

Alternatif Bank’tan: Engelleri kaldırmak tek Alternatif’imiz podcast serisi
Engellerin kalktığı bir dünyada herkesin toplumsal yaşama bağımsız bir şekilde dâhil olabileceğine inanan Alternatif Bank , dönüşüm için gerekli sorumluluğu üstlenerek son dört yıldır “Engelsiz Bankacılık” için var gücüyle çalışmalar…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Bir şirketin kendisini "karbon nötr" ilan etmesi, bir anda iklim sorununun dışında kaldığı anlamına gelir mi? Son yıllarda büyük şirketlerin web sitelerinde sürdürülebilirlik raporları öne çıkıyor; fakat bunların içi ne kadar dolu?
- Her şirketin ait olduğu değer zinciriyle; tedarikçileriyle, müşterileriyle, ortaklarıyla ele alınması gerekiyor. Söz konusu emisyonlar kendilerine ait olmasa da bu senaryodaki risk mülkiyetten değil, bağımlılıktan kaynaklanıyor.
- Bunu kompanse etmek için bazı şirketler ağaç dikiyor; bazıları ağaçların kesilmemesi için ödeme yapıyor. Bazı şirketler daha da ileri giderek günlük yaşamı karbondan arındıran teknolojilere yatırım yapıyor. Bunların hepsini birbirine bağlayan nokta, tüketicilerin –genellikle küçük miktarlarda– para ödeyerek, faaliyetlerinin yarattığı emisyona karşı koydukları iddiası.
- Hatta: Karbon kredilerinin kolay satın alınabilirliği ve ekonomikliği, iklim değişikliğinin aciliyetiyle uyuşmuyor gibi görünüyor. Çoğu şirkete göstermelik katkılarına ek olarak neredeyse bir "kirletme lisansı" sağlayan uygulamalar, vicdanı rahatlatma ve müşteriyi ikna etme ajandasından öteye gidemiyor.
Geçtiğimiz hafta: Avrupa Parlamentosu, üye ülkeler ile yeşil aklama (green-washing) olarak nitelendirilen ve bir şirketin çevresel sorumluluğa sahip olduğu imajını vurgulamak amacıyla yaydığı yanlış bilgiler ve yanıltıcı iddiaları kapsayan ifadelere karşı yaptırımlar uygulayacağını açıkladı.
- Detaylar: Şirketler iddialarının doğruluğunu kanıtlayamazsa, 2026 yılına kadar "iklim dostu" ya da "ekolojik" gibi kapsamlı çevresel iddiaların kullanımının yasaklanması planlanıyor.
Çözüm ne olabilir? Buna bireysel taraftan yaklaşabiliriz, neyse ki şirketler için önemli olan birimler de müşterilerin ta kendisi. Bir karbon dengeleme vaadi veya projesi gerçekten var olsa bile, yanlış gitme potansiyeline sahip. Ne de olsa bugüne dek %53'lük bir sapma tespit edilmiş. Göz göre göre kandırılmamak adına, Verified Carbon Standard, Gold Standard ve Green-e Climate Standard gibi üçüncü taraf sertifikasyon programları tarafından onaylanmış projeler tercih edilebilir.
- Öte yandan: Eleştirilen noktalardan biri dengeleme programlarının genellikle temel sorunu ele almaması. Temiz ulaşım seçeneklerinin eksikliği çoğu şirket ve tüketicinin ayak izlerini hafifletmesini zorlaştırıyor.
- Unutmadan: Net Zero projeleri birçok ülkede karbon emisyonlarını azaltmanın ötesinde, yenilenebilir enerji gelişimini desteklemek ve yerel ekonomileri iyileştirmek gibi ek faydalar sağlamak üzere kurgulanmış durumda. Yani aslında tüm partiler için uzun vadeli bir "kazan-kazan" senaryosuna işaret ediyor.
Bir başka çözüm: Çetele tutmak. Birleşmiş Milletler tarafından bir araya getirilen çevre grupları ve yüzlerce işletme tarafından başlatılan Science Based Targets, dünya çapında yeterli emisyon verisine sahip olduğu 338 büyük şirketin 2015-2019 yılları arasında emisyonlarını toplu olarak %25 oranında azalttığını söyledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bir araştırmaya göre, çalışanların %15'i her hasta olduğunda çalışıyor, küresel chatbot pazar büyüklüğünün 2032'ye kadar yaklaşık 4,9 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
02 Eki 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.



