“30 Altı 30” listesinden mahkeme koridorlarına: Frank, FTX, Theranos

ABD’de, daha önce Forbes’un listelerine seçilen bir girişimci daha dolandırıcılıkla suçlandı. 2021’de JP Morgan tarafından satın alınan Frank’in kurucusu Charlie Javice’e yönelik suçlamalar neler? JP Morgan, yatırım süreçlerinde gereken titizliği gösteriyor mu? Forbes’un “30 Altı 30” listesi neden eleştiriliyor?
“30 Altı 30” listesinden mahkeme koridorlarına: Frank, FTX, Theranos

7 Nisan - AKlease - Pareto
AKlease ile birlikte

AKLease ’den çevreci projelere finansman: ECOLease

ECOLease ile hem işinize hem geleceğe yatırım yaparsınız Kurulduğu günden itibaren banka dışı finans sektöründe öncü ve lider konumunu sürdüren AKLease , çevreci finansman modeli ECOLease ile sürdürülebilir kalkınmaya verdiği önemi…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

JP Morgan Chase, 2021 ve 2022’de toplam 80 satın alım ve stratejik yatırım gerçekleştirdi. Yatırımlar, yemek blogu The Infatuation ve lüks seyahat acentesi Frosch gibi küçük şirketlerin satın alımının yanı sıra Volkswagen’in ödeme biriminde kontrol hissesi ve Brezilya merkezli dijital banka C6’da azınlık hissesini de içeriyordu. Bu yazıda bahsedeceğimiz hikâyenin ana kahramanı çevrim içi burs platformu Frank’in kurucusu Charlie Javice de bu yatırımlardan faydalananlardan sadece bir tanesi; ancak çoğumuz kendisini şirketinin başarılarıyla değil, son günlerde süslediği manşetlerle tanıyoruz: “JP Morgan’ı dolandıran kişi”.

JP Morgan’ın CEO’su Jamie Dimon, 2021’de şirketi yeni bir yatırım dalgasına sürükleyen vizyonunu açıklarken bankanın teknoloji şirketlerinden kaynaklanan tehditlerden “boşuna korkmak” yerine harekete geçmesi gerektiğini belirtmişti. Fakat beklediği tehdit, karşısına hiç beklemediği bir şekilde çıktı. JP Morgan’ın Eylül 2021’de 175 milyon dolara satın aldığı çevrimiçi burs platformu Frank’in kurucusu Javice, geçen hafta ABD Adalet Bakanlığı ve ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından şirketinin kullanıcı sayısını “yanlış ve dramatik” bir şekilde şişirdiği ve satın alım sürecinde JP Morgan’ı yanılttığı gerekçesiyle suçlandı.

Frank: Burs arayışından JP Morgan’ın genel merkezine

Nasıl başladı? 

Bugünlerde günah keçisi ilan edilen Charlie Javice, birkaç sene öncesine kadar medyanın çok sevdiği genç simalardan biriydi. 2016 yılında henüz 24 yaşındayken Frank’i kuran Javice, iş fikrinin “gerçek yaşam tecrübelerinden” doğduğunu belirterek üniversite sürecinde yaşadığı maddi sıkıntılara sıkça vurgu yapıyordu. Javice’in hayat hikâyesi ve burs arama süreçlerinde form doldurma, ödeme yapma gibi işlemleri basitleştirme vaatleri etkili olmuş olacak ki Frank’in melek yatırımcılar, risk sermayedarları ve basının radarına girmesi uzun sürmedi.

  • Business Insider, Ekim 2018’de yayımladığı bir makalede Javice için “26 yaşındaki bir kurucunun, Bill Gates'in üniversiteye giden “gereksiz bir engel” olarak adlandırdığı şeye bir çözümü var,” manşetini kullandı.
  • Forbes, 2019 yılında “30 Altı 30” listesinde finans sektöründen seçtiği 30 başarılı kişinin arasında Javice’e de yer verdi. Javice, ayrıca the Crain’s New York Business’ın “40 Altı 40” listesine de seçildi.

Frank, aylık üyelik ücreti karşılığında burs süreçlerini kolaylaştırmanın yanı sıra 2019’da hizmetlerini genişleterek öğrencilere ABD’nin önde gelen üniversitelerinin sertifikalı programlarına katılma imkânı da sağlamaya başladığını açıkladı. Tüm bu gelişmelerin ardından JP Morgan, Eylül 2021’de Frank’i 175 milyon dolara satın aldığını şu sözlerle duyurdu: “Frank, birlikte çalıştığı 6 binden fazla yüksek öğrenim kurumunda okuyan 5 milyon öğrenciyle “daha derin bir etkileşim kurabilmemiz için benzersiz bir fırsat” sunuyor.”

