
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
"Her savaştan bir yara." Bu söz, Türkiye'de bir kuşağın hayatında yer etmişti. Bu kuşak Balkan Harbi, Birinci Dünya Savaşı ve en nihayetinde de Kurtuluş Savaşı'nı gören bir jenerasyondu. Cumhuriyeti kuran bu kuşağın oluşturduğu veya takipçisi olduğu popüler kültürün hikâyesini anlatan kitap da ilhamını Yanık Ömer türküsünün girişindeki bu cümleden alıyor. 100. Yılında Cumhuriyet'in Popüler Kültür Haritası: Her Savaştan Bir Yara, Derya Bengi ve Erdir Zat'ın kapsamlı araştırmasının ilk cildi olarak Yapı Kredi Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Raftan, bu özel çalışmayı öne çıkarırken bir döneme damgasını vuran Safiye Ayla'nın şarkılarını iftiharla tavsiye eder.
Tarihi, savaş meydanları ve diplomasi masalarının ötesine taşıyan çalışmalar son dönemde sevindirici biçimde artış gösteriyor. Derya Bengi'nin 2016 yılında yayımlamaya başladığı Şimdiki Zaman Beledir serisi kapsamında 1950'lerden 1980'lere uzanan ve Türkiye'nin dört 10 yıllık zaman diliminin müzikal yolculuğunu ayrıntılı bir biçimde dört ayrı ciltte incelediği çalışması, büyük beğeni toplamış, kısa sürede de baskıları tükenmişti. Titiz araştırmalarıyla dikkat çeken yazar, bu kez bir başka seriye Erdir Zat ile birlikte imza atmaya başladı. 100 Yılında Cumhuriyet'in Popüler Kültür Haritası üst başlığını taşıyan serinin 1923-1950 yılları arasını kapsayan cildi Her Savaştan Bir Yara başlığıyla raflardaki yerini aldı.
A’dan Z’ye popüler kültür tarihi: Tamamı üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabında Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk döneminin olay ve olguları A'dan Z'ye 250 başlıkla gazete ve dergi arşivlerinin ışığında edebiyat, müzik ve sinema ve spor gibi farklı alanlardan derlenerek ele alınıyor. Cumhuriyetin ilanından Demokrat Parti iktidarının başladığı 1950 yılına kadarki döneme odaklanan bu ilk ciltte döneme damgasını vurmuş popüler kültür hadiseleri ayrıntılı bir biçimde ele alınıyor.
Yazının girişinde de referans verdiğim ve Safiye Ayla ile özdeşleşen Yanık Ömer türküsünün esin kaynağı olduğu kitap, dönemin gündem hâline gelen ve popüler kültüre mal olan gelişmelerini devrin gazete ve dergilerindeki yansımaları ışığında okura sunuyor.
Yeni bir yaşam ve eğlence tarzının teşvik edildiği bu dönemde İstanbul’un Adalar gibi hem eğlence hem de özellikle yaz aylarında önemli bir tatil rotasında yaşananların yanı sıra; caz ve diğer müzik türlerine duyulan ilgi, başkent Ankara’da ses getiren Kömür Sergisi, çok konuşulan artist izdivaçları, ülke genelinde başlatılan heykel seferberliği gibi başlıklar kitapta dikkat çeken maddelerden sadece birkaçı.
Bir Cumhuriyet başyapıtı Lüküs Hayat: Kitapta büyük şöhrete sahip Hacı Bekir Lokumları, ipek çorap savaşları ve Türkiye'deki ilk kadın oyuncu Bedia Muvahhit’in siyah beyaz karelerde yer aldığı Cemal Reşit Rey’in yazdığı Lüküs Hayat opereti, kitabın zengin görsel arşivinin dikkat çekici kısımları arasında yer alıyor. Öyle ki döneme ait çok sayıda dergi ve gazete sayfalarının yanı sıra afişler ve Gökhan Akçura’nın önemli arşivinde bulunan nadir fotoğraflar kitabı görsel açıdan da oldukça doyurucu bir noktaya taşıyor.
Dönemin ünlü markalarının Türkiye’de yayımlanan reklamları, kültür etkinliklerine ait afişler ve fotoğraflar peşi sıra büyük yaralar açan savaşlardan sonra hayata yeniden tutunmaya çalışan bir milletin gündelik hayatına dair dikkat çekici ipuçları veriyor. Dolayısıyla bu kitap, tarih ve popüler kültür meraklılarının yanı sıra dönemin hâletiruhiyesine göz atmak isteyenler için önemli bir kaynak. Ansiklopedi okumayı çok seven biri olarak bir haftadır elimde olan kitabın pek çok maddesini defalarca okudum. Şimdiden yakın gelecekte raflarda yerini alması muhtemel ikinci ve üçüncü ciltleri de merakla bekliyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İçindekiler: Hikâye anlatmanın gücü, telif savaşları, bir avangart pop yalnızlığı, 2021 sergileri, popüler kültür haritası, Öykü Sözlüğü'nde (L), Bina'da Islandman.
22 Oca 2021

YAZARLAR

İhsan Dindar
Kitap yazarı @ Duende

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.




