Abbasağa Parkı'na selamlarla

Bu sayıda park ve kamusal alanlarla ilgili okuyacağınız yazılar, aklıma Abbasağa Parkı'nı getirdi. İzninizle, şimdi bu nefis yeşil alanı selamlıyorum.
Abbasağa Parkı'na selamlarla

QNB Finansbank #n
QNB Finansbank ile birlikte

Bankacılık işlemleri Q-Finansal Zeka ile daha kolay

Pandemi tekstilden mobilyaya, gıdadan ev ürünlerine başta perakende olmak üzere birçok sektörün dijitalleşme süreçlerini hızlandırdı. Bazı araştırmalar, pandemi döneminde markaların dijital yatırımlarının ortalama üç kat büyüdüğünü…

Daha fazlasını öğren →

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Bu sayıda 2020’nin parklar ve yeşil alan kültürü açısından ne kadar önemli olduğuna dair bir yazı okuyacaksınız Irmak’ın kaleminden. Benim mahalleli için önemli olduğunu hissettiğim ve düşününce aklıma gelen ilk yerlerden biri ise Abbasağa Parkı. IV. Mehmet döneminde Topkapı Sarayı’nda Kızlar Ağası olarak görev yapan Abbas Ağa’nın, o dönemde yaptırdığı iki cami, iki hamam, bir okul, 14 çeşme; adının hayırsever olarak anılmasını sağlıyor. Yaptırdıklarıyla fâni hayatın çok ötesine geçen ismi, zamanla dönüşüme uğrayan kamusal alanlarıyla Beşiktaş’ın merkezindeki ihtiyaçlara cevap veriyor. 

Mezarlıktan parka: Mahallelinin gözdesi park, eski Abbasağa Mezarlığı’nın üzerine kuruluyor. Gezi Parkı’nın, Tepebaşı’ndaki bahçenin yapımının da dâhil olduğu, birçok mahalleye parkların ve konservatuvar gibi farklı kültürel donatıların eklendiği 1939-1941 yılları arasında, 200 kabre akrabaları tarafından sahip çıkılıyor ve orada yatanların edebi istinatgâhı değiştiriliyor; bunların haricindeki kabirlerdeki kemikler ise kutulara dolduruluyor, mezar taşları da kireçhaneye gönderiliyor. Buraya bir not bırakalım: ismini mahallesinden alan, hizmetini evvela mahalleliye vermesi amaçlanan park, sınırlarına bakıldığında yanındaki mahalleye bağlı, Abbasağa’ya değil. Ama bir kamusal alan orada yaşayanların dediği ve hissettiği şekilde anılır. 

Son gelişmeler: Parkı selamlamışken son gelişmelerden bahsetmemek de olmaz. Geçen ay yer alan bir haberde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Emirgân Korusu ve Abbasağa Parkı için sit alanı tanımının değiştirildiği belirtildi. Buna göre “1. Derece Doğal Sit” alanı olarak tanımlanan park, “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak değiştirildi. Peki, bu ne demek? Bu, değişiklikle beraber çeşitli imar izinlerinin verilebileceğini gösteriyor. Sadece büfe veya tuvalet değil, enerji nakil hattı, trafo, şalt sahası, iletişim hattı, ulaşım hattı, açık otopark, teleferik gibi yapılara da müsaade ediliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul
∙

BÜLTEN SAYISI

🌳 %2,2'lik nefes alanı

Şehirde tarımın son kalesi kent bostanları, %2,2'lik nefes alanları, şehrin kirli suları.

27 Ara 2020

QNB Finansbank ile birlikte
🌳 %2,2'lik nefes alanı

YAZARLAR

Ege Dikencik

1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları

Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Vartan Estukyan

·

16 Eki 2026

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları
Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Vartan Estukyan

·

04 Eki 2026

Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?
Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

Deniz Kaynak

·

09 Ağu 2026

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri
İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?