🌫️ Albüm incelemesi: King Krule, Space Heavy

King Krule'un son albümü Space Heavy, tanıdık bir kaleydoskop deneyimi. Neden mi?
🌫️ Albüm incelemesi: King Krule, Space Heavy

16 Haziran - The Irish Spirit - Duende
The Irish Spirit ile birlikte

İrlanda müzik sahnesine The Irish Spirit’le yakın bakış

Özgürlüğe, yaşamdan zevk almaya ve içtenliğe önem veren İrlanda kültürünün tınılarına sahip, Kuzey Avrupa’dan yükselen müzik sahnesine kulak veriyor, İrlanda ruhunu dünyanın her noktasına taşıyan müzik gruplarını The Irish Spirit ’le…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: King Krule - Space Heavy

Süre: 44 dakika

Plak şirketi: XL Records

Yayın tarihi: 9 Haziran 2023

Krule'un çok boyutlu uzay-zamanı

Doğum adıyla Archy Marshall, sahne adlarıyla King Krule ve Edgar the Beatmaker, 2010'lu yılların başıyla atıldığı müzik kariyeriyle eşsiz üretimlerden müteşekkil bir kataloğun sahibi oldu. 2013'te yayımlanan 6 Feet Beneath the Moon'la başlayarak benzersiz bariton vokallerini janrlararası bir oyunculuğa teslim eden müzisyen; günümüzün hibrit müzikal pratiklerinin istisnai örneklerinden bazılarını vermeye de devam etti. Onun The Lounge Lizards'tan J Dilla'ya, Foals'tan Josef K'ye ve birbirinden ayrılan nice isimle genişleyen ilham havuzu; Marshall'ın "kıyma makinesi" diye tabir ettiği zihninin filtresinden geçti. Aşağı yukarı 10 yıllık müzisyen geçmişinde ona atfedilen orijinalliğin altını dolduran çalışmaları; onu çok katmanlı bir sanatçı olarak etiketlenemez bir yaratıcı hâline getirdi.

Bir taraftan doğum adıyla yayımladığı A New Place 2 Drown'dan (2015) Edgar the Beatmaker olarak çıkardığı Darkest Shades of Blue'ya (2013) abstract hip-hop'la dirsek temasına giren; öte yandan Mount Kimbie düetleriyle indietronica'nın minimalist atmosferikliğine uzanan Archy, King Krule olarak tüm bu yan projelerinin ipuçlarını ve ötesini buluşturan bir yaratıcı izleği sürdürdü. 

Post-punk'ın, jazz-rock'ın, sisli ve uçucu bir prodüksiyon çatısı altında boğuk boğuk yankılanan gitar baladlarının, hiptonik elektroniklerin ve dahasının bir araya geldiği King Krule müziği The Ooz'da (2017) kristalize oldu. 3 yıl sonra gelen Man Alive! ise; The Ooz'un esnek, uyuşuk ve ağır aksak ilerleyen akışının psikedelik ses kalitesini yüksek atımlı bir "Krule rock 'n roll'una" değişti. Marshall'ın bir film müziği olarak kurguladığı; izbe yerlerin, karanlık köşelerin, engin alanların yalnızlığında Man Alive!'dan şarkıları tek gitarıyla yorumladığı Hey World! ise 2023'ün başında bir kısaçalar olarak dünyayla buluştu. 

Archy Marshall'ın tüm bu yaratımları, geniş ve sıra dışı bir müzikal kaynaktan çeşitli yaratıcı ve yapımcı araçları kullanıma sokarak kendine özgü bir müzik kütüphanesi oluşturduğunun işaretleri. The Ooz Man Alive'a, 6 Feet Beneath the Moon'dan Hey World!'e; King Krule'un müzik evreninde tomurcuklanan her iş birbirinden aşikârca farklı belki. Ancak bu üretimlerin her birinin odağına yerleşen ses motifleri de tartışmasız bir şekilde Marshall damgalı.  

King Krule, Space Heavy

Ağır zamanlar, ağır mekânlar: Space Heavy

Space Heavy'in kapağı, teşrif etmek üzere olduğumuz terkedilmiş bir diyarın nişanesi. Öte taraftan, Archy'nin kardeşi J.G. Marshall'ın elinden çıkma bu tasarım; yalnızca uzunçaların müzikal kasvetliliğini, tüketilemeycek alanlarda avare avare dolaşan seslerini ve apokaliptik sinemasallığını temsil eden bir görsel değil. Aynı zamanda zihninin ve iç dünyasının metrukluğundan seslenen, ruhunun karanlık diplerinde mekik dokuyan bir araç. Öyle ki depresif bir ses örtüsünü müzikal kalitesinin alametifarikası yapmış Archy'nin kırılgan ve işkenceli psikolojisini açık edecek kadar.

