

Uyusun da Büyüsün Arter’de
Uyusun da Büyüsün Arter , Eda Berkmen’in küratörlüğünü üstlendiği Koyun Koyuna sergisini Uyusun da Büyüsün adlı konserle taçlandırmaya hazırlanıyor. Nedir? Keman sanatçısı Önder Baloğlu’nun Koyun Koyuna sergisinden esinlenerek kurguladığı…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: EO
Yönetmen: Jerzy Skolimowski
Süre: 86 dakika
Yapım yılı: 2022
Jenerik: Polonya’nın sineması yıllansa da vizyonundan zerre kaybetmeyen sinemacılarından Jerzy Skolimowski’nin yedi yıl aradan sonra sinemaya dönüşünü müjdeleyen filmi EO, geçtiğimiz Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü paylaştı. Skolimowski, bir eşeğin başrolde olduğu ve bir eşeğin bakış açısıyla anlattığı bu yol hikâyesi için “kendisini ağlatabilen tek film” olduğunu söylediği Robert Bresson imzalı Au Hasard Balthazar’dan ilham alıyor. Ülkesi Polonya’yı bu yılki En İyi Uluslararası Film Oscar yarışında temsil eden film, on beş filmlik kısa listeye kalmayı başardı. Filmde EO’yu altı ayrı eşek, Ettore, Hola, Marietta, Mela, Rocco ve Tako canlandırıyor.
Neden izleyelim? Hayvanların ana karakter olduğu ama çocuklar veya aileler için tasarlanmamış, söz konusu hayvanın görsel efektlerden ibaret olmadığı, hatta konuşup dans etmediği bir canlı aksiyon filmi bulmak neredeyse imkânsız. Yaşı ilerleledikçe meraklı bir çocuk gibi sinemanın farklı oyun alanlarını keşfetmeye başlamış Jerzy Skolimowski, yeni deneyinde bu imkânsızlığı mümkün kılıyor. Tamamı bir eşeğin bakış açısıyla anlatılan, insanların sadece gelip geçici yan karakterler olduğu film sadece dünyayı değil, dünyanın zalimliğini ve bu zalimliğe rağmen tohumlarına rastlanabilen umudu da bir eşeğin gözünden görüyor.
Karakteri insan olan, alışılagelmiş yol hikâyelerinden pek bir farkı yok aslında EO’nun. Çalıştığı sirk iflas edince sirkin herhangi bir ekipmanı, eşyası ya da mobilyasından farksızcasına haczedilen EO, satıldığı çiftlikten kaçmayı başarıyor. Belki ona zulmeden insanlarla dolu bu dünyada onu sevmiş tek kişi olan bakıcısı Kasandra’yla yeniden bir araya gelmeye çalışıyor. Belki de sadece hayatta kalma içgüdüsüyle karşısına çıkan fırsatları değerlendirerek oradan oraya sürükleniyor. Amacının ne olduğunu hiçbir zaman tam olarak bilemiyor, sadece öngörüyoruz.
Jerzy Skolimowski, segmentlerden oluşan bu yol hikâyesini biçimsel anlamda tam bir lunaparka çeviriyor. Her farklı durakta ve EO’nun insanlarla kurduğu her ilişkide; bu yol hikâyesinin türü, kamera filtresi, temposu ve hissi değişiyor. Bazen duygusal bir bağın duygu yoğunluğunu, bazen pastoral tablonun coşkusunu, bazen bir kamyon kasasının klostrofobisini, bazen bir aile dramının gerilimini, bazen de bir tekno-arzu nesnesinin neon ışıklarını hissediyoruz. İnsanların figüranlardan ibaret olduğu bu yolculukta bazı figüranlar biraz daha öne çıkıyor tabii: Sandra Drzymalska’nın Kasandra’sı, Lorenzo Zurzolo’nun Vito’su, Mateusz Kościukiewicz’in Mateo’su ve filmin belki de en büyük sürprizi, Isabelle Huppert’in kontesi…
İnsanın insanla ve medeniyetle olan ilişkisini fona yerleştirip tüm bunları insanın doğayla ilişkisi üzerinden yorumlayan, dünyayı mutluluğu da mutsuzluğu da tadan bir eşeğin kocaman açtığı gözleriyle görüp upuzun kulaklarıyla dinleyen bu film, 2022’nin deneyselliği ve gerçekçiliği iç içe geçirebilen sayılı işinden biri.
Nereden izleyebilirsin? EO, bugün Başka Sinema salonlarında gösterime giriyor.
Benzer işler:
- Au Hasard Balthazar (1966, Robert Bresson)
- Gunda (2020, Viktor Kosakovskiy)
🟠🟢🔵 Duende’yi Letterboxd’da da takip edebilir, Haftanın Filmi incelemelerimize ve Keşif Sineması’nda adı geçen filmlere hesabımızdan ulaşabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
İstanbul'u kışta ziyaret edecek sesler, Iggy Pop'un heyecansız bir garaj/punk rock nostaljisinin çelmesine takılan son albümü Every Loser, eşek gözünden bir yol hikâyesi EO.
13 Oca 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