Satın alımdan sonra neler oldu?

JP Morgan’ı ikna eden, elbette ki sadece medyanın Frank’e veya kurucusu Charlie Javice’e yönelik ilgisi değildi. JP Morgan, müşteri kitlesini genişletmek ve yüksek öğrenim gören genç bir kitleye hitap etmek istiyordu. Javice’in iddiası ise Frank’in 4 milyon 250 bin kullanıcısı olduğu yönündeydi. Yani, kabaca hesaplayacak olursak JP Morgan, satın alım sürecinde her bir kullanıcı için 35 dolar civarında bir ücret ödedi. Satın alımdan birkaç ay sonra ise bu kullanıcılardan 400 bin tanesine e-posta atmak istediğinde gerçeklerle yüzleşti. Atılan e-postalarının %70’inden fazlası iletilemedi. Üstelik iletilen e-postalarda, yalnızca 103 kişi Frank’in web sitesine yönlendiren bağlantıya tıkladı.

Durumu “felaket” olarak nitelendiren banka, hızlıca soruşturmaya başladı ve Ocak 2023’te resmî olarak dava açıldı. Açılan davada JP Morgan, Frank’in müşteri tabanın %10’undan daha azının gerçek kişilerden oluştuğunu ve Javice’in sahte veritabanı oluşturması için bir üniversite profesörüne 18 bin dolar ödeme yaptığını iddia ediyor. JP Morgan ve Frank arasındaki davaya yönelik bilgilerden bazıları şöyle:

  • SEC’e sunulan belgelere göre, Frank’in gerçek kullanıcısı sayısı 300 binin altında.
  • TutitonFit’in kurucu ortağı Mark Salisbury’in araştırmalarına göre, satın alma sürecinde Frank'in ayda yalnızca 67 bin tekil web sitesi ziyaretçisi vardı. Bu rakamı, şirketin kuruluşundan bu yana geçen süreyle çarpsanız bile 5 milyona yaklaşmıyor.
  • Frank’in 6 bin yüksek öğrenim kuruluşuyla birlikte çalışma iddiası da Keiser Üniversitesi, Lee Üniversitesi gibi birçok kuruluş tarafından yalanlandı.

30 yıla varan hapis cezası ile yargılanan Javice, tüm suçlamaları reddederken JP Morgan’a yönelik karşı dava açtı. Javice, JP Morgan’ı “başarısız ve artık pişmanlık duyulan bir satın almanın suçunu kolay bir hedef olarak gördükleri birine, yani genç bir kadına kaydırmakla” suçluyor. Üstelik, JP Morgan’ı hedef alan tek kişi Javice değil. Financial Times’ın konuya hâkim kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Bankacılık Denetim Otoritesi (The Office of the Comptroller of the Currency), JP Morgan’ın 2021 ve 2022’de gerçekleştirdiği satın alım süreçlerine yönelik özel bir denetim gerçekleştirmeyi planlıyor.

Forbes’un “30 Altı 30” listesi neden eleştiriliyor?

 JP Morgan ve Frank arasındaki dava sürecinde eleştirilerin hedefi haline gelen bir diğer kurum ise ABD merkezli iş dünyası dergisi Forbes. Zira Frank’in kurucusu Charlie Javice ile ilgili haberlerin hepsinde 2019’da Forbes’un “30 Altı 30” listesine seçildiğine vurgu yapılıyor. Javice’in bu listeye giren ve adı dolandırıcılıkla anılan ilk kişi olmaması ise Forbes için işleri zorlaştırıyor.

“Anne bak, Forbes’a çıktım.” (Look mom, I made it to Forbes.) Eğer az çok iş dünyası ile ilgili gündemi takip ediyorsunuz veya “Para Avcısı” (The Wolf of Wall Street) gibi Hollywood filmlerinden birini izlediyseniz bu cümleye aşinasınızdır. Özellikle ABD’de iş dünyasındaki başarı kriterlerinden biri, Forbes’ta herhangi bir listeye seçilmek veya direkt kapağa çıkmakla ölçülür. Son dönemde bu listelerde veya kapaklarda yer alan kişilerin suç dosyaları ise oldukça kabarık.