Albüm, King Krule külliyatını sarıp sarmalayan; izole, yalnız ve tekinsiz mekânlar tahayyül ettiren buharlı, flu ve perdeli bir prodüksiyonun tüm ağırlığını şarkılarının üzerine çökerten bir derleme. Archy Marshall ve Dilip Harris yapımcılığında kurulan bu prodüksiyon dokusu; fani gözlerin algılayamacağı, içinde bulunduğumuz gerçekliğin ötesinde konumlanan ve introspektif bir paralel evrenin ayyuka çıktığı bir King Krule fenomeni. Space Heavy'in "ağırı" fiziksel bir mefhum değil. Aksine, Marshall'ın çalkantalı kişiselliğinin soyut bir kütlesi; belki şekilsiz ve ölçülemez, ancak yine de yoğunluğuyla hayli nüfuz edici: 

Nakarat
"...My eyes were popping out of sockets
Onto empty chests

Köprü
It's been holding the weight of the world..."

Filmsier, King Krule

Space Heavy, taze bir eş ve baba olan; bir zamanlar Zoo Kid olarak anılan parıltılı bir çocuğun yetişkinlik ahvalinin yansımaları olarak görünebilir ilk bakışta. Ancak albümün bir sevgiliye ya da sevgililere; Archy'nin küçük kızına dair notlar olarak yorumlanan metinlerini bir şemsiye başlıkta toparlamak da çok güç. Zira Marshall'ın şarkı sözleri, onun yaşanmışlıklarına ışık tutan güncelerden çok; iç dünyasının kaotik ve türbülanslı doğasında ilişkilere, aidiyetlere ve "ötekilerle" kurulan yakınlıklara dair varoluş sancılı gözlemler olarak yorumlanmaya daha çok açık:

Dize 1
And if I die

A-don't search for me

The gates are, the gates are

Are yet to open

And you were by my side through thick and thin

And if I die, and if I die, and if I die

Just throw me in the trash...

Empty Stomach Space Cadet, King Krule

Cızırtılı, çiziktirilmiş, yavaş ve bulutlu

Archy Marshall'ın lo-fi ses manzaralarıyla olan yakınlığı; kusurlu olana yakınlığı kariyerinin yalnızca yakın geçmişini tanımlayan bir hakikat değil. Marshall'ın tüm müzik kütüphanesi, zom bir kafanın tehditkâr olmayan agresiflikleri ve onun kederli çığlıkları arasında yolunu bulmaya çalışan yarım, kesikli ve kısa ömürlü bir sesler dizgesi. Krule'un müziğini sık sık ayakları yerden kesen bir deneyime dönüştüren de kaygan bir zeminde sağlam sakarlık hissini teneffüs ettiren de bu seslere epey içkin. Ve Space Heavy de bu atmosferden azade değil. 

Diğer yandan Space Heavy, artık Archy'nin alametifarikası hâline gelmiş müzikal kimliğinin yukarıda bahsettiğim ses parçalarını dingin bir görkemlilik ve yeni kombinasyonlarla buluşturan bir çalışma. Filmsier'dan If Only It Was Warmth şarkısına, 4/4'lük hi-hat ritimleri eşliğinde albüme hâkimiyet kuran I Could Live in Hope'dan fırlama slowcore narinliği; King Krule'un müziğinin temposunu sıfır noktasına yaklaştırdığı Hey World'ün bir uzantısı gibi. Öte taraftan, albümden Marshall'ın gırtlaktan kazına kazına sarsıcı yüksekliklere çıkan çığlıkları, bir ev garajında demode kasetlere kaydedilmiş hissi veren "çiziktirilmiş" gitarları ve Ignacio Salvadores'in delişmen saksafon salvolarının kreşendoları; King Krule'nun nevişahsına münhasır rock 'n roll'uyla spiritüel bir free jazz arasında salınan müziğinin (6 Feet Beneath the Moon'dan Man Alive!'a) tanıdık metodları.

Tüm bunlar; Space Heavy'i Marshall'ın yakın, orta ve uzak geçmişindeki müzikal duraklarının buluştuğu ve onun küçük ama derin kataloğunun farklı köşelerini ziyaret eden bir kaleydoskop deneyimine dönüştürdü. Onun doldurulamayacak boşluklarla enginleşen varoluşsal buhranlarının taze notları, niceliklendirilemeyen bir ağırlığın altında ezilen bir zihnin çileli anlatısını kurdu.   

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🛹 Tash Sultana'yla hoşbeş, bir ABBA müzikali Mamma Mia!

Tash Sultana'yla İstanbul konseri öncesi bir hoşbeş, bir ABBA müzikali Mamma Mia! ve King Krule'un son albümü Space Heavy.

16 Haz 2023

The Irish Spirit ile birlikte
Fotoğraf: Ian Laidlaw / NME

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar