EO

Eşek gözünden bir yol hikâyesi.
EO

13 Ocak - Arter - Duende
Arter ile birlikte

Uyusun da Büyüsün Arter’de Uyusun da Büyüsün Arter , Eda Berkmen’in küratörlüğünü üstlendiği Koyun Koyuna sergisini Uyusun da Büyüsün adlı konserle taçlandırmaya hazırlanıyor. Nedir? Keman sanatçısı Önder Baloğlu’nun Koyun Koyuna sergisinden esinlenerek kurguladığı Uyusun da Büyüsün konseri, 21 Ocak saat 17.00 ’de Arter’de dinleyicilerle buluşacak. Neler var? Önder Baloğlu ’na piyanist Çağdaş Özkan ’ın eşlik edeceği ve ünlü ABD'li besteci George Gershwin’in Porgy and Bess operası için bestelediği Summertime ile açılacak konser; Robert Schumann , Johannes Brahms , Fazıl Say ve Arvo Pärt gibi dünyaca ünlü bestecilerin eserlerinden oluşan kapsamlı bir seçkiyle müzik tarihi boyunca ilgi gören ninnilere odaklanacak. Uyusun da Büyüsün konseriyle ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsin. Konser biletlerini Arter’den temin edebilir ya da [email protected] adresiyle iletişime geçerek rezervasyon yaptırabilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: EO

Yönetmen: Jerzy Skolimowski

Süre: 86 dakika

Yapım yılı: 2022

Jenerik: Polonya’nın sineması yıllansa da vizyonundan zerre kaybetmeyen sinemacılarından Jerzy Skolimowski’nin yedi yıl aradan sonra sinemaya dönüşünü müjdeleyen filmi EO, geçtiğimiz Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü paylaştı. Skolimowski, bir eşeğin başrolde olduğu ve bir eşeğin bakış açısıyla anlattığı bu yol hikâyesi için “kendisini ağlatabilen tek film” olduğunu söylediği Robert Bresson imzalı Au Hasard Balthazar’dan ilham alıyor. Ülkesi Polonya’yı bu yılki En İyi Uluslararası Film Oscar yarışında temsil eden film, on beş filmlik kısa listeye kalmayı başardı. Filmde EO’yu altı ayrı eşek, Ettore, Hola, Marietta, Mela, Rocco ve Tako canlandırıyor.

Neden izleyelim? Hayvanların ana karakter olduğu ama çocuklar veya aileler için tasarlanmamış, söz konusu hayvanın görsel efektlerden ibaret olmadığı, hatta konuşup dans etmediği bir canlı aksiyon filmi bulmak neredeyse imkânsız. Yaşı ilerleledikçe meraklı bir çocuk gibi sinemanın farklı oyun alanlarını keşfetmeye başlamış Jerzy Skolimowski, yeni deneyinde bu imkânsızlığı mümkün kılıyor. Tamamı bir eşeğin bakış açısıyla anlatılan, insanların sadece gelip geçici yan karakterler olduğu film sadece dünyayı değil, dünyanın zalimliğini ve bu zalimliğe rağmen tohumlarına rastlanabilen umudu da bir eşeğin gözünden görüyor.

Karakteri insan olan, alışılagelmiş yol hikâyelerinden pek bir farkı yok aslında EO’nun. Çalıştığı sirk iflas edince sirkin herhangi bir ekipmanı, eşyası ya da mobilyasından farksızcasına haczedilen EO, satıldığı çiftlikten kaçmayı başarıyor. Belki ona zulmeden insanlarla dolu bu dünyada onu sevmiş tek kişi olan bakıcısı Kasandra’yla yeniden bir araya gelmeye çalışıyor. Belki de sadece hayatta kalma içgüdüsüyle karşısına çıkan fırsatları değerlendirerek oradan oraya sürükleniyor. Amacının ne olduğunu hiçbir zaman tam olarak bilemiyor, sadece öngörüyoruz. 

Jerzy Skolimowski, segmentlerden oluşan bu yol hikâyesini biçimsel anlamda tam bir lunaparka çeviriyor. Her farklı durakta ve EO’nun insanlarla kurduğu her ilişkide; bu yol hikâyesinin türü, kamera filtresi, temposu ve hissi değişiyor. Bazen duygusal bir bağın duygu yoğunluğunu, bazen pastoral tablonun coşkusunu, bazen bir kamyon kasasının klostrofobisini, bazen bir aile dramının gerilimini, bazen de bir tekno-arzu nesnesinin neon ışıklarını hissediyoruz. İnsanların figüranlardan ibaret olduğu bu yolculukta bazı figüranlar biraz daha öne çıkıyor tabii: Sandra Drzymalska’nın Kasandra’sı, Lorenzo Zurzolo’nun Vito’su, Mateusz Kościukiewicz’in Mateo’su ve filmin belki de en büyük sürprizi, Isabelle Huppert’in kontesi… 

İnsanın insanla ve medeniyetle olan ilişkisini fona yerleştirip tüm bunları insanın doğayla ilişkisi üzerinden yorumlayan, dünyayı mutluluğu da mutsuzluğu da tadan bir eşeğin kocaman açtığı gözleriyle görüp upuzun kulaklarıyla dinleyen bu film, 2022’nin deneyselliği ve gerçekçiliği iç içe geçirebilen sayılı işinden biri. 

Nereden izleyebilirsin? EObugün Başka Sinema salonlarında gösterime giriyor.

Benzer işler:

  • Au Hasard Balthazar  (1966, Robert Bresson)
  • Gunda (2020, Viktor Kosakovskiy)

🟠🟢🔵  Duende’yi Letterboxd’da da takip edebilir, Haftanın Filmi incelemelerimize ve Keşif Sineması’nda adı geçen filmlere hesabımızdan ulaşabilirsin.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎫 İstanbul'un kış konser rehberi, Iggy Pop’un acıklı rock ’n roll nostaljisi

İstanbul'u kışta ziyaret edecek sesler, Iggy Pop'un heyecansız bir garaj/punk rock nostaljisinin çelmesine takılan son albümü Every Loser, eşek gözünden bir yol hikâyesi EO.

13 Oca 2023

Arter ile birlikte
Fotoğraf: Ray Tarantino

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi
DuendeDuende

HİKAYE

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

Barış Akpolat

·

10 Tem 2026

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'
DuendeDuende

HİKAYE

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.

Emre Eminoğlu

·

10 Tem 2026

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?