  • 2004’te kurulan biyoteknoloji şirketi Theranos’un kurucusu Elizabeth Holmes, “Forbes 400” listesinin yer aldığı sayıda kapakta yer alarak büyük bir üne kavuştu. Holmes, her ne kadar “30 Altı 30” listesine girememiş olsa da liste için düzenlenen zirvenin başkanlığını yaptı. Kasım 2022'de yatırımcı ve müşterileri dolandırmaktan 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Holmes'ün kefaletle serbest kalma talebi ise geçtiğimiz günlerde reddedildi.
  • Yaklaşık 6 ay öncesine kadar dünyanın en büyük ikinci kripto para borsası olarak lanse edilen FTX’in kurucusu Sam Bankman-Fried, Forbes’un “30 Altı 30” listesine 2021 yılında girmişti. FTX, Kasım 2022’de iflas ederken kurucusu, Aralık 2022’de gözaltına alınarak bir süre sonra 250 milyon dolar kefaletle serbest bırakıldı. Hakkındaki yargı süreci devam ediyor.
  • Forbes’un 2012’de “30 Altı 30” listesinde yer verdiği Martin Shkreli de 2018’de menkul kıymet dolandırıcılığından 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
  • Sıfır emisyonlu kamyon üreticisi Nikola Motor’un kurucusu Trevor Milton ise Forbes 400'deki en genç milyarderler arasında yer aldı. Dolandırıcılıktan hüküm giyen Milton, haziran ayında cezasını çekmeyi bekliyor.

Bu hikâyeleri yazmamın bir nedeni var, daha doğrusu özel olarak bu konuyu seçmiş olmamın. Yıllar önce, kariyerimin başlarında ben de bu listeyi hazırlayanlardan biriydim. Hatta Türkiye’deki ilk “Forbes 30 Altı 30” projesinin mimarıydım. Kendimden emin bir şekilde söyleyebilirim, bu listeye seçilmek için çok sıkı bir prosedürler silsilesinden başarıyla çıkmanız gerekiyor. Bu prosedürler, çevrim içi aday gösterilme veya bireysel başvuru süreçlerinden tutun geniş bir editör kadrosunun kapsamlı araştırmalarına ve her bir adayla yüz yüze görüşmeye kadar uzanıyor. Editörler, adaylarının güvenilirliğini ve hikâyelerin tutarlılığını ispatlamak için büyük bir uğraş veriyor. Yine de yanılma payı var mı? Evet var, zaten bu tartışmanın çıkış noktası da bu yanılma payları.

Forbes, burada en çok ses getiren listelerden biri olduğu ve bir prestij meselesi haline geldiği için öne çıkıyor; ancak dikkat çekilmesi gereken bir nokta var. Bu isimlerin yer aldıkları tek medya kuruluşu, yazının ilk başlarında da bahsedildiği gibi Forbes değil. Tabii ki, Forbes'un listeyi hazırlarken nasıl bir araştırma yaptığı ve gerekli özenin gösterilip gösterilmediğinin tartışılması gerekir. Belki de bu hikâyelerden sonra listelerin amaçları ve hazırlanış süreçlerini yeniden kurgulamak en sağlıklısı olacaktır. Zira The Guardian yazarlarından Arwa Mahdawi’nin yorumuna katılmamak pek mümkün değil:

“Buradaki sorun elbette Forbes değil. Sorun bize satılan başarı vizyonu ve gençliğin fetişleştirilmesi. “30 Altı 30” sadece bir liste değil, bir zihniyet. Gençlik elinizden kayıp gitmeden önce büyük işler başarma baskısı. Bu baskı, bazı hırslı insanların kestirme yollara sapmasına neden olabiliyor. Aslında kestirme yollar teşvik ediliyor. Ne de olsa Y kuşağı, "Başarana kadar numara yap" denilerek büyüdü, 30 yaşında kurumuş bir ahmak olana kadar şimdi para kazan. Biraz abartırsanız, bu dolandırıcılık değil, aceleciliktir! Ta ki adalet bakanlığı kapınızı çalana kadar.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

📈 Büyük bankalara ilk çeyrek sürprizi

ABD'de faiz artışları ve mevduatlarını kaydıran tasarruf sahipleri, büyük bankaların ilk çeyrek performansında gözle görülür fark yarattı

17 Nis 2023

AKlease ile birlikte
CNN

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Ahmet Çelik

·

07 Eki 2026

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?