Çin elektrikli araç yarışında açık ara önde


Vooov dedirtecek bir yıl için %45 hoş geldin faizi VOV Hesap ’ta
Yeni yıl için isteklerimiz sıraya girmeye başladı. Bizim listemizde daha voooov diyeceğimiz bir yıl hayali var.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
BloombergNEF'e göre, bu yıl dünyadaki 14,1 milyon yeni elektrikli araç satışının yaklaşık %60'ını Çin'in yapması bekleniyor. JATO verilerine göre, Çinli tüketiciler 2023'ün ilk yarısında 235 farklı seçenek arasından bir elektrikli araç için ortalama 35 bin dolar ödedi.
- Öte yandan: ABD'de tüketiciler, yalnızca 51 elektrikli araç arasından seçim yaptı ve vergi sonrası yıllık ortalama hane gelirinin 64 bin 240 dolar olduğu ülkede, bir elektrikli araç için ödedikleri meblağ, 70 bin doları aştı.
- Ek bilgi: Elektrikli araçlar bu yıl ABD'deki otomobil satışlarının %9'unu oluştururken, bu oran İrlanda'da %18, İsveç'te %37 ve Norveç'te %82 seviyesinde gerçekleşti.
Çoğu sektörde olduğu gibi, elektrikli araç piyasasında da üst segment tüketicilere iyi hizmet veriliyor. Ancak uygun fiyatlı araç arayan kitlenin seçenekleri hâlâ çok kısıtlı.
Bu neden önemli? Daha fazla insanı elektrikli araçlara yöneltmenin en iyi yolu, bu araçları uygun fiyatlı hâle getirerek talebi artırmak. Dünyanın bazı yerlerinde nispeten uygun fiyatlı elektrikli araçları bulmak daha kolay; fakat bu araçların çoğu Çin'de üretiliyor ve ABD, Çin'de üretilen araçların ithalatını engellemekte kararlı görünüyor.
Karşılaştırma: ABD'nin birbiriyle çelişen iki politika hedefi var. İklim perspektifinden bakıldığında, Çin'in yılda 36 milyona yaklaşan elektrikli araç üretme kapasitesi, yılda sadece 1,2 milyon elektrikli araç üreten Kuzey Amerika'yı gölgede bırakabilir.
- Ancak stratejik bir perspektiften bakıldığında ABD, Çin'den ithalatın yerli üreticileri baltalaması ve gelişmekte olan bir sektöre daha fazla zarar vermesi ihtimalinden hoşnut değil.
Yine de: ABD, elektrikli araçların benimsenmesi açısından aşağı sıralarda kalsa bile yakın zamanda yön değiştirecek gibi görünmüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Çin'in elektrikli araç pazarını domine etmesi ABD'li oyuncular için ne anlama geliyor? Tedarik zincirlerini akıllı hâle getirmeye yönelik yatırımların ne kadar artması bekleniyor?
04 Ara 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ray-Ban ve Oakley gibi popüler markaların çatı şirketi EssilorLuxottica, son dönemlerde ticari performansından çok kurucu ailenin içinde yaşanan iktidar mücadelesiyle gündeme geliyor. Şirket, yönetime duyulan güvensizlik nedeniyle son bir yılda %40’ın üzerinde değer kaybederken yatırımcılar, aile içindeki anlaşmazlıkların akıllı gözlük pazarının da büyüdüğü bir dönemde EssilorLuxottica'nın geleceğini nasıl etkileyeceğini sorguluyor.

Ekim ayında düzenlenen SAP Executive Summit Türkiye’de, “Kazanmanın Anatomisi” başlıklı oturumda Formula 1’in iki efsane pilotu David Coulthard ve Mika Häkkinen konuşmacıydı. Coulthard ve Häkkinen’i dinlemek, yarışları takip ederken düşündürdükleri bazı konuları iş dünyası açısından yeniden değerlendirmemize vesile oldu. Özellikle de teknolojiye yapılan yatırımlarla insanın gelişimine ayrılan emek arasındaki ilişkiyi…

Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.



