KIM KARDASHIAN VE KANYE WEST

Ayrılığın kamuya yansıyan kısmı üzerine: Dijital şiddet gülünecek bir şey mi?
KIM KARDASHIAN VE KANYE WEST

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

12 yaşımdan 17 yaşıma kadar Keeping Up with the Kardashians'ı düzenli olarak takip ettim; Instagram'da Kardashian ve Jenner'ların temsilini fark etmemek mümkün değil. Bu demek oluyor ki 2007'den beri göz önünde olan bir "reality televizyonu emekçisi" aileyi uzun süredir takip ettiğimi iddia edip popüler kültürde edindikleri yerin farkında olduğumu dile getirebilirim.

Bahsini geçirdiğim televizyon programının televizyon sektörüne ve kültür endüstrisine etkisi hakkında — Adorno ve Horkheimer'ın mezarlarında neredeyse ters dönmesine sebep olacak şekilde — düşündüğüm yazı, bir başka günün konusu. Bugün Kim Kardashian'ın nispeten göz önünde yaşadığı başka bir konuyu düşünüyoruz: Kanye West'le yaşadıkları ayrılık ve ayrılıktan sosyal medyaya yansıyanlar.

Kanye'nin 5 Mart 2022 günü paylaştığı Instagram gönderisi


Kanye'nin Instagram'dan sürdürdüğü saldırılarını takip etmeye başlamam uzun sürmedi. "Tüketecek bir şey daha," diye düşünüyor insan kendi kendine. Yalnız bu defa, ilgimi çeken olan bitenler değildi — Kanye'nin bipolar oluşunu problemli bir perspektiften alıp "Daha ne kadar saçmalayacak?" söylemlerini üretme amacım da yoktu. Kanye'nin Kim'le özel konuşmalarını yayınlamaya ve daha ne kadar tepki almayıp arkadaşlarımdan like alacağını merak ettim. Ta ki içimi gıdıklayan durumu bir tweet üzerine daha net anlayana ve dolayısıyla Gizem'le iletişime geçene kadar:

Kim Kardashian, Kanye'yle dalga geçtiğini ve onun tarafını tuttuğunu görmeyecek ama psikolojik şiddet dolu ilişkilerden kurtulmuş veya bunu yaşayan arkadaşların görecek.

Kanye'nin 2007'de çıkartmış olduğu muhteşem albümü umrumda değil, yaptığı şeyin adı taciz.

Bu konunun içinden kendi gözlemlerimle çıkmak istemedim ve konuyu bir bilene sordum: Yakın İlişkiler'den Dr. Gizem Sürenkök, Kim Kardashian ve Kanye West'in ayrılığının bizlere yansıyan kısımları hakkında cevaplarını paylaştı.

Kim'in "Kendimi seçtim," diyerek kapak olduğu 2022 Şubat tarihli Vogue sayısında yayımlanan fotoğraf, daha sonra Kanye tarafından "Tanrım lütfen ailemi birleştir," mesajıyla Instagram'da paylaşıldı


Alara: Şiddetler arası önem hiyerarşisi kurulduğunu ifade ediyoruz. Özellikle psikolojik şiddet, sosyal medyaya tanınmış kişiler üzerinden yansıyınca — Kim ve Kanye olayı gibi — neden bu karikatürize ediliyor?

Gizem: Öncelikle burada yaşananın bir şiddet türü olduğunu netleştirelim isterim. Bir başkasının üzerinde teknolojik araçları kullanarak baskı kurmak; onun özel fotoğraflarını, mesajlarını, videolarını paylaşmak; hakkında hakaretlerde bulunmak ya da kişisel aşağılama içeren yorumlar yapmak dijital şiddet olarak değerlendiriliyor ve buna maruz kalan kişinin üzerinde çok olumsuz bir psikolojik etki yaratıyor. 

Dijital şiddetin en önemli özelliklerinden bir tanesi şiddete yol açan materyallerin sınırsız sayıda izleyiciye ulaşabilmesi, sınırsız kopyalama fırsatı vermesi ve aslında çok da ortadan kaldırılamaması. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda Kim Kardashian’ın Kanye West tarafından dijital şiddete maruz bırakıldığının çok açık olduğunu görüyoruz. 

Burada hem bir bireyin şiddete maruz kalması var hem de aslında bir aileye ait özel bir deneyim olan boşanmanın kamuya mâl edilmesi. Dahası bu boşanmadan zaten bir şekilde etkilenecek çocukların da anne-babaları arasında süregelen bu olaydan direkt ya da dolaylı olarak etkilenmemeleri mümkün değil.

16 Şubat 2022, Fotoğraf: Kevin Mazur


Hâlbuki bu olayın taraflarının tanınmış kişiler olması, durumun dijital şiddet olarak algılanmasından ziyade sanki eğlenceli bir dedikodu unsuruymuşçasına tüketilmesine yol açıyor. Hatta bu şekilde ele alındığı zaman insanlar eğlenceli gelen bu içeriğin daha da fazla gelmesini talep edebiliyor; hiç bitmesin, sürekli yeni bir haber ve yeni bir paylaşım çıksın isteyebiliyorlar. 

Bazılarımız hayatlarının birçok unsurunu çok göz önünde yaşamış bu bireylerin bu durumu bir nevi “çağırdıklarını” düşünebilir ama ben buna da katılmıyorum. Zira hayatımızın hangi unsurlarını göz önünde yaşayacağımız tamamen kendi kararımız olmalı. Her ne olursa olsun özel mesajlarımızın ya da kendimizi güvende hissetmemiz gereken aile içerisinde yaşadıklarımızın dijital bir ortamda bizim rızamız dışında paylaşılması bir şiddet davranışı.

Alara: Bu durumu Kim ve Kanye üzerinden kadın-erkek ikiliği bağlamında nasıl okuyabiliriz? Olası çözüm ne olabilir?

Gizem: Maalesef bu paylaşımlar bir erkek tarafından yapıldığında “karısını ve çocuklarını çok seven bir adamın onları geri kazanmak istemesi” olarak değerlendirilip neredeyse “romantik” bulunabiliyor. Zira baktığımızda birçok romantik filmde dahi bunu görüyoruz. 

“Kaybettiği kadını geri kazanmak için her şeyi yapmaya razı adam” profili gerçekten hoş karşılanıyor; bu yapılanların diğer tarafa ne şekilde hissettiriyor olduğu hiç düşünülmüyor. Üstelik bunun toplumsal normlarla şöyle bir ilişkisi de var: Kim Kardashian, kocasından boşanma sürecinde bir başka erkekle birlikte olmayı seçen ve aslında ailesinin dağılmasına sebep olan kişi olarak da portre ediliyor. Kanye West, toplumun genelde sadece kadının üzerinden götürmeye çalıştığı ahlak normlarını da kötüye kullanarak ve yer yer “Tanrı’ya da sığınarak” eşine ve ailesine sadık, mecburen dışarıda bırakılmış ama onları kazanmak için her şeyi yapmak isteyen biri profilini çiziyor. 

Mesela, eski eşine bir kamyon dolusu gül gönderen West, bunun romantik olduğunu düşünebilir ama bu davranış aslında çok tipik bir lovebombing davranışı. Üstelik Kardashian’ın hem bu davranışlardan hem de West’in yaptığı sosyal medya paylaşımlarından çok rahatsız olduğunu kamuoyuna açıklaması da West’in bu davranışlarının çok daha geniş çaplı bir şekilde eleştirilmesine sebep olmadı. 

Kanye'nin Kim'e gönderdiği Sevgililer Günü hediyesi


Burada popüler kültürün bu tip davranışları bir tüketim malzemesi ve bir eğlence aracı olarak görmesinin izlerinin dışında daha da tehlikeli bir durum daha var. Bu tip davranışların toplum tarafından beğenilen, takip edilen, milyonlarca fanı olan insanlar tarafından yapılması bu davranışları normalleştirerek başka başka insanların da bunlara maruz kalmasına yol açıyor. Kanye West yapıyorsa ve bu romantik bulunuyorsa diğerleri bunu niye yapmasın ki? Ya da bir adım öteye götürmesin ki? İşte tam da bu yüzden her kimden gelirse gelsin bu davranışların eleştirilmesi ve normalleştirilmemesi gerekiyor. 

Magazin dergilerinin ve sitelerinin bu davranışları tekrar tekrar paylaşması yerine bu tip davranışları kınadıklarını belirtmeleri ve bunlara yer vermeyi reddetmeleri; Kanye West’in hayranlarının benzer bir şekilde bu duruma tepki göstermeleri; bu konularda çalışan dernek ve kuruluşlardan yapılacak güçlü açıklamalar konu özelinde güzel bir başlangıç olabilirdi. Tabii burada, West’in kendi paylaşımlarına yapılan olumlu açıklamalara daha fazla odaklandığını ve negatif yorumları görmezden geldiği gerçeğini de göz ardı etmememiz gerekiyor.

🕊 Editörün notu: Yakın İlişkiler, e-posta yayınıyla Aposto!'da. Buradan takip edebilirsin.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

💍 KIM KARDASHIAN VE KANYE WEST, ŞEHİRDE KİMSE YOKKEN, BEYAZ PERDEDE TRANS TEMSİLLERİ

Kim Kardashian ve Kanye West ayrılığında sanal taciz durumu; ilk Zorlu PSM prodüksiyonu Şehirde Kimse Yokken daveti; Beyaz Perdenin Ardında belgeselinde trans temsilleri.

06 Mar 2022

💍 KIM KARDASHIAN VE KANYE WEST, ŞEHİRDE KİMSE YOKKEN, BEYAZ PERDEDE TRANS TEMSİLLERİ

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine
AngstAngst
∙

HİKAYE

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

Cem Arıdağ

·

14 Eki 2026

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?