğin elçisi Makaya McCraven, Kaliforniyalı şarkılar, bir kendini kabul etme meselesi ve Deniz Tekin'in "dönsün dursun"ları.

18 Haz 2021

Wikipedia

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: İşi dışında kim olduğunu unutanlara kitap reçetesi

Mesleğimiz, “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz en hızlı yanıtlardan biri. Peki, “İşimi yeterince iyi yapamadım” demek ne zaman “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesine dönüşüyor? Üç kitap eşliğinde başarıyla özdeğer arasındaki ince çizgiye, değişen ihtiyaçlarımıza ve işimize hayatımızda ayırdığımız yere bakıyoruz.

Aslı Perker

·

06 Kas 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: İşi dışında kim olduğunu unutanlara kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Asghar Farhadi’nin söyledikleri ve ötesi: Yapay zeka insan yaratıcılığının ne kadarını üstlenebilir? 

İranlı yönetmen Asghar Farhadi, Brand Week İstanbul’daki söyleşisinde “Yapay zekanın bilinçaltı yok” diyerek yapay zekanın insan yaratıcılığının yerini bütünüyle alamayacağını savundu. Peki, insanı farklı kılan bilinçdışı süreçlerin varlığı mı, yoksa bedenli, ilişkisel, utançla yüklü, geri döndürülemez bir hayat tortusu mu?

Ümit Alan

·

06 Kas 2026

Asghar Farhadi’nin söyledikleri ve ötesi: Yapay zeka insan yaratıcılığının ne kadarını üstlenebilir? 
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bir filmi 'duygular sosyolojisi' üzerinden okumak: Lanthimos'un 'The Lobster'ı

"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

Mehmet Sindel

·

06 Kas 2026

Bir filmi 'duygular sosyolojisi' üzerinden okumak: Lanthimos'un 'The Lobster'ı
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Soner Can

·

04 Kas 2026

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.

Aslı Ildır

·

03 Kas 2026

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti